Çöpçüler Kralı

Birinin çöpü diğerinin hazinesidir a.k.a. Mezat Ganimetleri

Yesari’nin Masonlar arasına nasıl davet edildiğini, üye olmak için hangi süreçlerden geçtiğini anlattığı ve diğer bazı ritüelleri açık ettiği kitabın son sayfalarında yabancı eserlerden alınmış abartılı illüstrasyonlar da yer alıyor.

Güven Yayınevi’nin 1944’te çıkarmaya başladığı Fantoma serisinin bu ilk kitabı aynı zamanda Latin harfleriyle yayımlanmış ilk Türkçe Fantoma romanı olma özelliği de taşıyor.

Çöpçüler Kralı* bir nadir eseri daha sahaf raflarında tozlanmaktan, yırtılmaktan, kitap kurtları tarafından kemirilmekten kurtararak karşınıza getiriyor.

Arslan Kaynardağ’ın Ramazan Gökalp Arkın ile yaptığı söyleşiden, tanıyanların onu tariflerinden ve az da olsa belge ile fotoğraflardan oluşan Eğitim ve Yayın işte bu sırrı keşfetmenizi sağlıyor.

Beyoğlu’nda gece kulüpleri bir dönem sahneye çıkan dansözleriyle anılırlardı. Bu dansözlerin en ünlülerinden biri de, 1950’lerde artık gazetelerin magazin sayfalarının ana malzemesi haline gelmiş olan Ermeni asıllı dansöz Nana idi.

1974 yılında, muhtemelen yazarının sermayesiyle basılan kitabın amacı, kapaktaki altbaşlığı oluşturan “Ölüm Son Değildir” argümanını kanıtlamak.

Recep Tayyip Erdoğan siyasi döneminin konjonktürel şartlarının, Adnan Menderes siyasi döneminin konjonktürel şartlarıyla benzerlikleri mâlum. Ancak 50’li yılların çöplerini karıştırdığımızda “alkol aleyhtarlığı” konusunda faaliyetlerin daha yoğun olduğu gözlemleniyor.

Sinemagazin – Filme Alınmış Şahaserler Serisi adı verilen bu pojenin ilk kitabı olma şerefi, çevirmen Vahdet Gültekin tarafında kırpılmış bir versiyonu olsa da, Steinbeck’in 1935’te yayınlanan eseri Tortilla Flat’e düşer.

Yurt Matbaacılık’ın çıkardığı bu kartpostal 70’lerin sonuna denk geldiğini tahmin ettiğim dönemin adeta bir aynası olmuş.

En ünlü imkânsızlıklar dedektifi Erich Von Daniken’dir. 1968’de yazdığı ve tüm dünyada (tabi ülkemizde de) rekor sayıda satan Tanrıların Arabaları (Chariots of the Gods) uzaylıların gezegenimize yaptığı ziyaretlerin kanıtlarının tarihi kalıntılarda ayan beyan gözlemlenebildiği iddiasındadır.

Yeditepe Yayınevi’nin 35 no’lu kitabı olarak çıkan 1954 tarihli hikaye seçkisi Köle Hanı’na yazdığı önsözde tarif ettiği mizacı zaten devlet memuriyetinin kendisine göre olmadığı açıkça gösteriyor.
Ad