Futbol Ateşi

Futbol ve sinema, Futbol ve Edebiyat, Futbol ve Müzik, Futbol ve Çizgi Roman...

1955’te kurulup yalnızca ticari fuarları olan şehirlerin takımlarının katılabildiği Fuar Şehirleri Kupası’ndan… 1971’de UEFA Kupası ismini alan bu kupaya katılan ilk Türk takımı İzmir’in siyah-beyazlısı Altay’dı.

Yeni İran Sineması ya da başka bi deyişle, İran Yeni Dalgası'nın en önemli yönetmenlerinden biri olan Cafer Penahi'nin daha önce iki filmini gördüğümü hatırlıyorum (sanırım festivaller de izlemiş olmalıyım). Lâkin İstanbul Modern'in, yönetmenin filmlerini göstereceği haberini almamla beraber, bu eksikliğimi tamamen gidermeye karar vermiştim bile..

Serdar Akar filmografisinin aydınlık yüzüne baktığımızda onun küçük mekanlara sıkışmış hikayeleri beyazperdeye taşımak konusunda ne kadar iyi olduğunu görüyoruz. İşin sırrı ise elbette hikayesinin oluştuğu o minyatür coğrafyanın insanlarını, jargonunu, duygularını, ihtiraslarını iyi bilmesi ya da iyi gözlem yapıp öğrenmesi.

Spor gazeteciliğine lisede tuttuğu defterlerle başlayan Tezcan, profesyonel anlamda kariyerine Spor&Spor dergisinde başladı. Sonraki yıllarda Yeni Yüzyıl, Yeni Binyıl, Radikal ve Fanatik gazetelerinde çalışan Tezcan uzun bir ara verdiği yazarlığa Ege Görgün’ün yönetiminde çıkan Goal dergisinde başlamıştı.

30’lu, 40’lı, 50’li, 60’lı yıllarda ise takım sayısının ve futbola olan ilginin artmasıyla rekabet ortamı iyice kızışmıştı. Merinos, Güvenspor, Acar İdmanyurdu, Akınspor, İnegöl İdmanyurdu, Nilüferspor Bursa mahalli liginde şampiyonluğu göğüslemek için kıyasıya kapışıyorlardı.

GOAL dergisinin Haziran sayısında yer alan Dünya Kupası Duvarı spor ve sanat dünyasından isimler tarafından duvar yazılarıyla dolduruldu. Futbola ve Kocaelispor'a düşkünlüğünü iyi bildiğimiz Onur Ünlü bakın duvara ne yazdı?

"1997'den beri düzenlenen Robocup Futbol Turnuvası'na katılan firmaların ana hedefi 2050 yılına kadar insanlarla çim sahalarda maç yapabilecek hatta onları yenebilecek bir robot futbol takımı yaratmak."

Fuat Hüsnü Kayacan, ağabeyi Hamit Hüsnü Kayacan ile uzun yıllar Fenerbahçe’de yöneticilik yaptıktan sonra 1969 yılında hayata gözlerini yumar.

Maç saat 16.00’da başlar. 20. dakikaya gelindiğinde Kayserispor Oktay ile 1-0 öne geçer. İşte buradan sonrası eldeki bilgiler o kadar değişken ki akla Akira Kurosawa’nın Rashomon filmindeki, cinayeti kendi gördükleri şekliyle farklı farklı anlatan karakterler geliyor.

Altay 1982-1983 sezonu sonunda da 34 maçta topladığı 21 puanla lig sonuncusu olarak küme düşüyordu. O dönemde bu başarısızlığın en büyük müsebbibi olarak kulüp başkanı görülüyordu. Yani gençliğinde Afrika’da Fransız Lejyonu’nda paralı askerlik yapmış, yaralanmış, ölümcül badireler atlatmış olan Rıdvan Burteçin.

Latin Amerika ülkeleri 1970 Meksika Dünya Kupası’na katılmak için yarışıyordu. Yarışı kazanan El Salvador oluyor ve Meksika’ya gidiyordu. Ama eleme turlarında karşılaştığı Honduras’la yaptığı 4 bin kişinin öldüğü, 12 bin kişinin yaralandığı, elli bin kişinin evini yitirdiği 100 saatlik bir savaşın ardından... Bu şüphesiz tarihin görüp göreceği en büyük futbol faciasıydı.
Ad