Bana Onun Portre-sini Getirin

Tanımadan geçmiyoruz, beyler!

Erkan Can ismi bir markaysa eğer, o markanın “yetenek” ile birlikte en öne çıkan özelliği “güvenirlilik” olsa gerek. İyi adam kadar kötü adam rollerine çıkan bir aktörün halkın gözünde böyle bir mertebeye ulaşması ilginç. (Ey, iyi oyunculuk, sen nelere kâdirsin.) Bu işin sırrını çözecek bir matematik ne yazık ki yok. Olsa da zaten bizim matematiğimiz zayıf. Onun için çözüme iyi bildiğimiz yöntemle gitmeye karar verdik Erkan Can’la. O anlatacak, ben dinleyeceğim…

Tarık Akan’ın, Ediz Hun’un, Hülya Koçyiğit’in, Necla Nazır’ın, Oya Aydoğan’ın, Selda Alkor’un, Tamer Yiğit’in, Süleyman Turan’ın, Gülşen Bubikoğlu’nun, Ajda Pekkan’nın… Bu isimler ilk kez Ses dergisinin açtığı yarışmalarla kamuoyunun karşısına çıktılar. Kimisi Sinema Artisti Yarışması’nın, kimisi Kapak Yıldızı Yarışması’nın birincisi olmuştu.

Bette Davis; yalnız oyunculuk performansıyla değil, mücadeleci kişiliği ve kariyerinin en zor zamanlarında aldığı kararlarla da Hollywood’un kadına öngördüğü “malum sonu” tersyüz eden ender oyunculardan biri olarak tarihe geçmişti.

John Carpenter bugün sinema tarihinin en çok taklit edilen, en çok ilham alınan, en çok gönderme yapılan yönetmenlerinden biri.

Ertekin Akpınar imzalı 10 Yönetmen ve Türk Sineması adlı kitapta yer alan bu röportaj 8 Eylül 2004 tarihinde Mine Film'de yapılmıştır.

Tarihi okumak hem keyiflidir hem de öğretici. Ama yazılı tarih kimi zaman yazanından ya da yazdıranından ötürü yanıltıcı da olabilir. O yüzden en doğrusu değişik kaynaklardan okumaktır tarihi. Ve ardından kendi akıl fikrimizi süzgeç gibi kullanmak. Levon Panos Dabağyan’ın kitapları değişik kaynakların başında geliyor.

Ertekin Akpınar imzalı 10 Yönetmen ve Türk Sineması adlı kitapta yer alan bu röportaj 8 Eylül 2004 tarihinde Mine Film’de yapılmıştır.

Allah vergisi komikliğinin semeresini nihayet görür ve 1957’de Korsan’la sinemaya merhaba der Suphi Kaner. Çok geçmeden halkın sevgilisi olur. 3 yıla ancak 10 film sığdırmışken, 1960’a 17, 1961’e 26, 1962’ye ise 27 film sığdırır.

Martin Scorsese’nin yönettiği film 4 dalda Oscar’a aday gösterilmiş ve Cannes’da Altın Palmiye’nin sahibi olmuştu. Robert De Niro’nun sinema tarihinin en unutulmaz karakterlerinden biri olan Travis Bickle’ı yarattığı filmi seyretmeyenler bile onu ayna karşısında tekrarladığı cümleye aşinadır: “Are you talking to me?”

Ayten Alpman başrol olmasa da iki de filmde oynamıştı. Atıf Yılmaz’ın yönettiği 1953 tarihli Aşk Izdırabtır ve Temel Gürsu’nun yönettiği 1974 tarihli Tek Başına’dır bu filmler.

Bent Hamer’ın ilk filmi 39 yaşında çektiği Eggs (Yumurtalar) oldu. Aynı hayatları boyunca evde yaşamış iki yaşlı kardeşin mizah mayınlarıyla döşenmiş olsa da son derece gerçekçi hikayesini her yaştan izleyicinin yüreğine dokunacak şekilde anlatıyordu.
Ad