
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
31 Eki
Seyirşinas Landlord Çelebi’nin 47. Altın Portakal Film Festivali süresince izlediklerinin, yediklerinin, içtiklerinin, gezip gördüklerinin; haddizatında topyekün başından geçenlerin 32 kısım tekmili birden hikâyatıdır.
31 Eki

Bugün küçük, kırmızı bir balık aldım. Dışarı çıkarken böyle bir şey yoktu aklımda, o şirin balıkçığı gördüğüm anda karar verdim. Karşı konulmaz bir istek uyanmıştı içimde. On birinci balığım oldu. Çok düşündüm ama ona layık bir isim bir türlü bulamadım.
26 Eki
İlk iki filmiyle korku sineması müptelâlarına coşkuyla karışık bir keyif yaşatıp, gelecekteki filmleriyle ilgili büyük bir beklentiler yaratan İngiliz yönetmen Neil Marshall, sinema tarihinde eşine az rastlanır bir hayal kırıklığı olma yolunda ilerliyor.
12 Eki
Mutsuz şehir kadınlarını mutlu hissettirmek ya da mutlu şehir kadınlarını daha da mutlu olabileceklerine inandırmak suretiyle prim yapan bir popülist kültür tüketim maddesi. Benden böyle bir filme muhabet beslememi beklemeyin.
3 Eki
Bazı konu başlıkları: İyi Yürek (The Good Heart), Atilla Dorsay kitabı, Seyir, Kavşak, En Kahraman Rıdvan, Gon, Milla Jovovich, 1001 Roman, Gallieno Ferri…
E tam yerine geldiniz o zaman! Yine özünde, ruhunda blog olduğunu unutup buranın, sizlere özelimden bahsetmez oldum ne zamandır. Oysa evime hırsız girdiğinde sizinle dertleşmiştim, yangınlar söndürüp bir kahraman edasıyla apartman ahalisini kurtardığımda size böbürlenmiştim. İster misinsiz bu Pazar öykülerden destur alıp, sohbet edelim sizle? Landlord’un “Benden Havadisler” adlı haber programına hoşgeldiniz.
20 Eyl
Yeşilçam’dan gazinolara uzanan yol, bir süre sonra 45lik plaklara bağlanıyordu. Ayhan Işık, Fikret Hakan, Sadri Alışık ve İzzet Günay gibi isimlerin aksine zamanında bu yola hiç girmese de, şimdi Kemal Sunal’ın da ismini ve sesini taşıyan bir müzik albümü var.
18 Eyl
Her hafta evde o kadar film seyrediyoruz ama yalnızca bir kaçını gündeme getirebiliyoruz Ters Ninja’da. Bazen tembellikten bazen de zamansızlıktan elimiz klavyeye gitmiyor ve ziyan oluyor gül gibi filmler. Bu konuyu Deniz ve Turgay’la konuşurken, her hafta ilk kez ya da yeniden seyrettiğimiz filmlerden bir öneri seçkisi hazırlayalım diye bir fikir çıktı ortaya. Derinlemesine incelemeden, hakkında bir iki kelâm ederek sıralarız filmleri, en azından sizlere ama daha çok filmlere karşı mahcubiyetimizi bir nebze de olsa bertaraf etmiş oluruz dedik. Ben bir lordluk yapıp önden başlıyorum, diğer yazarlar da yakında düşecektir emin olunuz.
12 Ağu
Alison Bechdel’in Cenaze Evi Şenlik Evi: Bir Aile Trajikomedisi (Fun Home: A Family Tragicomic) adlı kitabını okuyorum. Yazarın çocukluğunu ve çoklukla da babasını anlattığı bu otobiyografik çizgi roman pek çok ülkede yayınlandığı gibi, Time tarafından 2006’nın en iyi kitaplarından biri seçilmiş, The Guardian tarafından Mutlaka Okunması Gereken 1000 Roman listesine alınmış, Eisner Ödülleri’ne 2 dalda aday olmuş ve çeşitli edebiyat ödülleriyle taçlandırılmıştı.
20 Tem

Fikir özgürlüğüne önem veririm. Herkesin de önem vermesi ve “düşünceye saygı” adabınca hareket etmesi gerektiğine inanırım. Ama kapitalist anlayışın tüm ideolojileri, tüm inanç sistemlerini, hatta bir zamanlar gerçekten salt iyilikle özdeşleşen tüm insani değerleri ve eylemleri tüketilecek ve üstünden kazanç elde edilecek metâlar haline getirdiği bir dünyada yaşıyoruz artık. Bu dünyada hiçbir şey göründüğü gibi değil. Her şeyin en az iki yüzü var. Sistem olaylardan eylemlere, kişilerden kurumlara, iyilikten kötülüğe her şeyi öğütecek ya da manipule edecek güçte. Misal bu dünyada, terör artık yalnızca teröristlere değil, teröristlerin uğruna savaştıklarına inandıkları şeyleri temsil edenlere de hizmet edebiliyor. Çünkü zaman içinde sistem bu terörden nemalanan, giderek büyüyüp güçlenen bir klik yaratmayı başarıyor karşı tarafta da. Yaşayan, öğrenen bir sitem bu. Ardından uğruna savaşılan şey amaç olmaktan çıkıp araca düşüyor. Aslında bunların konumuzla ilgisi yok. Konu SİYAD yazarları arasında, kapalı kapılar ardında denebilecek bir ortamda ateşlice tartışılan son Ömür Gedik vukuatı.
1 Tem
Kimisi “kriz var” diyor, kimisi “yok”… Bunlardan daha beter olan ise bu iki çatışan görüşü ortaya koyanların ağzına bakan gafiller. Ki bu gafiller artık öyle “kendi başına düşünemez, fikir üretemez, algılayamaz” hale gelmişler ki yakında tuvaletleri gelmiş mi gelmemiş mi ona bile karar verebilmek için kendilerine sufle verecek birilerini aramaya başlayacaklar.
- Benim tuvaletim gelmiş. Senin?
- Benim ki gelmemiş herhalde. Bir şey demedi daha kanaat önderimiz!
Son Yorumlar