
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
19 Tem
Kanal-E (Yeni adı CNBC-E olmuştu ama biz henüz adapte olamamıştık yeni isme) Profiler adlı diziyi yayınlamayla başladığında 2000 yılı civarıydı sanırım ve bizim “Profiler”ın ne olduğu hakkında hiçbir fikrimiz yoktu. Profilo satıcısı deseler inanacağız. Bugün öyle mi? Sayısı ayyuka çıkan polisiye diziler sayesinde artık her evden bir “Profiler” çıkacak neredeyse. Aşağıdaki yazı Ağustos 2001′de yazıldı. Ve siz okuduktan sonra kendini beş saniye içinde yok edecek. Etmezse, alıcınızın ayarlarıyla bir oynayın. Yine mi etmedi. Kalkıp oynayın bu kez. Horon tepin. O zaman kesin edecektir. Valla. Edecektir.
13 Tem
Harvey Lawrence Pekar ( 8 Ekim1939 – 12 Temmuz 2010)
Amerika’da kült olmuş American Splendor çizgi romanının yaratıcısının sıradışı öyküsü. (27-04-2004)
(daha fazla…)
13 Tem
Girdiği tuvaletlerde hiyeroglifle duvar yazısı yazan bir mumya, Afro-Amerikalı bir J.F. Kennedy ve tacını kaybetmiş bir Kral, nam-ı diğer Elvis Presley! (7 Temmuz 2006)
12 Tem


Adı üstünde aksiyon filmlerinde mühim olan aksiyondur, bu yüzden hikayenin karakterleri tiplerden ibarettir – iyi adamlar, kötü adamlar. Duyguların değil, şiddetin kol gezmesi bu türün meraklılarını daha memnun eder. Ortalama bir aksiyon seyircisi için hikayedeki bir kadının görevi – sık sık bacaklarını ve göğüslerini sergilemek ve kahramanına ateşli bir öpücük vermek dışında – sorun yaratmak, kendini tehlikeli durumların içine sokmaktır ki, “Tarzan fedakardır” düsturunu takip eden kahramanımız onu kurtarsın. (7 Temmuz 2006)
13 May


Genç olmanın ne demek olduğunu anlatan “Eğitmenler”, işin henüz başındaki hayatlara yön verecek bir kült film adayı… (28 Mayıs 2005)
12 May


Ernesto “Che” Guevera’nın henüz genç bir tıp öğrencisiyken çıktığı Güney Amerika turu güncesinden hareketle çekilen filme şu isim de yakışırdı: bir romantik devrimci doğuyor! (5 Kasım 2004)
3 May
Bazı filmlere önce yönetmen, sonra film için gidilir. O tür filmlerin afişinde zaten yönetmenin adı, neredeyse filmin adından daha ön plandadır. Ama isim hafızası pek kuvvetli olmayan sinemaseverleri de düşündüklerinden olsa gerek, yönetmenin en sükse yapmış filmi de ne yapılır, ne edilir bir yerler sıkıştırılır. Bruiser adlı filmin afişine bakın, ne dediğimizi anlarsınız. Bruiser benim için sürpriz bir filmdi. Sinemaya giderken hiç bilgim yoktu film hakkında. Tek referansı vardı benim için. O da beni tuzağa düşürmek için yeterli bir referanstı: George A. Romero. (5 Mayıs 2001)
2 May
70’li yılların İspanya’sında geçen film, kapı kapı dolaşıp ansiklopedi satarken kendini bir anda “porno filmlerin ünlü yönetmeni” olarak bulan Alfredo Lopez’in hikayesini anlatıyor. Torremolinos 73 aynı anda hem komik, hem gerçekçi hem de duygusal olmayı başarabilen harika bir film. (14 Mayıs 2005)
24 Nis
2005’te En İyi Yabancı Film dalında Oscar’a aday gösterilen Koro, küçük öğrencilerine müzikle hayatın güzel yanlarını göstermeye çalışan bir öğretmenin hikayesini anlatıyor. (30 Nisan 2005)
21 Nis
İlki gibi İndiana Jones efsanesinin izlerini takip eden bir film Mumya Geri Dönüyor. Ama efsanelerle baş edebilmek kolay değildir. Miras yiyelim derken, peşine düştüğünüz efsane sizi mideye indirebilir. Hele bu efsanenin altında Lucas, Spielberg ve Ford gibi imzalar varsa. (19 Mayıs 2001)
Son Yorumlar