Tersninja.com

Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.

Olağan Mevzular’ Kategorisi Arşivi

Secretariat: At Koşar Sahibi Kazanır

ABD’nin -haliyle de!- dünyanın gelmiş geçmiş en meşhur yarış atlarından biri olarak bilinen Secretariat’ın hayatının önemli bir kesitini, beyaz perdede izlemeye ne dersiniz?

Sizi bilemem ama bana birileri bu soruyla gelseydi, hemen filmin künyesine bakardım -en azından- senaristi ve yönetmeni, bir beygir mi diye..

(daha fazla…)

Sinemayla ilgili en büyük korkunuz gittiğiniz filmin bir “sanat filmi” çıkması mı? Gideceğiniz filmi seçmek için çok mu kafa patlatıyorsunuz? Merak etmeyin, işte bir kez daha hı(n)zır gibi yetiştik imdadınıza.

(daha fazla…)

Bir Şehir: Barselona

En son Vicky Cristina Barcelona filminde, Cehennem’e giriş sırasında ter döken bir günahkârın, Cennet’ine çoktan kavuşmuş bir mümini -bi şekilde- dikizlermiş gibi, kıskançlıkla, ağzımın suları aka aka izlemiştim Javier Bardem‘i.. Scarlett Johansson ve Penelope Cruz adlı hurilerin arasında kendinden geçmiş gibiydi.. Onlara layıkıyla mekânlık yapan, şol cennetten bir köşe misâli Barselona da bir başka güzeldi tabii..

(daha fazla…)

Gunther Strobbe (Kenneth Vanbaeden), annesinden boşanmış, ‘alkoliklik’ başta olmak üzere bilumum kötü ‘meziyetlere’ haiz bir adam olan babası Marcel ‘Celle’ Strobbe (Koen De Graeve) ve berbatlıkta babasıyla yarışacak kaliteye sahip, üç adet amcasıyla ve de bütün bu beş kişilik erkek nüfusuyla tek başına ilgilenen babaannesiyle birlikte fakirliğin çukurunda debelenen, on üç yaşında bir çocuktur..

(daha fazla…)

Kağıt‘ın konusunu ve bende doğurduğu izlenimleri, sitemizin Vizyon-tele kategorisi dahilinde geçen cuma günü yayınlanan yazıda -kısa bi şekilde- anlattım.. Şimdi bunları yeniden tekrarlamanın gereği yok; lâkin, hem bu filmin aklıma üşüştürdüğü diğer şeyler, hem de Sinan Çetin üzerine konuşmanın keyfine de -doğrusu- diyecek yok..

(daha fazla…)

Hemen uyarımı yapayım da yazının başlığının yanıltıcı etkisiyle yanlış şeyler düşünmeyesiniz.. ‘Yahut’ bağlacı, sadece iki ‘farklı’ cümleyi birbirine bağlar, Landlord‘u hiç bağlamaz! Demek istediğim, Fransız filmi seyretmek, Landlord‘un en pis ânı falan değildir.. Kendisi o tür bir filmin karşısında bünyesinde oluşan ‘derinden iç geçirme’ hâlini de biraz aşan, bir nevi alerjik  dertten muzdariptir sadece. (Evet.. Garip ama gerçek ki Landlord, Fransa’da çekilmiş bütün filmleri hem tek bir tür, yani ‘Fransız Filmi’ adı altında toplayabilme, hem de hepsinden bir anda uzaklaşabilme meziyetine haiz biridir.)

(daha fazla…)

İngiliz yazar James Miller (William Shimell), ülkesinde pek ilgi görmediği halde, İtalyanca çevirisinin epey popüler olduğu kitabını imzalamak ve okurlarıyla buluşmak üzre Toscana bölgesinde düzenlenmiş bir toplantıya katılır.. Kitabın adı, filmimizin de adının İtalyancası olan Copia Conforme‘dir ve yazar, ‘sanat felsefesi’ üzerine oluşturduğu kitabında, kopya sanat eserlerinin, orijinallerinden daha da değerli olabileceği tezini işlemektedir..

(daha fazla…)

Ters Ninja yazarlarının sizlere kendi meşreplerince “iyi seneler” dilemeleri daha doğru olur diye düşündük…

(daha fazla…)

Bir varmış bir yokmuş, Allah’ın kulu çokmuş.. Lâkin uzak diyarlardan bir ülkenin, barış ve bolluk içinde yaşayan halkı kadar mutlusu da pek yokmuş.. Daha çok, adaletle hükmettiklerinden olsa gerek- bu memleketin en sevilen kişileri olan Kral ve Kraliçe’sinin tek istekleri, sağlıklı doğmasını diledikleri bir çocukmuş..

(daha fazla…)

Akın (İsmail Hacıoğlu), şehr-i İstanbul’un yoksul mahallelerinden birinde, düşman gibi gördüğü ‘yobaz’ babası (Turgay Tanülkü) ve belli ki bu kocadan çokça çekmiş annesiyle aynı evi paylaşan, yirmili yaşlarını sürmekte olan bir deli oğlandır.. Hem, yüzüne karşı baba bile diyemediği ‘sevgisizlik’ sembolü babasından kaynaklanan, hem de genel olarak çevresini kuşatan -her anlamda- yokluk ve yoksunluktan dolayı coşan öfkesiyle sürekli isyanları oynayan Akın, hastanede yatan annesinin ölüm haberiyle birlikte, benliğini bir cendere gibi sıkan bu ‘boş’ ve de anlamsız yaşantısından kurtulabilmenin çarelerini düşünmeye başlar..

Ters Ninja’nın İç Dünyasında Ara

Haftanın Filmleri
Kitap Hırsızları
Karate Filmleri Ofisi

Anket

Sinemada en keyiflisi hangisini yemek?

Sonuçları gör

Loading ... Loading ...

Ters Ninja Kanunu

Ters Ninja kanunu, senaryolarda kullanılan bir klişedir. Ters ninja kanununa göre, kötü adamların sayısı ne kadar fazla ise, kahramana zarar verme olasılıkları o kadar düşüktür.

MEDYA SPONSORLUKLARIMIZ

Ters Ninja Banner





Arşivler

Müzik dinlendiği gibi okunabilir de!

Muhatabımız Kim?

Sitemizin hizmet kapsamına sinemaya gönül veren, okumayı, bilmeyi seven, sinemanın dışında sanat dallarına ilgi gösteren, birey olabilmeyi becermiş organizmalar girmektedir. Bu site saydığımız özelliklere sahip organizmalar arasında din, dil, ırk, tür, cinsiyet, yürürken kullandığı ayak sayısı ayrımı yapmaz.
Landlord der ki

Öneriyoruz