Bir Film Hakkında

O film hakkında yazdılar

Sovyet sonrası Rus sinemasının ilk döneminde uluslararası başarılar oldukça azdır. 1991 yapımı Urga Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan Ödülü’nü kazanmıştı. 1994 yapımı Güneş Yanığı da En İyi Yabancı Film dalında Oscar almıştı. Çökmüş bir sinema endüstrisinin ilk kıpırdanışlarının göstergesi olan bu başarıların arkasındaki isim ise Sovyet sineması döneminde yetişen yönetmenlerden Nikita Mikhalkov’du.

Geçen yıl Veşarti ile festivalin Keşif yarışmasının galibi olan Ali Kemal Çınar’ın üçüncü uzun metrajlı filmi Genco bu yıl Ev bölümünde gösteriliyor. Diyarbakır’da vegan...

Pascal Laugier'ın yönetmenliği üstlendiği, Morjana Alaoui ve Mylène Jampanoï'nin başarılı performanslarıyla eksen karakterlerinde boy gösterdiği İşkence Odası (Martyrs), cinayet, işkence ve inanç sularında gezinen gore soslu bir psikolojik gerilim filmi...

Başlangıç’ı festivaldi, tatildi derken oldukça geç izledim. Umarım siz de izlemişsinizdir artık. Çünkü filmin sırlarını saklamaya çalışmayacağım. Bu saatten sonra gerekli değil gibi görünüyor. Bir de filmi izlemediyseniz zaten bu yazıyı okumasanız da olur.

Kısa filmci Elif Refiğ'in ilk uzun metraj denemesi Ferahfeza, izleyicisiyle buluşuyor. 31. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilecek olan filmin başrollerini Uğur Uzunel, Sitare Akbas,...

Rachel Talalay’ın yönettiği Tank Girl, aynı isimli Jamie Hewlett’ın çizdiği bir çizgi roman uyarlaması. 1995 yılında çekilen film, dünyanın çöle döndüğü post-apokaliptik bir gelecekte geçiyor. Bu ifade kullanıldığında, Mad Max’i anmamak olmaz elbette. Zira bu tarz filmler Mad Max ile karşılaştırılarak değerlendirilir. Böyle düşünüldüğünde, Tank Girl'ün oldukça değişik bir yorum getirdiğini söylemek mümkün. Çünkü bu kez filmin ana kahramanı olan Tank Girl, Mad Max’teki punkçı çete üyelerine benziyor daha çok. Farklılık bununla da bitmiyor, çünkü film oldukça sert bir feminist dile sahip. Yani kadın–erkek meselesi üzerinden bakıldığında Mad Max ile zıt kutuplardalar.

Bütün siyah beyaz filmleri çok severim ama sessiz sinema filmlerini daha çok severim zira sessiz sinemanın mimik ve müzik gücünden gelen diyalogsuz diyalogları beni...

Filmin ana karakteri olan Derya(Selma Ergeç), “Başka Dilde Aşk” filmindeki Zeynep gibi, bir çağrı merkezinde çalışmaktadır. Fakat Zeynep’in yaptığı gibi huzuru ve mutluluğu sağır ve dilsiz bir sevgilide bulamaz ne yazık ki.

Nick Walker (Ryan Reynolds) Boston Polis Departmanı’nda çalışan oldukça başarılı bir dedektiftir. Ortağı Bobby Hayes (Kevin Bacon) ile yaptıkları son baskında bir uyuşturucu çetesini yakalamışlar ve antik bir kaç parça altın bulmuşlardır.

Ercümen’in sportif çalışmalarının yanı sıra engellilere yönelik serbest dalış programları ve tutsak yunusların özgürlüklerine kavuşmaları konusunda da aktif çalışmaları da var. Şahika Ercümen'in favori filmi ise hiç de sürpriz değil: Luc Besson’un yönettiği 1988 yapımı The Big Blue.

Coen Biraderlerin filmografisini 17 takımlı bir lig olarak düşünürsek 30. haftada karşımıza şöyle bir tablo çıkacaktır: Barton Fink şampiyonluğunu ilan etmiş, O Brother, Where Art Thou? ve The Big Lebowski Şampiyonlar Ligi’ni garantilemiş, son Şampiyonlar Ligi bileti ve Avrupa Kupası’na katılım için No Country for Old Men, Inside Llewyn Davis, Miller's Crossing ve Blood Simple amansız bir mücadeleye girişmiş; Fargo, Raising Arizona, A Serious Man ve The Man Who Wasn’t There yükselme veya düşme derdi olmadan vakit dolduruyor.
Ad