Tersninja.com

Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.

Bir Derdim Var’ Kategorisi Arşivi


Fikir özgürlüğüne önem veririm. Herkesin de önem vermesi ve “düşünceye saygı” adabınca hareket etmesi gerektiğine inanırım. Ama kapitalist anlayışın tüm ideolojileri, tüm inanç sistemlerini, hatta bir zamanlar gerçekten salt iyilikle özdeşleşen tüm insani değerleri ve eylemleri tüketilecek ve üstünden kazanç elde edilecek metâlar haline getirdiği bir dünyada yaşıyoruz artık. Bu dünyada hiçbir şey göründüğü gibi değil. Her şeyin en az iki yüzü var. Sistem olaylardan eylemlere, kişilerden kurumlara, iyilikten kötülüğe her şeyi öğütecek ya da manipule edecek güçte. Misal bu dünyada, terör artık yalnızca teröristlere değil, teröristlerin uğruna savaştıklarına inandıkları şeyleri temsil edenlere de hizmet edebiliyor. Çünkü zaman içinde sistem bu terörden nemalanan, giderek büyüyüp güçlenen bir klik yaratmayı başarıyor karşı tarafta da. Yaşayan, öğrenen bir sitem bu. Ardından uğruna savaşılan şey amaç olmaktan çıkıp araca düşüyor.  Aslında bunların konumuzla ilgisi yok. Konu SİYAD yazarları arasında, kapalı kapılar ardında denebilecek bir ortamda ateşlice tartışılan son Ömür Gedik vukuatı.

(daha fazla…)


Sibel Arna‘dan bayrağı devralan Ömür Gedik gündemi belirledi. Hoş, Ömür Gedik ve majör gazetelerin ikinci sayfa köşe-güzelleri her daim Ters Ninja’nın gündemindedir zaten. Bilginin, kültürün magazinleştirilmesi sürecine hizmet ederek, parayı her türlü değerin, kalitenin ve sorumluluğun önüne koyduğunu açık eden bir medyanın dayatması olan sevişgen yazarların hepsine savaş açmıştır bu blog. Keza dayısının, amcasının, sevgilisinin torpiliyle ya da cemaatinin öyle uygun görmesiyle köşe ve mevki kazananlara da… Düzen böyle olmamalıdır ve bu düzene topyekün hayır demezseniz, bir iki tanesinin dün, bugün, yarın yazdığı bir şeyi eleştirerek bir sonuç elde edemezsiniz. Sözün gelişi “sonuç” tabi. Yoksa bizimkisi zaferin mümkün olmadığı bir mücadele. Ama Palpatine’den önce Cumhuriyet Senatosu’nun şansölyesi Finis Valorum’un dediği gibi (bknz. Star Wars / Klon Savaşları Cilt 5): Bazı savaşlar onu kazanabileceğine inansan da inanmasan da yapılmalıdır.

(daha fazla…)

cep telefonutersninja

Kimisi “kriz var” diyor, kimisi “yok”… Bunlardan daha beter olan ise bu iki çatışan görüşü ortaya koyanların ağzına bakan gafiller. Ki bu gafiller artık öyle “kendi başına düşünemez, fikir üretemez,  algılayamaz” hale gelmişler ki yakında tuvaletleri gelmiş mi gelmemiş mi ona bile karar verebilmek için kendilerine sufle verecek birilerini aramaya başlayacaklar.

- Benim tuvaletim gelmiş. Senin?

- Benim ki gelmemiş herhalde. Bir şey demedi daha kanaat önderimiz!

(daha fazla…)

Geçen pazar günü Milliyet Gazetesi’nin Cadde ilavesine bakarken karşılaştığım bir ‘bilgilendirici’ paragraf üzerine, öncelikle, ‘gülmekle ağlamak arasında kalakalmış’ yepyeni bir halet-i ruhiye sahibi oldum; hemen akabinde de bizim Landlord geldi aklıma. Zaten hiç aklımdan çıkmayan kendisinin oradaki yerini iyice sağlamlaştıran bu husus, gazetedeki o yazının, Landlord’un: “İşte hırsızlığın vesikası! Hırsız da pek tanıdık: Hürriyet gazetesi” başlıklı bombasını hatırlatmasıydı.. Hani sevgili patronumuz, Hürriyet Keyif ekinin, kendi kitap tanıtım yazısını nasıl keyfince hortumladığını haber etmişti bize..

