
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
15 Mar
Hayrettin Karaca. Belki de yeryüzünü halihazırda arşınlayan insanlar arasında en aydınlanmış, en idealist, idealleri uğruna en çok fedakarlığı yapmış insan. Adeta bir aziz. Tüketim alışkanlıklarımızın sonumuzu hazırladığını anlatmaya çalışıyor bize. Dünyayı ve insanları onun kadar seven, kişisel hırslarından bu kadar sıyrılmış başka bir insanoğlu yüzyıllardır gelmedi belki de dünyaya. Abartıyor muyum? Okuyun o zaman…
1 Şub
“Her şeyin kötüye gittiğini söylememe gerek yok. Herkes durumun kötü olduğunu biliyor….. Ne havamızın solunacak, ne de yemeklerimizin yenecek hali var. Biz oturmuş seyrederken televizyondaki spiker son derece olağanmış gibi bugün 15 cinayet, 63 şiddet suçu işlendiğini haber veriyor. Durum kötü. Kötüden de kötü. Hepsi çıldırmış. Herkes, her yer çıldırmış sanki. Bu yüzden artık evden çıkmıyoruz. Evde oturuyoruz ve dünyamızın her gün biraz daha küçülüyor. Tek yaptığımız, “Lütfen, bizi en azından oturma odamızda rahat bırakın. Tost makinemi, televizyonumu, çelik kuşaklı lastiğimi almazsanız ben hiç sesimi çıkarmam. Bizi rahat bırakın yeter!” demek. Ben sizi rahat bırakmayacağım. Ben öfkelenmenizi istiyorum! Protesto etmenizi, isyan çıkarmanızı istemiyorum. Senatörünüze mektup yazmanızı da istemiyorum çünkü size ne yazdıracağımı bilmiyorum. Ekonomik kriz hakkında, enflasyon, Ruslar ya da sokaktaki şiddet hakkında ne yapılabilir bilmiyorum. Tek bildiğim ilk olarak öfkelenmeniz gerektiği. Demelisiniz ki: “Tanrı aşkına! Ben bir insan evladıyım! Hayatımın bir değeri var!”
Network (1976)
22 Oca
Canım çok sıkkın, dostlar! Sinema, edebiyat, müzik, çizgi roman gibi güzel şeylerin üstüne kurduk Ters Ninja’yı. Ama çirkinlikleri görmezden gelmek olmazdı, sağduyunuza güvenerek, sizin de dünyanın, bu memleketin çirkinliklerine karşı öfkeli olduğunuza inanarak sınırlarımızı çok geniş tuttuk. Lafımızı esirgemedik ki, Ters Ninja lafını esirgemeyenlerin uğrak yeri olsun istedik.
Ama bu yolu seçtiğinizde daha iyi “görmeye” başlıyorsunuz. Çoğu insanın farkında olmadığı ya da görmezden geldiği şeylerin farkında olmakla lanetleniyorsunuz. Süper duyu yeteneği olan bir insanın, dünyanın tüm gürültüsünü duyup çıldırma noktasına gelmesi gibi bir lanet bu. Bazense sizin hiç çaba harcamanıza gerek kalmadan çirkinlik gelip tam karşınıza dikiliyor. Kendinizi en güvende hissettiğiniz yerde bile aslında güvende olmadığınızı anlıyorsunuz o an. Çirkinliğin en mahreminize bile nüfus edebileceği gerçeği sizi büküyor, kırıyor, parçalıyor.
En güçlü kapının ve kilidin kendinizi kandırmanıza yarayan bir ilüzyondan başka bir şey olmadığını idrak ettiğim bir gün bu, dostlar! Bugün evimi evim gibi hissetmediğim bir gün! Bugün evime bir hırsızın girdiği gün!
14 Oca
İsrail’in nasıl bu kadar cüretkâr olabildiğini anlamak için İsrail’e gitmeniz gerekir. İsrail’deki soykırım müzelerini gezmeniz, o müzelerde çalışan İsraillilerle konuşmanız gerekir. Landlord’u hor görmeyiniz, o bunların hepsini bir ara yaptı.
