
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
8 Eyl
Dürüst olayım Kadıköy’de bir kafede, karşımda hareket etmek için bin kez düşünen ve üç cümle kurarken her cümle arasında en az ikişer cümlelik boşluk bırakan birisini bekliyordum. Zira Tılsım-ı Kudret romanında gerek İbn-i Reşad’ın mektupları, gerekse Bodur Nafi’nin şiirsel anlatımları olsun; bunun aksini düşünmemi sağlayacak tek bir kanıt yoktu. Göktuğ Canbaba’yı bekliyordum Kadıköy’de…
5 Eyl
Cronos, Devil’s Backbone, Mimics, Hellboy, Blade 2, Pan’ın Labirenti gibi filmlerin yönetmeni olarak bugüne kadar hortlaklardan vampirlere, cehennem zebanilerinden mutasyona uğramış insan yiyen dev hamamböceklerine kadar pek çok acayip şeyi beyazperdeye taşıyan Guillermo Del Toro’nun şu sözünü tuttuğunu söyleyebiliriz…
1 Eyl
Öldüren Sis (The Mist) filminin altında bizi bugüne kadar ortak yaptıkları hiçbir işte hayal kırıklığına uğratmamış iki yaratıcının imzası vardı: Stephen King ve Frank Darabont. Esaretin Bedeli (Shawshank Redemption) ve Yeşil Yol (The Green Mile) iki olağanüstü filmi de bu ikiliye borçluyuz, hatırlarsınız. Öldüren Sis’le ilgili düşüncelerimizi paylaşmıştık. Şimdi de King’in belki de sinemadan en çok referans içeren kitaplarından birinden söz edelim istedik. Yazarın 2006 tarihli post-apokaliptik romanı Cep’i kastediyoruz.
24 Ağu
“Bu aralar raflara hangi yeni çizgi romanlar çıktı?” gibisinden bir merak kemiriyorsa içinizi kemir kemir, buyurun burada ilacınız… Kemirgenlerin korkulu rüyası, başkasının emeğiyle semirenlerin baş düşmanı, kendine yetecek kadarla yetinip şükretmesini bilenlerin kadim dostu Ters Ninja çizgi roman piyasamızın yenilerine kısaca göz atıyor….
10 Ağu
1952’de yazılmış bir kitaptan bahsedeceğim size önce Bu kitap 1957’de En İyi Film Oskarı’na layık görülen ve başrol oyuncusu Alec Guinness’e En İyi Erkek Oyuncu Oskarı’nı kazandıran The Bridge over the River Kwai yani Kwai Köprüsü. Ne ilgisi var diyeceksiniz? Şöyle…
8 Ağu
İçinde bulunduğumuz tarih itibariyle 2000’lerin ilk on yılını geride bırakırken, yirminci yüzyıl ve devamını onluk düzende gruplandırma alışkanlığımızın bir sonucu olarak hemen her alanda on yılın muhasebesi uğraşına girişildi. Popüler müzik de bundan ayrı tutulamazdı elbette.
3 Ağu
“Bugünkü ve dünkü kuşakların çoğu onun romanlarını okuyarak büyüdü.”
Bu cümleyi Aptullah Ziya Kozanoğlu‘nun her kitabının (çok eski baskılarında değil) başında bulunan tanıtım sayfasından aynen aldım. Öyle görünse de pek o kadar mübalağlı bir iddia değil bu. Babalanmızın zamanında yediden yetmişe herkes Kozanoğlu’nun Osmanlı paşalarının, padişahlarının, yiğitlerinin kahramanlıklarının anlatıldığı Büyük Türk Romanları’nı okuyordu. Ünlü Pardayan serisinin Türkiye’de çok tutmasından cesaret alan Ragıp Şevki Yeşim, Murat Sertoğlu, Turhan Tan, Feridun Fazıl Tülbentçi,Reşat Ekrem Koçu gibi bir kısım yazar dizi halinde yazdıkları tarihi romanlarla yeni bir ekol oluşturmuşlardı.
30 Tem
2008’de tüm dünyayı sallayan ekonomik krizin en sıcak anlarında -son dakikada imana gelen firavun misali- dört bir yanda “Kurtar bizi Marx!” feryatları duyuluyordu. Marksist yazar Terry Eagleton son kitabında çıkan kısmın özetini veriyor ve hâlâ kuşku duyanlar için on başlık halinde Marx’ın düşüncelerine genel bir bakış atıyor.
26 Tem
Rönesans sanatını şekillendiren en önemli sanatçılardan biri olan ressam, heykeltraş, mimar ve şair Michelangelo’nun İstanbul’a yaptığı hayali seyahatin romanı olan Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat, Mathias Énard‘ın imzasını taşıyor.
23 Tem
Çizgi roman dünyasının en ünlü taytı Temmuz ayı içinde Türk okuyucusuyla tekrar buluşuyor. Bu sefer geçen seferki ayrılıklarımıza kıyasla çok daha kısa bir süre onsuz kaldık. Marmara Çizgi; yayımladığı Conan, Bone, Yürüyen Ölüler, Thor, X-Men, Red Sonja gibi kahramanların yanına Örümcek Adam‘ı da kattı. Marmara’dan çıkacak maceralara değinmeden önce sevgili Ağ Kafa’nın Türkiye’deki acı, sıkıntı, keder ve üzüntü dolu macerasına kısa bir göz atmak yerinde olacaktır. (daha fazla…)
Son Yorumlar