
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
17 Oca
Kağıt‘ın konusunu ve bende doğurduğu izlenimleri, sitemizin Vizyon-tele kategorisi dahilinde geçen cuma günü yayınlanan yazıda -kısa bi şekilde- anlattım.. Şimdi bunları yeniden tekrarlamanın gereği yok; lâkin, hem bu filmin aklıma üşüştürdüğü diğer şeyler, hem de Sinan Çetin üzerine konuşmanın keyfine de -doğrusu- diyecek yok..
10 Oca
Hemen uyarımı yapayım da yazının başlığının yanıltıcı etkisiyle yanlış şeyler düşünmeyesiniz.. ‘Yahut’ bağlacı, sadece iki ‘farklı’ cümleyi birbirine bağlar, Landlord‘u hiç bağlamaz! Demek istediğim, Fransız filmi seyretmek, Landlord‘un en pis ânı falan değildir.. Kendisi o tür bir filmin karşısında bünyesinde oluşan ‘derinden iç geçirme’ hâlini de biraz aşan, bir nevi alerjik dertten muzdariptir sadece. (Evet.. Garip ama gerçek ki Landlord, Fransa’da çekilmiş bütün filmleri hem tek bir tür, yani ‘Fransız Filmi’ adı altında toplayabilme, hem de hepsinden bir anda uzaklaşabilme meziyetine haiz biridir.)
3 Oca
İngiliz yazar James Miller (William Shimell), ülkesinde pek ilgi görmediği halde, İtalyanca çevirisinin epey popüler olduğu kitabını imzalamak ve okurlarıyla buluşmak üzre Toscana bölgesinde düzenlenmiş bir toplantıya katılır.. Kitabın adı, filmimizin de adının İtalyancası olan Copia Conforme‘dir ve yazar, ‘sanat felsefesi’ üzerine oluşturduğu kitabında, kopya sanat eserlerinin, orijinallerinden daha da değerli olabileceği tezini işlemektedir..
1 Oca
Ters Ninja yazarlarının sizlere kendi meşreplerince “iyi seneler” dilemeleri daha doğru olur diye düşündük…
27 Ara
Bir varmış bir yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş.. Lâkin uzak diyarlardan bir ülkenin, barış ve bolluk içinde yaşayan halkı kadar mutlusu da pek yokmuş.. Daha çok, adaletle hükmettiklerinden olsa gerek- bu memleketin en sevilen kişileri olan Kral ve Kraliçe’sinin tek istekleri, sağlıklı doğmasını diledikleri bir çocukmuş..
20 Ara
Akın (İsmail Hacıoğlu), şehr-i İstanbul’un yoksul mahallelerinden birinde, düşman gibi gördüğü ‘yobaz’ babası (Turgay Tanülkü) ve belli ki bu kocadan çokça çekmiş annesiyle aynı evi paylaşan, yirmili yaşlarını sürmekte olan bir deli oğlandır.. Hem, yüzüne karşı baba bile diyemediği ‘sevgisizlik’ sembolü babasından kaynaklanan, hem de genel olarak çevresini kuşatan -her anlamda- yokluk ve yoksunluktan dolayı coşan öfkesiyle sürekli isyanları oynayan Akın, hastanede yatan annesinin ölüm haberiyle birlikte, benliğini bir cendere gibi sıkan bu ‘boş’ ve de anlamsız yaşantısından kurtulabilmenin çarelerini düşünmeye başlar..
13 Ara
Lütfen bu hafta da filmin mevzusuna uygun ve görkemli geçmişimle de mütenasip bir girizgah yapmamı beklemeyin benden.. Zira, o kadar da uçup coşarak, çocukluğumda yaşadığım Narnia benzeri bir maceradan bahsedecek ne cesaretim, ne de şevkim var bugün.. Şevkimi kırdılar a dostlar! Dünyanın en tesirli atmasyon silahımın, martavaldan mermilerini elimden alıp, Venedik kanallarına atıverdiler..
6 Ara
27 Mayıs 1960 Cuma sabahını nasıl unuturum.. Aga marka radyonun karşısına geçerek, Albay Alparslan Türkeş‘in tok ve boğuk sesinden -bilmem kaçıncı defa- ihtilal bildirisini dinlerken; kafamda da birkaç gün önce verdiğim -yakın geleceğe yönelik- bir kararı değiştirmekle meşguldüm..
30 Kas
Önümüzdeki 2 yıl içinde 60’dan fazla 3 boyutlu filmin vizyona çıkması bekleniyor dünyada. Bu durumdan hiç memnun olmayanlar da var.
29 Kas
Komedi filmlerinin en meşhur alt türlerinden birini icra etmek üzere, bi şekilde bir araya gelmiş/getirilmiş zıt görünümlü ve zıt fikirli tiplerden oluşan; eskilerden Laurel ve Hardy veya onların İtalyan versiyonu olan -bizde uydurulan isimleriyle maruf- Yavru ile Katip gibi nispeten daha yeni ‘ikili komedyenler’, bu işten, uzun yıllar boyunca epeyi bi ekmek yemişlerdir -malumunuz..
Son Yorumlar