‘Bir Sokak Hikayesi’ altbaşlıklı “Kral”, daha çok “Görme Biçimleri” kitabıyla bilinen ünlü İngiliz sanat eleştirmeni John Berger’in kaleminden süzülen uzunca bir hikaye denemesi aslen. Kitap, evsizlerle dolu bir arsada yaşayan, aynı zamanda oranın bekçiliğini de yapan Kral adındaki köpeğin, bir gün boyunca yaşadıklarının kurgulanması ile oluşturulmuş.

“Kaç Para Kaç”ta, orta-altı sınıftan bir esnafın hayatına giren yüklü bir para ile algıların nasıl paramparça olduğu, çevrenin nasıl birdenbire değiştiği üzerine giden Erdem; “Korkuyorum Anne”de gerçeküstü yahut büyülü gerçekliğe yakın bir karakter ve mahalleyi resmetmişti.

Majid Majidi, sanıyorum ki, dünyada emekçi sınıfın sorunlarını merkezine alan –yoksa fakirin geçinme derdi mi demeliyiz?- bir sinema dili oluşturup, görselini provakatif ya da alışılmış toplumcu gerçekçi sinema kalıplarının içinde kullanmayan yönetmenlerin en ön gelenlerinden.

Federico Garcia Lorca ve böcekbilimine meraklı, boksör adayı, sonradan sürreal sinemanın en büyük yönetmeni olacak olan Luis Buňuel’in içinde bulunduğu arkadaş grubuna yeni bir isim eklenir. Bu deli-dahi ressam Salvador Dali’den ta kendisidir. “Little Ashes” (“Küçük Küller”)

Paul Verlaine ve Arthur Rimbaud’un mektupları/ şiirlerinden yola çıkılarak, Christopher Hampton tarafından kaleme alınan senaryodan, Agnieszka Holland eliyle beyazperdeye aktarılan “Total Eclipse”, bu iki şair arasında başlayan, Paris’ten İngiltere’ye oradan da Brüksel-Belçika’ya uzanan, hayli şiddetli eşcinsel ilişki çerçevesinde şekilleniyor genel olarak.

Lars Von Trier, en son 2006 yapımı “Emret Patronum”la (“Direktøren for det hele”) seyirci karşısına çıkmış, çizgisinden pek ödün vermese de genel olarak takındığı provakatif, sert tavırdan hayli uzak bir portre çizmişti. Yönetmenin yaklaşık dört yıl aradan sonra gelen, ilkin Cannes’te gösterilen “Antichrist”i için ise aynı şeyleri söylemek mümkün değil

“Toza Sor”un eksen karakteri Arturo Bandini, izbe bir pansiyonda yaşayan, annesinin gönderdiği paraları çarçur eden ayyaş bir yazar müsveddesi, her gece arka sokaklarını arşınlıyor ‘Melekler Şehri’nin.
Ad