Bir Film Hakkında

O film hakkında yazdılar

Hiç düşmeyen temposuyla farklı izleyici kitlelerini sinema salonunun karanlığına çekmeyi başaracak bir film Açlık Oyunları 2.

Korku Nokta Com (Fear Dot Com) Yönetmen: William Malone Senaryo: Moshe Diamant, Josephine Coyle Yapım: İngiltere/Almanya/Lüksemburg, 2002, 89 dk. Oyuncular: Natascha McElhone, Stephen Dorff, Udo Kier, Stephen Rea, Jeffrey Combs, Nigel Terry

Faust, Aleksandr Sokurov’un 'Gücün Doğası' adlı serisinin -serinin diğer filmleri: Moloch, Boğa (Telets) ve Güneş (Solntse)- son halkası. Sokurov, Venedik Film Festivali’nden Altın Aslan’la dönen filmde, adından anlaşılacağı üzere ünlü Alman yazar Goethe’nin Faust’unun modern bir yorumunu sunuyor. 19. yüzyılda geçen film, bilginin ve gücün peşindeki Dr. Faust’un, ruhunu şeytana satışı üzerinden, insan doğasının ‘dizginlenemeyen açlık’ını mercek altına almış.

On yedi yıllık süreçte çektiği dördüncü uzun metrajı Love’ın ilk on beş dakikasında seks, cinsel sıvılar, prezervatif kazası ve hamilelik testi gibi birbirinin peşine takılan öğeleri belli bir zaman diliminde öne arkaya sıçramalarla görselleştiren dahi yönetmen Gaspar Noé; hayatla ve önceki filmlerimle derdim bitmedi diyor adeta. Bu yazının amacı Love üzerine filmin kurgu anlayışını benimsemiş, sürpriz bozan bir zihin egzersizi yapmak.

Şilili yönetmen Pablo Larraín’in diktatör Pinochet dönemini anlattığı üçlemesinin Tony Manero (2008) ve Post Mortem’den (2010) sonraki halkası olan No (2012) Pinochet’nin 15 yıllık kanlı diktasının ardından 1988’de referandumla devrilmesi sürecini, 'hayır kampanyası'nın yaratıcısı René Saavedra’nın (Gael García Bernal) gözünden anlatıyor. Film, Antonio Skármeta ve Pedro Peirano'nun birlikte yazdıkları ‘El Plebiscito’ oyunundan perdeye aktarılmış.

'Sarı sendika' ikiyüzlülüğünden, uluslararası sermayenin engel tanımaz vampirliğinden bahsederek, kapitalizme -bi inceden- değdiren Kadının Fendi, tarihi ve acı hakikatların gölgesinde gerçekleşen, bu hem Marksist, hem de Feminist işçi hareketinin atmosferini, zamane ikonları olan, mini etek ve sıska manken Twiggy'yi dahi ihmal etmeden, kusursuzca oluşturmuş..

Kısa filmci Elif Refiğ'in ilk uzun metraj denemesi Ferahfeza, izleyicisiyle buluşuyor. 31. İstanbul Film Festivali kapsamında gösterilecek olan filmin başrollerini Uğur Uzunel, Sitare Akbas,...

Filmde bir fotoğrafçıyı canlandıran Polis’in yönetmeni Maiwenn uzun yıllar Luc Besson’la birlikte olmuş ve onun 5. Element filminde uzaylı diva Plavalaguna’yı canlandırmıştı.

Numan Serteli 2008 yapımı Gir Kanıma (Låt den rätte komma in) ile vizyona yeni giren Kanıma Gir (Let Me In) filmleri arasındaki 7 farkı Harun Kolçak'ın kıvrak ritimleriyle yazıyor...

Western furyasının bittiği, spaghetti westernlerin bile yavaş yavaş hızını kaybettiği bir dönemde çekildiği için “arada kaynayan” The Five Man Army (1969), kendisini oluşturan bileşenlerin ilgi çekiciliğine rağmen günümüzde adı yeterince anılmayan bir eser. Sinemasal kalitesini dışarıda tutup sadece oyuncu kadrosu ve yapım ekibine baktığımızda bile bu ilgisizliğin tuhaflığı ortaya çıkmaktadır: Rejide Escape from the Planet of the Apes (1971), The Island of Dr. Moreau (1977), The Final Countdown (1980) gibi filmleri yöneten Don Taylor ve başta Bud Spencer & Terence Hill ikilisinin sürüklediği Trinita serisi olmak üzere birçok spaghetti westernin yapımcılığını üstlenen, sadece 3 filmlik bir yönetmenlik kariyeri inşa eden –biri bu film- Italo Zingarelli; senaryoda Dario Argento ve Marc Richards, müziklerde Ennio Morricone, sahada Bud Spencer, Peter Graves, James Daly… Türe büyük katkılarda bulunan birçok ismin bir şekilde dâhil olduğu The Five Man Army, hafif tabirle, ağır bir underrated vakası olarak can yakan bir eserdir.

yıllar önce Marcello Mastroianni’nin canlandırdığı, yaratıcılık bunalımı yaşayan yönetmen Guido Contini rolü Nine’da Daniel Day-Lewis’e teslim edilir. Yönetmenin bilinçaltı süreçlerinde karşısına çıkan, geçmişine dair kadınları ise Penelope Cruz, Marion Cotillard, Nicole Kidman, Judi Dench, Sophia Loren, Kate Hudson ve Fergie canlandırırlar.
Ad