Bana Onun Portre-sini Getirin

Tanımadan geçmiyoruz, beyler!

James Cameron 1977’de sinemalarda boy gösteren Star Wars’ı gelecek vadeden bir sinema adamı olarak değil, ekmeğini pekçok işin yanı sıra kamyon şoförlüğünden kazanan bir adam olarak izliyordu.

Ronie James Dio, müzik hayatının ilk yıllarında tarzını belirlemiş, hayatın karanlık yüzünü de şarkılarına yansıtmayı seçmiş ve bu yolda bir mafya babası olan John Dioguardi'den ismini almış ve bu isimle efsaneleşmiştir.

Tony Curtis Türkiye'de çevirdiği; orijinal adı "You Can't Win'Em All" (Hepsini Birden Kazanamazsın) filmi dolayısıyla 1969 yılında Türkiye'ye gelmişti.

Kung Fu’nun bir dalı olan Wing Chun stilinde dünyanın en yetkin isimlerinden biri olduktan sonra, Jeet Kune Do adını verdiği yepyeni ve son derece bilimsel bir stil yaratan Bruce Lee, yine de tatmin olmamış araştırmalarını sürdürmüştü.

Serdar Akar’ın yönettiği ve Nejat İşler’in başrolde iyi bir performans ortaya koyduğu Barda filmi şiddetin içimizde patlamaya hazır bir şekilde beklediğini anlatan bir filmdi. Ne kadar uygar, ne kadar sağduyulu olsak da zaman zaman bizi öyle kızdıran kişiler ve olaylarla karşılaşıyoruz ki, içimizden yükselen ilkel şiddet çağrısı, bize şiddetin kötü olduğunu bağıran bilincimizin sesini bastırır gibi oluyor. Nejat İşler kendini böyle iki arada bir derede bulduğunda ne yapıyor?

Fıkra gibi. Bir komşuları vefat edince hanımı İlyas Salman’a, “yürü kalk cenazesine gidelim,” demiş. “Yok,” demiş Salman, “Dirisini sevmezdim, ölüsünü mü seveceğim.” Hanımı ısrar etmiş, gitmişler. Cenaze namazında hoca sormuş “merhumu nasıl bilirdiniz” diye. Herkes adet olduğu üzere “iyi bilirdik” derken, Salman bağırmış: “kötü bilirdik!”

Hep mutsuz ve huzursuzdu Cem Erman. Ortak tanıdığımız bir sinemacı arkadaşı “çilekeş” demişti Cem Erman için. “Yeşilçam'ın çilekeşlerinden”. Asıl adı Süleyman Faik Durgun.

Alain Delon’un 10 filmi uygu denebilecek bir fitatla ve iki box-set halinde satışa sunuldu. Biz de bu kampanyaya kendimizce katkıda bulunalım istedik. Ve yakışıklı aktörün filmleri Kanal D’dense, hadi kirli çamaşırları da bizden olsun dedik

Değeri sonradan anlaşılmış bir sinema dehası olan Buster Keaton’ın filmleri bizi sinemanın siyah beyaz ve sessiz yıllarına götüren bir biletse, onun aslında çok şey ifade eden ifadesiz yüzü de o biletin üstüne vurulan damgadır. Saga Collection’dan çıkan boxset bu yolculuğa çıkmanızı mümkün kılacak böylesi üç bilet içeriyor: General, Bill’in Buharlı Gemisi, Üniversite.

İzmir’de Grup Laçin elemanlarıyla tanıştı, gruba katıldı. İzmir mekanlarında ünlüdürler ama Bekar Gezelim albümüyle tüm Türkiye’de tanınırlar. Sonra zamanında sınavını geçemediği İTÜ Devlet Türk Müziği Konservatuarı’ye geçiş yaptı. Serkan Çağrı bir sonraki atılımı Mercan Dede ile çıktığı turne oldu.

Selvi Boylum Al Yazmalım geliyor. Kırık bir aşk hikayesi olarak anılsa da, aslında trajedinin kıyısından dönen Asya’nın hikayesidir film. Bugün Atıf Yılmaz denince bir Nazlı Eray fantezisini andıran Ah Belinda geliyor akla, yani Serap’ın hikayesi. Liste, Duygu Asena’nın feminist manifestosu kıvamındaki kitabından uyarlanan Kadının Adı Yok’un Işık’ıyla; bir kasaba buhranını resmeden Mine’nin Mine’siyle; Adı Vasfiye’nin Vasfiye’siyle, Asiye Nasıl Kurtulur’un Asiye’siyle: Dul Bir Kadın’ın Suna’sıyla; Bir Yudum Sevgi’nin Aygül’ü; Eğreti Gelin’in Emine’si ya da Berdel’in Hanım’ı ile uzatılabilir.
Ad