
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
11 Şub
Gerçek olaylara dayanan ya da gerçek olayın bizzat kendisini anlatan filmler… Her halükarda yukarıdakine benzer bir cümleyle açılan her film bizi kendine daha çok çekiyor… Güvenimizi baştan kazanıp inandırıcılığını garanti altına alıyor…

11 Şub
9 Şub
Yönetmeniyle, oyuncularıyla, hikayesiyle, bütçesiyle bir B-filmden çok da fazlası değildi. Terminatör yine de bir sinema efsanesi haline gelecekti. Farklı yönetmen ve oyuncularla karışımıza çıkan serinin dördüncü filmi Terminatör: Kurtuluş, bunca yılın ardından bile o efsanenin hala mirasının yenebildiğini gösteriyordu. Tüm iltifatları hak eden ise elbette James Cameron.

9 Şub
7 Oca
Değeri sonradan anlaşılmış bir sinema dehası olan Buster Keaton’ın filmleri bizi sinemanın siyah beyaz ve sessiz yıllarına götüren bir biletse, onun aslında çok şey ifade eden ifadesiz yüzü de o biletin üstüne vurulan damgadır. Saga Collection’dan çıkan boxset bu yolculuğa çıkmanızı mümkün kılacak böylesi üç bilet içeriyor: General, Bill’in Buharlı Gemisi, Üniversite.

17 Ara
Sevmediğim huylarımdan biri de normal piyasa fiyatından ucuz bir şey gördüm mü, ille de satın almam. Carrefour’a her gidişimde o indirim sepetlerindeki DVD’lere ve VCD’lere saldırıyorum misal. İyi filmlerin çoğunu zaten önceden edindiğim için, öyle matah şeyler olmaz içlerinde ama,yine de alırım. Geçen hayatımda ilk kez MediaMarkt denen yere gittim. Hani açılış gününde insanlar Darwin’i haklı çıkaran bir davranış modeli sergiliyorlar ya, orası işte. Ben yine de bir gün bu açılışlardan birinde karşılarına 2001 Uzay Macerası’ndaki gibi siyah bir monolit çıkacak bunların ve evrimleri start alacak diye küçük bir umut besliyorum içimde .

21 Eki
Onun oynadığı veyahut yönettiği en kötü filmin bile en az bir kez “seyredilebilitesi” vardır. Sayısı hiç de az olmayan iyi filmlerini ise bir kez seyretmek kafi gelmez, üç olur, beş olur. Kısacası karşınıza çıkan bir Clint Eastwood filmiyse “acaba bugün benim şanslı günüm mü?” diye endişelenmeniz gerekmez.

24 Eyl

![]()
Geçen bayramlarda sokağa çıkmış, kalabalık ve trafik yüzünden kendimi “bayram budalası” hissetmiştim. Bu bayram eve kapanmaya karar verdim. Öyle böyle değil ama… Yaşayan Ölüler’den kaçarken sığınmışız gibi kapılara pencerelere kalaslar çaktım, önlerine dolaplar yığdım. Ama 4 günlük ev hapsi biraz hazırlık istiyordu. Kadıköy’den ihtiyaçlarımı tedarik etmeliydim. Mecbur tüm kalasları söktüm, dolapları yerlerine çektim. (Sayın evsahibim merak buyurmayınız, parkeleri katiyetle çizmedim) Önce Alkım’a uğrayıp ucuz DVD reyonundan 4,99 TL’lik film aldım bir sürü. Sonra Brezilya Kahvecisi’nden çerez ve meyve kurularından ortaya karışık yaptırdım. Artık bayrama hazırdım.

29 Ağu
6 Tem
Son birkaç ayda çıkmış DVD’ler arasından farklı türleri temsil eden 10 filmlik bir derleme yaptım.

Son Yorumlar