İstanbul Modern Sinema 26 şubat-8 Mart 2015 tarihleri arasında Gotik: Sinemanın Karanlık Yüreği  başlığı altında korku sinemasının nadide örneklerinden seçkiler sunacak. 10 filmlik...

- Nasıl gidiyor?  - Portakal ağacındaki son portakalım. Bekliyorum.  - Neden böyle karamsarsın?  - Nereden çıkardın? Portakal ağacında son meyve mayısta düşer. Bu demek oluyor ki bahara...

Film CAT III olarak sınıflandırılmış olsa da (şaşkınlık içindeyim), bir romantik komedi filmi. Sınıflandırma ile ilgili kesin ve doğru bir şey söylemem mümkün değil, fakat bütün film boyunca fosur fosur sigara içimi söz konusu olunca, bizdeki sigaraya çiçek ekleme ya da bulanıklaştırma yöntemi yerine, kafadan kategori olarak girmiş Hong Kong sansür kurulu.

Baba Yaga, 1973 yılında çekilmiş, eurotrash olarak etiketlenmişse de gözümde art house sinemasına daha yakın konumlanmış olan bir İtalyan filmi. Corrado Farina tarafından çekilmiş film, aslında Guido Crepax’ın Valentina adlı çizgi romanından (fumetti) uyarlama.

Sinema tarihinde korku türünde çekilmiş ilk film olarak, Georges Méliès’nin 1896 tarihli Le Manoir du Diable (The Haunted Castle) adlı filmi kabul edilir. 1900’lere gelindiğinde özellikle Alman Sineması’ndan çıkan Das Cabinet des Dr. Caligari (1920), Der Golem (1920) ve Nosferatu (1922)gibi filmler, günümüzde ilk korku filmi denildiğinde akla gelen en baskın örneklerdir. Alman Sinemasından Çin Sinemasına kadar genişleyen bir yelpazede, korku türü çerçevesinde sessiz sinemanın nadide örneklerinden biriyle bu hafta yeniden birlikteyiz.

İsmini ekranda görür görmez işkillendirmesi gereken akıllar üstü bir yönetmene ait bir mahlas: Tim Ashby. Parmak uçlarınızda başka sitelere gitmek için bir karıncalanma olduysa, işte doğru an bu andır ey sevdiğim okuyucu! Zira işte geliyor bir başka ‘korkunç’ Godfrey Ho filmi.

  Yaşamının büyük bir bölümü İtalyan tür sinemasına ürün vererek geçirmiş bir büyük ustanın upuzun filmografisinde, korku gerilim alt türünde çektiği filmleri içinden cımbızla çektiğimiz...

Bir düşünelim; kukla, seks ve cinayet bir araya gelirse ne olur? Asıl kukla siyah, kadınlar beyaz ve koca göğüslü, cinayet ise bol kanlı olursa ne olur? Elbette Black Devil Doll olur. “O da nesi?” diyenler için soft porno esintili, slasher emelli, blaxploitation Kara Şeytan Kukla şimdi, şu an Ters Ninja sayfalarında.

Bir festival telaşesidir aldı başını gidiyor. Şu iki hafta boyunca festival yazılarına doymayı planlarken, “festival yazılarından gına geldi” diyen okuyucu kitlesinden olmaktansa, festival yazısı...

  Geçtiğimiz haftalarda gerçekleştirilen Türkiye'nin en büyük uluslararası çağdaş sanat fuarı Contemporary İstanbul, basında çıkan haber ve yorumların da etkisiyle epey ilgi topladı.  Fuarda satılan...

Uzakdoğu korku sinemasının ateşi hızla sönerken ve neredeyse artık kabak tadı vermişken (belki söndü bile, haberim yok), elimde 2010 tarihli bir belgesel var. Skeletons...
Ad