Futbol Ateşi

Futbol ve sinema, Futbol ve Edebiyat, Futbol ve Müzik, Futbol ve Çizgi Roman...

Hayatta pek çok şey gibi futbol sevgisini de daha çocukken, çevremizdekilere bakarak, onlardan etkilenerek öğreniriz. Ancak yaşamın bizi sürüklediği güzergah/deneyimlerimiz bizi ve sevgimizi biçimlendirir. Ölümcül bir aşktan yarım yamalak bir ilgiye kadar değişen yelpazede kendimize yer buluruz. Cass filmi de futbol şiddetinin uçlarında yaşayan gerçek bir adamın hikâyesini aktarıyor.

Tuttuğu takımla sevgilisi arasında kalan erkeğin halinden çoğumuz az çok anlarız herhalde. Murat Şeker de anlıyor. Ve anladıklarını son filmi Aşk Tutulması’nda bizimle...

İstanbul takımını menajerliğini dönemin karakter oyuncularından Rauf Ulukut ve tanınmış komedyan Aziz Basmacı yapacaktır. (Basmacı’yı Turist Ömer Yamyamlar Arasında filminde canlandırdığı safari düşkünü zengin tiplemesiyle hatırlamak mümkün.)

Serdar Akar filmografisinin aydınlık yüzüne baktığımızda onun küçük mekanlara sıkışmış hikayeleri beyazperdeye taşımak konusunda ne kadar iyi olduğunu görüyoruz. İşin sırrı ise elbette hikayesinin oluştuğu o minyatür coğrafyanın insanlarını, jargonunu, duygularını, ihtiraslarını iyi bilmesi ya da iyi gözlem yapıp öğrenmesi.

Ferguson’ın yaşam öyküsünde burada değinmediğimiz birçok ilginç nokta daha var. Wenger ve Benitez’e eleştirileri, hatalı olduğunu kabul ettiği tek hareketi olan Jaap Stam’ın Lazio’ya satılması, Manchester City ve Liverpool hakkındaki fikirleri (özellikle de Gerrard’ın en üst düzey bir futbolcu olmadığını savunduğu sayfalar) ve Mourinho ile olan ilişkisi gibi.

Fenerbahçe 3-2 yenildiği Beşiktaş haricinde tüm rakiplerini yenerek ilk yarıyı lider kapatmıştır. Galatasaray, Beykoz ve İstanbulspor’u tek golle geçen, Vefa’ya 4-0, Süleymaniye’ye 8-0'lık skorlarla fark atan sarı-lacivertliler en kuvvetli şampiyon adayıdır.

Görünen o ki insanlar Vinnie Jones’u beyazperdeye, yeşil sahalardan daha çok yakıştırdılar. Bunun neticesinde Vinnie kısa bir sürede önemli bir sinema kariyeri elde etti. Bu uğurda futboldan çabuk koptu.

Maximillian Schell bu olayın ardından, artık kimden akıl aldıysa, Türk gazetecilere karşı büyük bir strateji değişikliğine gitti. Artık aralarından su sızmıyordu. Öyle ki beyazperdeden yeşil sahalara transfer bile oldu bu uğurda Schell. O sıralarda, bugün Beşiktaş İnönü Stadı diye bildiğimiz, o zamanlarsa Demokrat Parti tarafından İsmet İnönü’ye “kıllığına” adı Mithatpaşa’ya çevrilen sahada yapılacak Hakemler- Spor Yazarları maçında gazetecilerin takımının formasını giydi Maximillian Schell.

Osmanlı İmparatorluğu’ndan 30’lu yılların Amerikası’na ve Nazi Almanyası’na uzanan epik bir hikaye. Milliyetleri, kültürleri, geçmişleri hatta ten renkleri bile benzeşmeyen 3 adam. Bir siyahi Amerikalı; Joe Louis. Bir Alman: Max Schmeling. Bir Türk: Sabri Mahir Bey.

Altay 1982-1983 sezonu sonunda da 34 maçta topladığı 21 puanla lig sonuncusu olarak küme düşüyordu. O dönemde bu başarısızlığın en büyük müsebbibi olarak kulüp başkanı görülüyordu. Yani gençliğinde Afrika’da Fransız Lejyonu’nda paralı askerlik yapmış, yaralanmış, ölümcül badireler atlatmış olan Rıdvan Burteçin.

Newcastle’da 3 sezonda 107 maçta 25 gol atan, son sezonunun da İngiltere’de yılın en iyi genç oyuncusu seçilen Gazza bu sürede alkollü araç kullandığı için bir süreliğine ehliyetini kaybeder ve kendisini bu sebepten yedekte bırakan teknik direktörüne tepkisini soyunma odasının duvarlarını bir traktör ile yıkarak gösterir.
Ad