Kitap Hırsızları

Bir kitap çıktı diyeler, üç gün sonra duymayalar

Kızılderililer’in ve adaletin ateşli bir savunucusu olan baltalı İlah Zagor, 1961 yılında Guido Nolitta ve Gallieno Ferri tarafından İtalya’da yaratılmasının hemen ertesi senesi Türkçe konuşmaya başladı. Ülkemizde ilk olarak Ceylan Yayınları’ndan çıkan Zagor o günden bugüne hala aramızda ve ister hala okuyalım, ister okumayalım hala bizden biri.

Valerie Solanas daha çok “Andy Warhol’u vuran kadın” olarak bilinir, ama asıl bilinmesi gereken ve ilgiyi hak eden yazmış olduğu Erkek Doğrama Cemiyeti Manifestosu (SCUM Manifesto) isimli kitabıdır.

Modern Evliya Çelebi, erken Cumhuriyet’in ve devamının en meşhur muhabir ve muharriri Hikmet Feridun Es’in (d.1909-ö.1992), 1954 yılında “popüler olacak işin kokusunu 1 km öteden alan” Ertem Eğilmez’in kurduğu Çağlayan Yayınevi’nden çıkan kitabı, Aşk Tamtamları bu satırlarla başlıyor.

Ülkemizde hayli tutulan gerilim-polisiye yazarı Jean Christophe Grangé’ın yazdığı, Phillippe Adamov’un resimlediği Zener’in Laneti, ABD ve SSCB gibi süper güçlerin parapsikolojiyle merak salıp gizliden gizliye araştırma yaptığı Soğuk Savaş yıllarında geçen bir macera.

Turkuvaz Kitap, büyük Türk çizeri Sezgin Burak’ın yarattığı çizgi roman kahramanı Tarkan’ın maceralarını renkli ve kaliteli biçimde yeniden yayımlıyor. 6 cilt raflardaki yerini aldı bile.

Peter Heim’ın yönettiği Les Dalton 42 milyon dolarlık bütçesiyle İngilizce olmayan en pahalı filmler arasına girdi. (Şimdilik 16. sırada.) Filmde az biraz görünen Red Kit’i ise Til Schweiger canlandırmıştı.

Sjöwall ve Wahlöö’nün başlattığı gelenek Henning Mankell imzalı Wallender polisiyelerinde kolaylıkla gözlenebilir. İşlenen suçların nedenlerini ve faillerini araştırırken devamlı sorular sormak zorunda kalan Wallander aslında şu soruları sormaktadır: “Bu topluma ne oldu? Bu toplum nereye gidiyor? Bu toplumsal çöküşün sebebi ne?”

I. Dünya Savaşı’nı konu alan eserler ortaya çıkarmayı seven Fransız çizgi romancı Jacques Tardi 1993 tarihli Siperlerdeydik 1914-1918 adlı kitabında cephedeki dehşeti ilk elden yaşamış birinin, dedesinin anılarından yararlanmıştı.

11 Kasım 1942’de meclisten geçen Varlık Vergisi kimileri için zorunluluk, kimileri içinse utanç vesikasıydı. İletişim’den çıkan Yorgo Hacıdimitriadis’in Aşkale ve Erzurum Günlüğü (1943) adlı kitap sayesinde vergisini ödeyemeyen gayrimüslimlerin başına neler geldiğini öğreniyor ve zorunlu olarak utanıyoruz.

Kuşaklar boyunca üzerinden çıkarmadığı kostümü sayesinde Bengali cengelindeki yerliler onu ölümsüz kabul edecek ve ona Fantom (Phantom), Ölümsüz Ruh (The Ghost Who Walks) isimlerini takacaklar, hakkında özdeyişler üreteceklerdi. “Fantom 10 kaplan gücündedir” gibi.

Nitekim ufak bir araştırma sonucunda kitabın, Claude Farrere’in “La Maison des hommes vivants” (Yaşayan İnsanların Evi) adlı romanının çevirisi olduğunu öğrenmiş hatta bu konuda 2010 yılında yine tersninja.com'da yayımlanan bir yazı yazmıştım.
Ad