
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
15 Şub
Bir gün geçince üstünden, Sevgiler Günü oldu Sevgiler Dünü tabi. O bitmeyen tüketim toplumuna dönüştürülme sürecimizin önemli aşamalarından biri olarak tasarlanan Sevgiler Günü’nün ruhuna uygun davranabildiniz mi dün bakalım? Yeterince tükettiniz mi? Sevgilinize”küçücük bişi” aldınız mı? Ya da sevgiliniz size “küçücük bişi” almadı diye bozuldunuz mu? Sevgilileri işyerine çiçek gönderince böyle “banal” şeyleri umursamazmış duruşunuza rağmen içten içe kıskandınız mı arkadaşlarınızı? (Cumartesi kim mi çalışır? Liste uzun: işçi sınıfını ve sağlık/güvenlik alanındaki nöbetçileri saygıyla bir kenara koyarsak, mecbur tutulanlar, enayiler, beceriksizler, yapacak daha iyi işi olmayanlar, açgözlüler ve aşırı hırslılar… Aslında hangisi olursa olsun bu hepsinin birer “köle” olduğu gerçeğini değiştirmez.)
6 Şub
Sizi bilmem ama Pazar günleri hiçbir şey yapmak gelmez içimden. Varsa yoksa evde miskinlik… Bir o yana yuvarlan, bir bu yana… (Aslında düşündüm de şimdi, öbür günler de gelmez içimden yapmak bir şey, ama Pazar daha da bi’ gelmez. Tatil ya, ondan herhalde.) Ama muhabbet miskinliğe mani değil. Onçin hadi muhabbet edelim sizinle bugün biraz. Havadan sudan… Yaptığımdan ettiğimden… Öyle Grekoromen değil, serbest stil muhabbet… Ya da eskilerin dediği gibi hasbihal…
1 Şub
Sinemayla ilgili en büyük korkunuz gittiğiniz filmin bir “sanat filmi” çıkması mı? Gideceğiniz filmi seçmek için çok mu kafa patlatıyorsunuz? Merak etmeyin, işte bir kez daha hı(n)zır gibi yetiştik imdadınıza.
28 Oca
Önemli bir vizyon haftasına giriyoruz: Yaşayan en önemli yönetmenlerden Iñárritu‘nun uzun zamandır beklenen son filmi Biutiful, CGI tekniğinin mihenk taşlarından TRON‘un devam filmi TRON Efsanesi, Şaşmaz Kardeşler‘in “şaşmaz” gişe kapısı Kurtlar Vadisi: Filistin… Haftanın filmi ise kesinlikle Biutiful. Herkese iyi seyirler.
27 Oca
İşini kaybetmeyi bile göze alamayan gazetecilerin ülkesinde “O” ölümü göze aldı. Bugünkülerin çoğu gibi statüsünü, konforunu, lüksünü değil; vatanını, milletini düşündü. Nasıl seviştiğini, evindeki belli-zümre partilerini, nerde yediğini içtiğini sıçtığını yazanların bugünün gazetelerinde ikinci sayfa kralları, kraliçeleri olduğu bu ülkede “O” yanızca doğru bildiğini yazdı, bu ülkeyi biraz daha iyi yapmak için didindi durdu. “O” ciplerden inmeyen, ekmek kaç lira bilmeyen, halkın derdini medya plazanın bilmem kaçıncı katındaki odasının filmli penceresinden gördüğü kadar bilen aristokrat gazetecilerin ülkesinde halktan hiç kopmadı. Bildiği yolda yürürken hiç direksiyon kırmadı. Mücadeleyi hiç bırakmadı. Saygı, sevgi ve gıptayla anıyoruz.
25 Oca
“…bu sayfalarda aradığınız her hilkat garibesini bulabilirsiniz, sinemasal maceraları ile bir arada: Vampirler, Nosferatu, Kurt Adamlar, Mumyalar, Zombiler, Deniz Kızları, Güzellere tutkun Çirkinler, Kötü Uzaylılar, Canavar Uzay Yaratıkları, Sapıklar, Karındeşen Jack, Paris Operası’nın Hayaleti, Şeytanlar, Cadılar, bilimkurgusalkahramanlar ve konular.”
Giovanni Scognamillo
23 Oca
“Alien aslında kanser korkusunun dışavurumundan
başka bir şey değil.”Stephen King
Alien, 1979 yazında bu slogan eşliğinde Amerika sinemalarında gösterime girdiğinde, yapımcılar da, seyirciler de büyük beklentiler içerisinde değildiler.
(daha fazla…)
16 Oca
16 Oca
1956 yapımı siyah beyaz bir Japon filmi The Burmese Harp. 1957′de En İyi Yabancı Film Oskarı’na aday gösterilmiş. Film, Takeyama Michio‘nun çocuklar için yazdığı bir romandan uyarlanmış. Ama yönetmen Kon Ichikawa bir çocuk masalı çekme niyetinde değilmiş. Hal böyle olunca aynı zamanda karısı olan senarist Natto Wada ile birlikte -tabii yazarından izin alarak- hikayede bazı değişiklikler yapıp yetişkinlere hitap eden gerçekçi bir drama çıkarmışlar ortaya.
7 Oca
2010′un bitmesiyle beraber alışıldık ritüelleri tekrarlıyoruz. Mesela geçmiş yıl değerlendirmeleri, en iyi film listeleri okuyacaksınız bol bol. Ters Ninja olarak biz de bu teamüle ayak uydurduk ve hem kendimizin hem de diğer sinema yazarlarının listelerini size sunduk. Bunu yaparken Türkiye’de vizyona giren filmler kapsamından dışarı çıkmadık. Dolayısıyla özellikle yurtdışında yayımlanan listeler ile çok farklı sonuçlara ulaştık. Çünkü beğeni kazanmış pek çok 2010 yapımı film sinemalarımıza henüz uğramadı. 2011′de de aynı kaderi yaşamayacağımızı ümit ediyoruz.
Son Yorumlar