Tersninja.com

Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.

Bir Film Hakkında’ Kategorisi Arşivi

Neil Marshall’ın yönettiği 2005 tarihli Cehenneme Bir Adım (The Descent), korku türünde hala ustaca filmlerin yapılabileceğini göstermişti sinema izleyicilerine. Akılcı senaryosu, mekan ve kamera kullanımı ile yarattığı klostrofobik atmosfer, en az filmdeki korku nesnesi yaratıklar kadar ürkütücü idi. Marshall’dan böyle sağlam bir korku çıkabileceği, Dog Soldiers (2002) filminden de belliydi aslında. Her iki film de son yıllarda çekilmiş en iyi korku filmleri olmalarının yanı sıra, bugüne kadar yapılmış korku filmleri listelerine de üst sıralardan girecek kadar iyilerdi.

(daha fazla…)

Zombi türünde karşı-devrim: [Rec] 2

Standart el kamerası tekniği kullanılarak çekilen [Rec]: Ölüm Çığlığı filmi, başarılı kurgusu, özenli senaryosu ve tekniğiyle, korku severlerin kült filmlerinden biri haline gelmişti. Hal böyle olunca, devam filminin çekilmesi sinemaseverler için sürpriz olmasa gerek. Ancak Landlord’un, devam filmi [Rec] 2′yi muştulayan yazısı, söz konusu sürprizi kendi adıma ikinci filmden beklememe neden oldu. Landlord’un [Rec] 2′yi öven, ve hatta kendisi adını böyle koymasa bile, zombi türünde bir “devrim” olarak muştulayan yazısı, filme olan merakımı binlerce kat artırdı. Bu yüzden, aynı anda önemli bir festival filmi olmasına rağmen, [Rec] 2′nin basın gösterimine, neredeyse koşarak gittim.

(daha fazla…)

“Aşkın Yaşı Yok” isimli romantik komedi filminin afişine bakıldığında, filmin adının da yardımıyla, az çok filmde nasıl bir hikaye ile karşılaşılacağını kestirmek mümkün. Ağzında bir don ile oturan genç erkek(Justin Bartha), hemen yanında oturan ve eli çocuğun bacağında olan orta yaşlarda bir kadın(Catherine Zeta-Jones). Çocuğun ağzındaki muhtemelen Jones’un donu, ve filmde de o donun yer değiştirme hikayesini izleyeceğiz. Afişin ilginç yanı ise, oturan karakterlerimizin hemen sol taraflarındaki Ortaköy manzarası. Filmdeki İstanbul sahnelerinde ise Saadet Işıl Aksoy’u görmek mümkün.

(daha fazla…)

Rüya ile gerçek arasında: “Bal”

“Yumurta”dır, “Süt”tür derken Yusuf’un üçleme halindeki hikayesinin sonuna geliyoruz “Bal”la. Üstelik Berlin Film Festivali tarafından ödüle değer görülmüş bir final filmi var karşımızda. Geriye doğru ilerleyen hikayede bu kez Yusuf’un çocukluğunu izliyoruz. Üstelik ilk iki filmde yokluğuyla Yusuf’u etkilediğini bildiğimiz babasını da tanımış oluyoruz bu film sayesinde.

(daha fazla…)

29. İstanbul Film Festivali kapsamında, Akbank Galaları bölümünde gösterilen “Büyük Hata”(Chloe, 2009), Kanadalı Ermeni asıllı yönetmen Atom Egoyan imzasını taşıyor. Egoyan, 2002 yılında çektiği “Ararat” filmiyle ülkemizde bolca tartışılmış, filmi Ermeni Soykırımı tartışmalarının malzemesi olmuştu. Yönetmeni bunun dışında “Exotica”(1994), “The Sweet Hereafter” gibi filmlerinden de hatırlayacaksınız. Uzun yıllar boyunca Ermeni kimliğini reddeden yönetmen, bu tavrı sebebiyle Ermeni çevreler tarafından da eleştirilmişti.

