Kitap Hırsızları

Bir kitap çıktı diyeler, üç gün sonra duymayalar

Marksist yazar Terry Eagleton son kitabında çıkan kısmın özetini veriyor ve hâlâ kuşku duyanlar için on başlık halinde Marx’ın düşüncelerine genel bir bakış atıyor.

Cronos, Devil’s Backbone, Mimics, Hellboy, Blade 2, Pan’ın Labirenti gibi filmlerin yönetmeni olarak bugüne kadar hortlaklardan vampirlere, cehennem zebanilerinden mutasyona uğramış insan yiyen dev hamamböceklerine kadar pek çok acayip şeyi beyazperdeye taşıyan Guillermo Del Toro’nun bu sözünü tuttuğunu söyleyebiliriz.

Tılsım-ı Kudret romanında gerek İbn-i Reşad’ın mektupları, gerekse Bodur Nafi’nin şiirsel anlatımları olsun; bunun aksini düşünmemi sağlayacak tek bir kanıt yoktu. Göktuğ Canbaba’yı bekliyordum Kadıköy’de…

Ataç’ın dil konusundaki hassasiyeti “sinema” konusunda da açığa çıkmıştı. 1953 ve 1957 yılları arasında kaleme aldığı günlük yazılarının ve notlarının biraraya getirildiği Günce adlı eserinden alıntılıyoruz:

unutulmaz çizgi romanlara imza atan Eisner ödüllü Loeb-Sale ikilisi, DC Comics kahramanlarına yansıttıkları olağanüstü anlatım tarzlarını Marvel Comics kahramanlarına uyarlayıp bizlere masalsı bir seri sunuyorlar.

Maymunlar Cehennemi: Başlangıç ise hikayenin en başına gitmeyi seçiyor. Maymunların dünyayı nasıl insanları elinden aldığına bir kılıf uydurulmaya çalışılıyor filmde.

Recep Tayyip Erdoğan siyasi döneminin konjonktürel şartlarının, Adnan Menderes siyasi döneminin konjonktürel şartlarıyla benzerlikleri mâlum. Ancak 50’li yılların çöplerini karıştırdığımızda “alkol aleyhtarlığı” konusunda faaliyetlerin daha yoğun olduğu gözlemleniyor.

Girişimci ruhlar kolay pes etmeyeceği için direktif gecikmez 1954’de ilk Mike Hammer çevirisini yapan Kemal Tahir’e: “Sen yaz o zaman!” Bu hikayenin sonunda nurtopu gibi üç Mayk Hammer romanı doğar; Derini Yüzeceğim, Kara Nara ve Kıran Kırana. Baba Kemal Tahir bebeklerinin nüfus kağıdına baba adı olarak F.M. İkinci adını yazdırmıştı.

Epeydir, ama epeydir ertelediğim bir şeydi okuduğum ecnebi (orijinal-altyazısız) çizgi roman albümleri hakkında yazmak. (Ve böyle erteleyip durduğum daha bir sürü şey var işin...

2008 yapımı Normal Bir İş Yapmak İstiyorum / Futsu No Shigoto ga Shitai adlı mevzu bahis belgesel, aslen kameraman olan Tokachi Tsuchiya tarafından kotarılmış ve çeşitli festivallerde gösterilme fırsatı bulmuş

Beyoğlu’ndaki mekanlarında insanları sinemanın, sporun, müziğin, şehrin hatta Türkiye’nin tarihinden geride kalan nesnelerle bizzat buluşturan Ergun Hiçyılmaz’ın, Destek Yayınları’ndan çıkan son kitabı Son İstanbullu kapakta da belirtildiği gibi “Yitik İstanbul’a bir zayii ilanı” niteliği taşıyor.
Ad