(daha fazla…)

Düzenli olarak takip ettiğim bir gazete olmadığını temcit pilavı gibi tekrar edip duruyorum. Benim değil, onların ayıbı. Düzenli takip edilecek bir gazete yaptılar da biz mi düzenli okumadık? Yine de haftasonları elimden geldiğince çok gazeteyi taramaya çalışıyorum. Kızıp öfkelenmekten başka bir işe yaramıyor ya neyse, yazı konusu çıkıyor işte. Beni eğlendiren ise gazetelerin ve kalemşörlerin safını belli etmek için aynı olaya getirdikleri farklı yaklaşımlar ya da aynı olaydan çıkardıkları farklı sonuçlar. Türkiye’deki herhangi bir olay/haber hakkında sağlıklı bir fikir sahibi olmak istiyorsanız, tek yapmanız gereken o olayı/haberi yalnızca bir tek gazeteden okumamak. Karşıt ya da farklı görüşlü birkaç gazetenin sübjektif yorumlarından süzerek edineceğiniz fikir, inanın, tamamen objektif biçimde yapılmış bir haberden edineceğinizden daha sağlıklı, objektif ve doyurucu oluyor. Bakın, yine lafa daldık, yazının sadedini ihmal ettik. Efendim, bu hafta sinirlerimi yerinden oynatan gazete Yeni Şafak oldu. Hem de bir sinema yazısıydı söz konusu olan…

(daha fazla…)

18 Nisan’da CNBC-e kanalında başlayacak olan “The Pacific” isimli 10 bölümlük mini dizi ile ilgili bir yazı yazmayı düşünürken, gazetede gördüğüm bir haber yüzünden şaşkına döndüm. Tom Hanks ve Steven Spielberg’in yapımcılığını yaptıkları, 2. Dünya Savaşı’nın Pasifik Cephesi’ni anlatan dizinin 3. bölümünde, habere göre şöyle bir sahne geçiyormuş: Bir Amerikan askeri ile Rum bir kadın arasında geçen diyalogda, “İzmir Yunan şehridir. Türkler şehri istila etti, yaktı” şeklinde bir cümle geçiyormuş. CNBC-e yetkilileri Türkleri rencide edecek ve tarihi gerçekleri çarpıtan bu diyaloğu, yapımcı şirkete şikayet etmişler. Dizinin geri kalan bölümüyle alakası olmadığını düşündükleri için de, yayınlarken o diyaloğu çıkartmaya karar vermişler.

(daha fazla…)


O kadar yüce görüyorlar ki kendilerini her şeyi yapmaya hakları var zannediyorlar. O kadar yüce görüyorlar ki kendilerini kendilerinden başka herkesi enayi sanıyorlar. Aşağıda Hürriyet Keyif ekinin Ters Ninja’yı nasıl hortumladığının ispatını bulacaksınız…

(daha fazla…)

Şiir yazmak geldi içimden….

Tahir efendi bana kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir,
Maliki mezhebim benim zira,
İtikadımca kelp tahirdir.

Nef’i

Mailler alıyorum. Çok az yazı yazıyorsunuz, diyorlar. Doğrudur. Yazdırmak, yazmaktan daha mutlu ediyor çünkü beni. Dergicilik, yayıncılık dürtüleri daha ağır basıyor demek. Oysa ben de daha çok yazmak istiyorum. “Uçan Adam Sabri Bey”in kalkış öncesi yaptığı gibi hırıltılı bir sesi takiben “Allah” ya da “Bana bir haller oluyor” diye haykırıp yazmaya koyulmak istiyorum.

(daha fazla…)

İşini kaybetmeyi bile göze alamayan gazetecilerin ülkesinde “O” ölümü göze aldı. Bugünkülerin çoğu gibi statüsünü, konforunu, lüksünü değil; vatanını, milletini düşündü. Nasıl seviştiğini, evindeki belli-zümre partilerini, nerde yediğini içtiğini sıçtığını yazanların bugünün gazetelerinde ikinci sayfa kralları,  kraliçeleri olduğu bu ülkede “O” yanızca doğru bildiğini yazdı, bu ülkeyi biraz daha iyi yapmak için didindi durdu. “O” ciplerden inmeyen, ekmek kaç lira bilmeyen, halkın derdini medya plazanın bilmem kaçıncı katındaki odasının filmli penceresinden gördüğü kadar bilen aristokrat gazetecilerin ülkesinde halktan hiç kopmadı. Bildiği yolda yürürken hiç direksiyon kırmadı. Mücadeleyi hiç bırakmadı.  Saygı, sevgi ve gıptayla anıyoruz.

(daha fazla…)

Kitap Hırsızları
Pis moruğun notları

Anket

Ters Ninja referandumda...

Sonuçları gör

Loading ... Loading ...

Ters Ninja Kanunu

Ters Ninja kanunu, senaryolarda kullanılan bir klişedir. Ters ninja kanununa göre, kötü adamların sayısı ne kadar fazla ise, kahramana zarar verme olasılıkları o kadar düşüktür.
Landlord Chronicles

Müzik of the Universe

Arşivler

Muhatabımız Kim?

Sitemizin hizmet kapsamına sinemaya gönül veren, okumayı, bilmeyi seven, sinemanın dışında sanat dallarına ilgi gösteren, birey olabilmeyi becermiş organizmalar girmektedir. Bu site saydığımız özelliklere sahip organizmalar arasında din, dil, ırk, tür, cinsiyet, yürürken kullandığı ayak sayısı ayrımı yapmaz.

Öneriyoruz