(daha fazla…)

Her üşengeç metropol insanı gibi, ben de bazı günler yemek yapmayıp, dışarıdan yemek siparişi veriyorum. Birden bastıran açlık hissini giderebilmek için midemi tıka basa doldururken, cüzdanımı ters orantılı bir şekilde boşaltıyorum. Geçen gün yine bu ters orantı kanununu denerken, online yemek siparişi verdiğim sitede, DVD promosyonu olduğunu fark ettim. Belli bir tutarın üstünde harcama yaptığınızda, bazı restoranlar hediye olarak DVD film gönderiyormuş.

(daha fazla…)

Yazının başlığı Mercan isimli şarkıcının oldukça “anlamlı” bir şarkısının adı. Gereksiz olacak belki ama, bu şarkıyı her duyduğumda Hakkı Bulut’un “Kıskanıyorum” isimli şarkısındaki “henüz üç yaşında bir kardeşim var, seni ondan bile kıskanıyorum” sözleri geliyor aklıma. Bu şarkıdaki kıskanılan kişinin aslında Mercan olduğuna, ve Mercan’ın “sana değil kardeşine” şarkısını “Possession” filmini izledikten sonra yazdığı konusunda, eğer kaybetmek gibi bir lüksüm olsaydı, kesin iddiaya girerdim.

(daha fazla…)

Bugüne kadar hakkında kesin bir yargıya varmakta zorlandığım nadir filmlerden birisi oldu “Yüreğine Sor”. Aslında eminim beğenmediğime filmi, ama beni etkilemediğini de söyleyemem. Çelişkili bir ifade tutanağı gibi olacak bu yazı ama, gerçekten ne düşündüğümü dile getirebilmem için bu gerekli.

(daha fazla…)

En iyi yerli korku-gerilim filmi: Ses

Korku filmi izlemekten büyük keyif alan bir sinema meraklısı olarak, son yıllarda bu türün yerli örneklerini ortaya koyma çabalarını, ızdırap içinde takip ediyorum. Ümit Ünal’ın “Ses” isimli bir korku-gerilim çektiğini ilk kez duyduğumda oldukça umutlanmıştım. Çünkü çok beğendiğim “Gölgesizler” filmi, kendisinin bir korku filmi için gerekli atmosferi yaratabileceği konusunda ikna etmişti beni. Nitekim, Ümit Ünal bu umutlarımı boşa çıkartmamış ve bugüne kadar çekilen en iyi yerli korku-gerilim filmine imza atmış.

(daha fazla…)

Filmin adının, konusunun ve kapak resminin izleyicilere vaat ettiği, dev gibi yılanların insanlara saldırdığı, bol kanlı, korku dolu bir film. Korku dolu kısmı belki şüpheli olabilir ama, sonuç olarak bu vaatlerin hepsini barındırıyor “Anaconda 2”. Ama filmde korkulması gereken bir vahşet durumu varsa, bunun nedeni sanıldığı gibi anakondalar değil, vahşi kapitalizm.

(daha fazla…)

Ters Ninja’nın İç Dünyasında Ara

Haftanın Filmleri
Kitap Hırsızları
Karate Filmleri Ofisi

Anket

Sizce hangi ödüller Türkiye'nin Oscarları sayılır?

Sonuçları gör

Loading ... Loading ...

Ters Ninja Kanunu

Ters Ninja kanunu, senaryolarda kullanılan bir klişedir. Ters ninja kanununa göre, kötü adamların sayısı ne kadar fazla ise, kahramana zarar verme olasılıkları o kadar düşüktür.
Ters Ninja Banner

Ters Ninja Banner



Arşivler

Müzik dinlendiği gibi okunabilir de!

Muhatabımız Kim?

Sitemizin hizmet kapsamına sinemaya gönül veren, okumayı, bilmeyi seven, sinemanın dışında sanat dallarına ilgi gösteren, birey olabilmeyi becermiş organizmalar girmektedir. Bu site saydığımız özelliklere sahip organizmalar arasında din, dil, ırk, tür, cinsiyet, yürürken kullandığı ayak sayısı ayrımı yapmaz.
Landlord der ki

Öneriyoruz