Atlantisten Gelen Kadın: Tuğba Keleş

Karate Filmleri mi demiştiniz? Tam yerine geldiniz...

Bu yıl 12.si düzenlenen !f İstanbul  Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali bugün başlıyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da birbirinden farklı onlarca filme ev...

‘Üç Büyük Bruce Lee Klonu’ndan biri olan Bruce Le’nin başı çektiği bir filmle, Bruce and Shaolin Kung Fu ile kung fu sinemasının en dandik dehlizlerine doğru yolculuğumuz devam ediyor.

1956 Nagasaki doğumlu manga sanatçısı ve illüstratör Suehiro Maruo’nun yayıncılık dünyasına girmesi kolay olmaz. 1973 yılında ilk manga çalışmasının yayınının reddedilmesinin ardından 1980’e kadar...

Hong Xi Guan (Executioners From Shaolin), dövüş sanatlarının göründüğü kadar kolay olmadığının, tam anlamıyla özverili çalışmalar neticesinde yüksek seviyelere ulaşmanın mümkün olduğunun bir göstergesi.

Tüm zamanların en çok “Yapma, etme, cıs, det, sakın! ünlemleriyle dolu şarkısını seslendiren Kureyon Shin-chan, okulların kapanmasıyla birlikte yaz tatilini fırsat bilerek Ters Ninja’ya konuk geldi.

Bu defaki filmimiz birkaç yıl evvel beta videosunu bulduğum, işten güçten elimi eteğimi çekip baba evinde yan gelip yatarken Yasuaki Kurata ‘aşkımın’ depreşmesine neden olan, sonra ortadan kaybolan video kaset için abimin çöpe attığını düşünüp, utanmadan bu uğurda bir de ağlayarak kavga ettiğim, en iyi kung fu filmleri listelerine kafadan girmeyi hak eden Legend of A Fighter.

1977 yapımı Hausu’yu (House) tanımlamak pek kolay değil. İnsanda hem seyrederken hem de seyrettikten sonra değişik tatlar bırakıyor. Seyretmiş olmanın verdiği pişmanlık bir yana, asıl filmi seyredememiş olmak ayrı bir pişmanlık unsuru. 77’de vizyona girdiğinde eleştirmenlerden sıfır not alan ama seyircinin gönlünde taht kuran film, ancak doğru yerden bakıldığında “değeri” anlaşılabilecek bir cevher. (Öteki kameraya dönerek) Dilerseniz kısaca konusundan dem vuralım filmin, hemen ardından da üzerinde biraz kafa yoralım.

Sizlere bu hafta bir adet Top 10'da 9 listesiyle merhaba diyorum sevgili dostlarım. Bütün listeler illâ ki yuvarlak rakamlara mı yuvarlanmalılar yani? Zaten internette...

“Onların Bruce Lee’si varsa, bizim de Sonny Chiba’mız var!“ diyordu Japonlar 1970’lerde göğüslerini gere gere. Tamam, bu lafı ben uydurdum, itiraf ediyorum. Ama hedefinin...

Bundan tam bir yıl önce *Sel Yayıncılık’tan Tokyo Sene Sıfır adında bir üçlemenin ilki olarak lanse edilen bir kitap yayımlandı. Aradan daha bir yıl geçmeden üçlemenin ikinci kitabı İşgal Altındaki Şehir de yayımlanınca, aslında gaijinlere (Burada Japonya hakkında Japonmuş gibi yazanlar kastedilmektedir) karşı ön yargılı olsam da kitaplara daha fazla kayıtsız kalamadım.

  Bir kurgusal ve bir dalgasal ile 14. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali'ne kaldığımız yerden devam ediyoruz.  Tuğba Keleş Tokyo Tribe / Tokyo Çetesi: Sion Sono’nun...
Ad