Bir Film Hakkında

O film hakkında yazdılar

Yine yönetmenine göre “vaktinden önce çekilen” ve vakitsiz öten horoz misali sessizliğe sürüklenen filmdeki Tatum karakterinin, Amy Dunne ya da Louis Bloom’a ilham verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Halkaya; bu alanda bir başka doruğu temsil eden Barry Levinson’ın Wag the Dog’unun işbitirici medya uzmanlarını ve Yeni Türkiye’nin “dönüşlerini” gözyaşartıcı bir hızla gerçekleştiren kalemşörlerini, açık oturumların bilirkişilerini de ekleyebilirsiniz tabii…

Şilili yönetmen Pablo Larraín’in diktatör Pinochet dönemini anlattığı üçlemesinin Tony Manero (2008) ve Post Mortem’den (2010) sonraki halkası olan No (2012) Pinochet’nin 15 yıllık kanlı diktasının ardından 1988’de referandumla devrilmesi sürecini, 'hayır kampanyası'nın yaratıcısı René Saavedra’nın (Gael García Bernal) gözünden anlatıyor. Film, Antonio Skármeta ve Pedro Peirano'nun birlikte yazdıkları ‘El Plebiscito’ oyunundan perdeye aktarılmış.

1981. Eşcinsel erkeklerin mesken tuttuğu bir eğlence adasındayız. Müzik, dans, çıplaklık ve özgür seks. Uyumsuz görünen tek kişi gecelik ilişkilerin aşkı bulmayı engellediğini öne süren kitabıyla ait olduğu cemiyeti kötü göstermekle suçlanan yazar Ned. The Normal Heart, Ryan Murphy'nin takipçilerine HBO aracılığı ile sunduğu kocaman bir hediye.

Forest, Barbarella’yı yaratırken o dönemin seks idolü Brigitte Bardot’dan ilham almıştı. De Laurentiis ise tercihini o zamanki karısından, Jane Fonda’dan yana kullandı. Yönetmen koltuğuna da Roger Vadim oturdu.

Serdar Akar filmografisinin aydınlık yüzüne baktığımızda onun küçük mekanlara sıkışmış hikayeleri beyazperdeye taşımak konusunda ne kadar iyi olduğunu görüyoruz. İşin sırrı ise elbette hikayesinin oluştuğu o minyatür coğrafyanın insanlarını, jargonunu, duygularını, ihtiraslarını iyi bilmesi ya da iyi gözlem yapıp öğrenmesi.

Michel Khleifi, Elia Suleyman ve Hany Abu-Assad’ın çalışmaları Filistin’in için adeta bir görsel hazine görevi görüyor. Hany Abu-Assad bu hazineye Ömer (Omar) filmiyle bu yıl yeni bir eser daha eklemiş oldu.

Belgesel çalışmalarıyla tanınan yönetmen Mesud Bakhshi, filmdeki Arash gibi yurt dışına çıkmış bir İran diaspora yönetmeni.

Hiç düşmeyen temposuyla farklı izleyici kitlelerini sinema salonunun karanlığına çekmeyi başaracak bir film Açlık Oyunları 2.

Bazı ülkeler vardır varlıklarından kimseyi haberdar edemezler. O ülkeleri tanımamız için bir vesilemiz yoktur. Özellikle Asya kıtasının içlerinde irili ufaklı bir çok ülke bizim için bir muammadır. Güneş oradan doğsa da bizim için ışıklar o taraftan parlamıyor. Laos da bunlardan biri. Güneydoğu Asya’da olan ülke, Tayland ve Vietnam’ın komşudur. Roket işte bu bilinmeyen küçük, yoksul Asya ülkesinde geçiyor.

Usta oyunculuğu ile pek çok kişinin gönlünde taht kuran Uğur Yücel 2004 yılında Yazı Tura’yı çektiğinde ister istemez hepimiz çok heyecanlanmıştık. Tam Türkiye sinemasına yeni bir soluk mu geliyor derken Hayatımın Kadınısın ve Ejder Kapanı filmleri biraz hayal kırıklığı yaratsa da sinemaseverler Uğur Yücel’e kredi vermeye devam etti. Ta ki geçtiğimiz yıl İstanbul Film Festivali’nde gösterilen Soğuk filmine kadar. Soğuk her yönüyle talihsiz, özellikle de kadına bakışı açısından çarpık bir filmdi.

Son yıllarda çocuk istismarını konu alan yapımları sık sık beyazperde de görmeye başlamışken, Dogma 95 akımının öncülerinden olan Thomas Vinterberg bu kez Onur Savaşı (Jagten) ile bize aynanın diğer tarafını göstermeyi seçmiş.
Ad