Futbol Ateşi

Futbol ve sinema, Futbol ve Edebiyat, Futbol ve Müzik, Futbol ve Çizgi Roman...

1955’te kurulup yalnızca ticari fuarları olan şehirlerin takımlarının katılabildiği Fuar Şehirleri Kupası’ndan… 1971’de UEFA Kupası ismini alan bu kupaya katılan ilk Türk takımı İzmir’in siyah-beyazlısı Altay’dı.

Horizon Yayıncılık’tan çıkan Futbolcudan Yönetmen: Memduh Ün bunun gibi birçok samimi itirafa sahip bir anı kitabı. Biz yalnızca futbolla ilgili olanlardan örnekler verdik ama kitabın çoğunluğu Türk sinemasıyla ilgili anekdotlarla dolu.

Newcastle’da 3 sezonda 107 maçta 25 gol atan, son sezonunun da İngiltere’de yılın en iyi genç oyuncusu seçilen Gazza bu sürede alkollü araç kullandığı için bir süreliğine ehliyetini kaybeder ve kendisini bu sebepten yedekte bırakan teknik direktörüne tepkisini soyunma odasının duvarlarını bir traktör ile yıkarak gösterir.

Yeni İran Sineması ya da başka bi deyişle, İran Yeni Dalgası'nın en önemli yönetmenlerinden biri olan Cafer Penahi'nin daha önce iki filmini gördüğümü hatırlıyorum (sanırım festivaller de izlemiş olmalıyım). Lâkin İstanbul Modern'in, yönetmenin filmlerini göstereceği haberini almamla beraber, bu eksikliğimi tamamen gidermeye karar vermiştim bile..

Hayatın anlamını basittir. Ne anlıyorsanız, ne kadar anlıyorsunuz o! Hayat fena halde futbola benzediği için, aynısını futbol için de söyleyebiliriz pekâla. Looking For Eric’in (Hayata Çalım At) yönetmeni Ken Loach da belli ki bizimle aynı fikirde.

Turgay Şeren kariyerinin en iyi yıllarından birinde çok cazip bir transfer teklifi aldı. Teklif, başka bir takımdan, başka bir ülkeden, hatta başka bir kıtadan geliyordu. Berlin Panteri’ni transfer etmek isteyen...

İngiltere'ye tek golü atıp efsanenin en önemli parçası haline gelen Gaetjens de Belçikalı bir baba ve Haitili bir annenin çocuğu olarak Haiti'de doğmuştu. New York'a üniversitede okumaya gelen Gaetjens bir yandan futbol oynamaya devam ettiği amatör ligin gol krallı olmayı da başarmıştı.

Tribünlerden önce lüle saçları havalanırdı gole giderken O saçlar gol olacağını önceden hissederlerdi sanki Gücünü saçlarından alırdı belki de Selçuk Yula Efsanelerdeki Samson gibi Topla giderken kağıt gibi...

11 Kasım 1942’de meclisten geçen Varlık Vergisi kimileri için zorunluluk, kimileri içinse utanç vesikasıydı. İletişim’den çıkan Yorgo Hacıdimitriadis’in Aşkale ve Erzurum Günlüğü (1943) adlı kitap sayesinde vergisini ödeyemeyen gayrimüslimlerin başına neler geldiğini öğreniyor ve zorunlu olarak utanıyoruz.

Emre Sarıkuş yönetmeliğinde çekilen 'Teknik Direktör Adnan Dinçer' belgeseli, 75 yaşındaki idealist futbol adamının hikâyesini anlatırken ülke futbolunun geçmişine ve bugününe mercek tutuyor. Ülkemizde malesef...

Futbolu idealize eden, neredeyse hayatın anlamı haline getiren, birleştirici özelliği nedeniyle el üstünde tutan diğer örneklerden ayrılan bir film var karşımızda. Futbolun tutku, hayal ve amaçlarımız için bir araç olarak kullanıldığını yeniden hatırlatıyor. Meselenin sadece futbolda değil, yaşadığımız dünyada olduğunu gözümüze sokuyor.
Ad