İsveçli yönetmen Nils Arden Oplev’in 2009’da çektiği filmden sonra ikinci bir versiyon olarak karşımıza çıkmıştı. Hollywood’un yeniden çevrimler kervanını giderek genişlettiği son yıllarda neler olup bittiği bu vesilelerle hatırlatmak istedik.

Bir şiir dergisinin yayın yönetmeni, sohbetimiz esnasında Türkiye’de şiir dergilerinin bin tane dahi satmadığını, ama yayımlamaları için gönderilen şiir sayısının on binleri bulduğunu ifade etmişti. Şiir okumayan, fakat şiir yazabilen insanımız; sinema üzerine de okumuyor, fakat pekâlâ sinema yazabiliyor demek ki. Bu dosyamızda, 10 akademisyene/sinema yazarına/yönetmene sinema yazmak için okunması gereken sinema kitaplarını sorduk...

Alien fikri o zamanlar yeşermeye başladı O’Bannon’ın aklında. Ama araya başka işler girdi. Okul bittikten sonra Dune filminde çalışması için Avrupa’dan teklif aldı. H.R. Giger, Moebius ve Chris Foss gibi çizerlerin de projeye dahil olduğunu öğrenince tası tarağı toplayıp Avrupa’ya gitti.

Kürt sinema çevrelerinde bazı Türkçe filmlerin Kürt sinemasının mihenk taşı olarak kabul edildiğini görebiliyoruz. Bu taşların en önemlileri ise Yılmaz Güney filmleridir.

Yine yönetmenine göre “vaktinden önce çekilen” ve vakitsiz öten horoz misali sessizliğe sürüklenen filmdeki Tatum karakterinin, Amy Dunne ya da Louis Bloom’a ilham verdiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Halkaya; bu alanda bir başka doruğu temsil eden Barry Levinson’ın Wag the Dog’unun işbitirici medya uzmanlarını ve Yeni Türkiye’nin “dönüşlerini” gözyaşartıcı bir hızla gerçekleştiren kalemşörlerini, açık oturumların bilirkişilerini de ekleyebilirsiniz tabii…

Sinema tarihinde James Bond’un Aston Martin’inden tutun da, Batman’in Batmobil’ine kadar birçok araba, ait olduğu o filmle özdeşleşmiştir. Ama bazı filmlerde, öyle arabalar vardır ki, karakterlerini bile sollayıp, görsel hafızada öne çıkmıştır. Diğer bir deyişle, karakterleşmiştir. İşte bu listede, usta oyunculardan rol çalarak, filmin en önemli karakterine dönüşen arabaların yer aldığı başlıca beş filmi sıralayacağız…

Önemli tarihi kişilikler çoğu kez yaşadıkları dönemde de sonraki dönemlerde de tartışmalı kimliklere dönüşürler. Bu sinema ve tiyatro tarihimizin önemli adı Muhsin Ertuğrul için de böyle olmuştur. Sinema, Avrupa’da ve Amerika’daki seyircili sinema gösterileri ile başladığında büyük bir ilgiyle karşılanır. Çok kısa bir sürede bütün dünyaya yayılır, başlangıcından günümüze dünyada da, ülkemizde de birçok aşamadan geçer.

Christian Petzold’un yönettiği son Doğu Almanya güzellemesi Barbara’nın vesilesiyle Almanya’da yapılan Doğu Almanya’yı anlatan filmlerden bahsetmekte fayda var. Berlin Duvarı’nın ortaya çıkmasından günümüze değin iki devletli yapıyı anlatan çok sayıda film yapıldı. Özellikle duvar yıkıldıktan sonra bu konuyu merkeze alan filmlerin sayısında belirgin bir artış yaşandı.

“Türk sinemasında kadın” konusunda düşünüp konuşmaya başladığınızda, 1920’li yıllarda çekilen ilk konulu filmlerde gayrimüslim kadınları oynatmak zorunda olan bir ülke sinemasından söz ettiğinizi aklımızın bir kenarında muhafaza etmekte yarar var.

ABD’de ilk sinema salonu açıldığında yıl 1902 idi. 1908’de ise bu sayı 10.000 olmuştu. Talep gün geçtikçe artıyor, şablonlar değişmeye başlıyordu. Artık yüksek bütçeli...

Kızılderililer’in ve adaletin ateşli bir savunucusu olan baltalı İlah Zagor, 1961 yılında Guido Nolitta ve Gallieno Ferri tarafından İtalya’da yaratılmasının hemen ertesi senesi Türkçe konuşmaya başladı. Ülkemizde ilk olarak Ceylan Yayınları’ndan çıkan Zagor o günden bugüne hala aramızda ve ister hala okuyalım, ister okumayalım hala bizden biri.
Ad