The Class-ik vs. the Cult-zilla

Klasik ve kült filmlere ayırdığımız bu kategori Metin Demirhan'a ithaf edilmiştir.

“Il Decameron”, Pasolini’nin kışkırtıcılıkta tepe noktasına çıktığı “Salo ya da Sodom'un 120 Günü”ne –ya da kısaca “Salo” ("Salò o le 120 giornate di Sodoma", 1975) giden filmografisindeki en keskin dönemeçtir kanımca.

Kariyerine BBC’de “The Goon Show” isimli kurmaca bir programda seslendirme yaparak başlayan Peter Sellers, “The Ladykillers” (1955) ve “Lolita” (1962) gibi önemli filmlerde yer almasına rağmen, hala alelade bir oyuncu olarak anılıyordu. Ta ki, 1963 yılına; “The Pink Panther” filmine dek.

“Western”, bilinenin aksine sadece bir film türü değil, aslında Amerikan pop kültürünün en önemli kaynaklarından biridir. 18. Yüzyılın sonlarından başlayarak, Batı’da yaşanmış hikayelerin anlatıldığı oyunlara, operalara, romanlara ve cep kitaplarına genel olarak “western” adı veriliyordu. (Westernlerin bir diğer adı da ‘oater’dir; bu ad İngilizce’de yulaf anlamına gelen ‘oat’tan türetilmiştir.) Türün sinemaya girişi ise 1909’da, Edwin S. Porter’ın yönettiği 9 dakikalık Great Train Robbery (Büyük Tren Soygunu) ile olmuştu. Büyük Tren Soygunu'ndan bu yana sayısız western yapıldı, ama yalnızca bazıları adını klasikler arasına yazdırabildi. Şimdi hep birlikte, sinema tarihinin klasikleşmiş 10 westernine göz atmak üzere Vahşi Batı’ya doğru uzanıyoruz.

Ama gişeler bir dönemin sonu olduğunu söylüyordu. Peter Cushing ve Christopher Lee’nin başrolü oynadığı 1957 tarihli The Curse Of the Frankenstein’a (Frankenstein’ın Laneti) kadar bu duraklama dönemi devam edecekti.

Forest, Barbarella’yı yaratırken o dönemin seks idolü Brigitte Bardot’dan ilham almıştı. De Laurentiis ise tercihini o zamanki karısından, Jane Fonda’dan yana kullandı. Yönetmen koltuğuna da Roger Vadim oturdu.

1906-1976 yılları arasında yaşayan usta yönetmen Visconti, soylu bir İtalyan ailesinin çocuğu olarak Milano’da dünyaya geldi. İlk gençlik yıllarında Paris’te Jean Renoir’la tanışması, hayatının dönüm noktalarından biri olacak ve Fransız yönetmeni her daim ustası olarak kabul edecekti.

Yasak Gezegen / Forbidden Planet Yön:Herman Hoffman Oyn: Walter Pidgeon, Annie Francis, Leslie Nielsen

Sinema söz konusu olduğunuda dahi olarak nitelenmeyi sonuna kadar hak eden Akira Kurosawa ilkokul döneminde tıpkı Einstein’ın çocukluğundaki gibi zeka geriliğinden muzdarip bir çocuk...

Griffith’e büyük bir şöhret kazandıran 1915 yapımı filmi Bir Ulusun Doğuşu’nda (The Birth Of A Nation) bu etkiler açıkça görülür. 100 bin dolara mal olup gişede 50 milyon dolar toparlayan bu filmin ilk bölümünde İç Savaç öncesi ve savaş sırasındaki durum gözler önüne serilir.

Robert Redford ve Mia Farrow’u izlediğimiz 74 yapımı filmdi. Senaryosunu Francis Ford Coppola’nın yazdığı filmi Jack Clayton yönetmişti. 2013 model Muhteşem Gatsby filminde ise Baz Luhrmann’ın imzası var.

Navoja bir anne ve Alman kökenli bir babanın çocuğu olan John Rambo, tam adıyla Johnathon James Rambo askere gönüllü yazıldı. Savaş çıktığında Vietnam’a gönderilen ilk birliklerdeydi. İki sene sonra A.B.D.ye döndü ve Özel Güçler’de eğitim görüp bir ölüm makinesi haline geldikten sonra Vietnam’a geri döndü.
Ad