
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
18 Haz
Süper kahraman janrı, popüler kültüre Amerikalıların kattığı bir şey. Serüven duygusunun bir yansıması olduğu için onu eril bir janr olarak konumlandırmak yanlış olmaz. Zaten bu yüzden daha çok erkekler tarafından tüketiliyor. (9 Eylül 2006)
12 Haz
Hollywood King Kong sevdasından yıllardır vazgeçemiyordu. Peter Jackson’ın filmi sanırız artık bu sevda öyküsüne(!) noktayı koymakta. Çünkü ne yaratıcılık, ne de işçilik olarak bunun ötesinde bir King Kong filmi çekmek pek mümkün değil. (16 Aralık 2005)
4 Haz
Sinema kriterlerine göre iyi bir film olabilir ama Michael Mann kriterlerine göre konuşursak vasat bir film Miami Vice. Bir Collateral değil kesinlikle. (2 Eylül 2006)
30 Oca
İdeolojinin sinemaya üstün geldiği; başka niyetlerle, sinema yapma niyeti ve gayretinin çatıştığı bir muharebe alanı Kurtlar Vadisi Irak. Türkiye’de yeniden aksiyon sineması çekeceklere Kuzey Yıldızı olabilecekken, kendi rotasını şaşıran bir yapım. (03-02-2006)
24 Kas
Benliği zedelenmiş, kimlik arayışında, kendine ve çevresine yabancılaşmış, depresyonzede bir modern şehir insanının acı-komik hikayesi Fırtınalı Hayatlar. (25.03.2006)
15 Eyl
Sinemanın gücü biraz da bize hayatın kanıksadığımız gidişatının dışından hikayeler anlatabilmesinde saklıdır. Bu hikayeler sayesinde yaşam süremiz boyunca belki de hiç karşılaşmayacağımız ya da karşılaşsak da önem vermeyip göz ardı edeceğimiz insanlarla tanışırız. Transamerica da çoğu kimsenin ancak dolaylı yoldan varlığından haberdar olduğu türden birini konu alıyor. (09.06.2006)
14 Eyl
Harrison Ford, Jack Bauer’in yerini tutar mı sorusuyla başlamıştır belki de herşey. 24 dizisinin ilk sezonunda teröristler önce kızını sonra karısını kaçırırlar Jack’in. Çalıştığı birim olan CTU’daki operasyonları sabote etmesini isterler ondan. Jack ailesi için denileni yapar. (09-09-2006)
1 Eyl
Otomobili bir nakil vasıtası değil de, “penis” olarak görme durumu üstüne bir film. (28.07.2006)
26 Ağu

Savaşın dalından kopardığı ham bir şeftali başka ağacın dallarındaki bin şeftalinin arasına dönmeye çalışıyor. (14.04.2006)
17 Ağu
Epey oldu, bir amca düşmüştü bomba gibi gündeme. Gazetelere, televizyonlara çıkmıştı. Amcanın özelliği şuydu; acayip yalan söylüyordu. Palavranın bini bir para derler ya, öyle işte. Hatta amcanın yalanlarından hazırlanan bir Top Ten gazete sayfalarında yer bulmuştu. Kötü niyetli yalanlar değillerdi, palavra diyebileceğiniz, hani ‘yine yazıyor” diyip gülerek dinlediğimiz türden yalanlardı bunlar. (30 Kasım 2001)
Son Yorumlar