Bu yazı Stanley Kubrick imzalı Paths of Glory’i ve filmin gösterime girdiği 1957 yılını temel alarak, sinemanın ve bir anlamda da insanlığın savaşla (ya da barışla) imtihanını masaya yatırmayı hedeflemektedir.

Yeni İran Sineması ya da başka bi deyişle, İran Yeni Dalgası'nın en önemli yönetmenlerinden biri olan Cafer Penahi'nin daha önce iki filmini gördüğümü hatırlıyorum (sanırım festivaller de izlemiş olmalıyım). Lâkin İstanbul Modern'in, yönetmenin filmlerini göstereceği haberini almamla beraber, bu eksikliğimi tamamen gidermeye karar vermiştim bile..

Çizgi roman dünyasının en ünlü taytı Temmuz ayı içinde Türk okuyucusuyla tekrar buluşuyor. Bu sefer geçen seferki ayrılıklarımıza kıyasla çok daha kısa bir süre onsuz kaldık. Marmara Çizgi; yayımladığı Conan, Bone, Yürüyen Ölüler, Thor, X-Men, Red Sonja gibi kahramanların yanına Örümcek Adam'ı da kattı. Marmara’dan çıkacak maceralara değinmeden önce sevgili Ağ Kafa’nın Türkiye’deki acı, sıkıntı, keder ve üzüntü dolu macerasına kısa bir göz atmak yerinde olacaktır.

Bu yazıda suç, gizem, maske takan eldivenli katiller ve tüyler ürperten cinayetlerin 1960’lardan 1970’lerin ikinci yarısına dek en orijinal örneklerini veren İtalyan Giallo sinemasını ameliyat masasına alarak türün nereden peydahlandığını, etkilendiği kaynakları ve anlatısal unsurlarını bir neşter darbesiyle ifşa ediyoruz.

Bu yazıda suç, gizem, maske takan eldivenli katiller ve tüyler ürperten cinayetlerin 1960’lardan 1970’lerin ikinci yarısına dek en orijinal örneklerini veren İtalyan Giallo sinemasını ameliyat masasına alarak türün nereden peydahlandığını, etkilendiği kaynakları ve anlatısal unsurlarını bir neşter darbesiyle ifşa ediyoruz.

Yeşil Yaban Arısı (The Green Hornet) filminin oldukça köklü bir radyo, televizyon, beyazperde ve matbuat geçmişi var.

Alien fikri o zamanlar yeşermeye başladı O’Bannon’ın aklında. Ama araya başka işler girdi. Okul bittikten sonra Dune filminde çalışması için Avrupa’dan teklif aldı. H.R. Giger, Moebius ve Chris Foss gibi çizerlerin de projeye dahil olduğunu öğrenince tası tarağı toplayıp Avrupa’ya gitti.

ABD’de ilk sinema salonu açıldığında yıl 1902 idi. 1908’de ise bu sayı 10.000 olmuştu. Talep gün geçtikçe artıyor, şablonlar değişmeye başlıyordu. Artık yüksek bütçeli...

Bu gişe başarısı, Türk sinemasının yapımcılarını harekete geçirmeye başladı. Yapımcılar, tercihlerini Mısır filmlerinden değil, 1950’li yıllarda gösterime girmiş olan Hint filmi Avare’den yana kullanınca izleyici, Orhan Gencebay’ın, senaryosunu kendi yazdığı Çilekeş, Derdim Dünyadan Büyük, Ferdi Tayfur’un, Batan Güneş, gibi Hint filmi uyarlamalarıyla karşılaştı.
Ad