Dikkat! Bu yazı televizyondaki telefon hattı reklamında karşılıklı olarak “Hiçççç”leşen iki gencin temsil ettiği kitleye zararlı olabilecek bilgi, zeka ve öztürkçe yüklü cümleler içermektedir.
28 Ara
Ülkemizin gündemleri üstüne kafa yorup, fikir beyan etmek çoğu zaman zul geliyor bana. Biraz o gündemler suni olduğundan, biraz da o gündemin castında yer alanların kifayetsizliğinden… O “muhterem” CHP’li milletvekili, Canan Arıtman‘ı alın misal… Belki geçerli bir argümanı var kendisinin, ama bu argümanını öyle beceriksiz, öyle cahilce ve öyle pervasızca ortaya koyuyor ki, sonrasında önyargısız bir akıl onun ağzından çıkanlara ister istemez çöp muamelesi yapmak zorunda kalıyor. Gayrimüslim nüfusu çok olan İzmir ilk seçimde gereken dersi verecektir kendisine diye umuyorum. Peki Melih Gökçek efendiye ne demeli?
23 Kas
- Filmlerimi seviyor musun?
- Filmlerini seviyorum!
- YALANCI!
(Ve katil kadın sinema eleştirmenini bıçaklar)
Dead Pool-1988
Sevgili Ninja,
Sana bu satırları ikamet ettiğim evin, tamamen bana ait olduğu dağınıklığından hemen fark edilen odasında oturduğum, yıllar sonra parama kıyıp Praktiker’den aldığım “müdür kolkuğundan” yazıyorum.
16 Kas
Fox TV’de reklamı yapılıyor. Mehmet Ali Erbil’li yeni bir yarışma programı başlıyormuş: 50 Sarışın. Hem güzelim, hem zekiyim diyen sarışınlara çağrı yapıyorlar aday olmaları için. Bıyık altından gülüyorum, “Mehmet Ali Bey yine kendini sarışın güzellerin ortasında bulacak, bu yarışma fikri ondan çıktıysa şaşmam,” diye hınzırca düşünceler geçiyor aklımdan. Sonra şu memlekette sarışınların maça hep 1-0 önde başladığı gerçeğini fark ediyorum. Bu yüzden değil mi zaten, sahte sarışınların bu kadar çok olması? Hayat denen şu oyunda hep avantajlı duruma geçme çabası… İşin garibi, zeka, bilgi, kültürün en önemli donanım olduğunu sandığınız basında da böyle bu. Zaten gerçeğini bulamayınca hayali sarışın yazar (Tuğçe Baran gibi) yaratan o basın değil miydi?
25 Eki
Arkadaş dediğimiz ama kardeş bildiğimiz bloglar’ın çoğuna erişim engellendi. Herhalde tarihte böylesine büyük bir “susturma operasyonu” az görülmüştür. Düşünme ve düşünceyi beyan etme özgürlüğünü insanların ellerinden almaya kalkanlar hep olmuştur. Ama tarih onların eninde sonunda hakkettikleri cezayı aldıklarını da yazar. Bu özgürlükleri ellerinden alınmış toplumlar geri kalır, cahil kalır. Buna sebep olanlar bilmezler ki aslında en büyük cezaları, onların çocuklarının da geri ve cahil kalmış bir toplumda büyümeye mahkum edilmesidir.
30 Mar
“Sarı Alarm! Canavardır, dikkat!”
Turist Ömer Uzay Yolunda
Dikkat! Az sonra okuyacağınız metinde bilinçli yapılmış Türkçe tahrifatları vardır. Dil konusunda aşırı hassasiyeti olanların yazıyı doktor nezaretinde okumasını öneririz!
Sizin sinir olduğunuz reklamlar var mı bilmiyorum ama benim çok var.
Son Yorumlar