Tersninja.com

Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.

İşte bu bizim Hikaye-miz’ Kategorisi Arşivi

28. doğum günümü kutlamak için Düşler Ormanı’nın yakınındaki Ateş Şamanları’nın köyündeydik. Köyündeydik, diyorum çünkü yolculuğumun çıkıntısı da benimle birlikteydi; Fransız piç kurusu Fred suratındaki aptal gülümsemesi ve çamura bulanmış çıplak ayaklarıyla ateşin başında ilahiler söyleyen şamanlara eşlik etmeye çalışıyor bir yandan da köyün genç kızlarına göz kırpıp birasını yudumluyordu. Yaşlılarla ve bilgelerle, bilge gibi görünen yaşlılarla ve bilgelikten uzak olanlarla ateşin başında yeni bir yaşın kutsal seremonisini gerçekleştiriyorduk. (daha fazla…)

Xenozt III’ten indiğimde elimde olmadan titremiştim.  Geminin sıcacık ortamından, o ayaz havaya çıkmak  irkiltmişti beni. Neyse ki uyum-sağlayabilir üniformam sayesinde, birkaç saniye içinde normal ısıma kavuştum.

(daha fazla…)

Son bir haftayı sokak eğitimlerinde geçirdim. Eğitmenimle birlikte hızlı tren ana istasyonuna gidip yolcuların yürüyüş güzergahlarını ve yüz ifadelerini inceledik. Eğitmenim Karl doğru yolcu profilinin belirlenmesi ve iyi bir zamanlamanın satış açısından kritik olduğunu anlattı. İstasyonun kafeteryasında Karl kahvesini yudumlarken macera romanları satan bir meslektaşımı seyrettik. Karşısındaki orta yaşlı kadına göğsündeki ekranda açık saçık sahneler gösterdi meşlektaşım. “Uygunsuz bir davranış değil mi bu?” diye sordum. “Cinsellik başka türlerin içine yedirilerek satılmalı,” dedi Karl.

(daha fazla…)

Bu aşağıda okuyacağınız satırlar Edgar Allan Poe’nun üzerinde uğraştığı son öyküsüne aittir. Ölümünden tam 92 yıl sonra Thomas Ollive Mabbott tarafından bulunarak 1942’de Notes&Querries’de yayımlanmıştır. Ben bu yarım kalmış Deniz Feneri adlı öyküyü ilk kez İthaki Yayınları tarafından yayımlanan 2001 baskısı Poe’nun ‘Bütün Hikayeleri’ adlı beş ciltlik eserin 5. cildinde okudum. Sonra 2010 kasımında Atatürk havalimanında uçağım Amsterdam’a doğru havalanmayı beklerken gelen ani bir ilhamla öyküye bir ek yapmaya karar verdim ve bunun için ilk notlarımı aldım. Önce öyküyü Poe’nun üslubuyla tamamlamayı planlamıştım. Yazarken fikir değiştirdim ve kendimi, POEsever yazarı işin içine daha çok kattım. Bu öykü tamlaması Gölgeperver ve Tersninjakeş okurlara mütevazı bir armağanımdır.
1849 Bronx-New York (Yeni Amsterdam) – 2011 Amsterdam

(daha fazla…)

9 Ekim 2011 Gerçekçiler Kurulu Toplantısı
(Gizli kamerayla kayıt altına alınmıştır.)

Tüm duvarları siyah, penceresiz odada yuvarlak bir masanın etrafında dört adam oturuyordu. İkisi orta yaşlıydı, kalanlardan biri tüm gruptan daha genç, diğeri ise daha yaşlı görünüyordu. En gençleri, elindeki kağıtları huzursuzca bükerek, “Raporumu tamamladım efendim,” dedi. “Tehlike düşündüğümüzden daha büyük, bu konuda derhal harekete geçmemiz gerek.”

(daha fazla…)

*Yardım gönüllüsü Japon doktor Atsushi Miyazaki, 41 yaşında bu topraklarda öldü. Kurtarma çalışmalarına katılmak üzere geldiği Van’da, Bayram Otel’in enkazı altında kalarak… Bu olaydan birkaç ay önce Japonya’daki deprem nedeniyle yazdığım ve enkaz altında kalan yardım gönüllüsü bir Türkle bir Japonun birbirine verdiği desteği anlatan öyküm “Enkazdaki Dost”u onun ruhuna armağan ediyorum. Bazı yaşamlar hak ettiklerinden kısa sürse de sesleri uzun süre yankılanır semada…

Barış Müstecaplıoğlu

(daha fazla…)

O sabah uyandım. Her zamankinden farklı olarak odamda değil bir hastane koğuşunda. Boynumu çevirmeye çalıştığımda duyduğum acı hareketimi tamamlamama izin vermedi ama kulağıma gelen seslerden yalnız olmadığımı anlamıştım. Birkaç dakika sonra gelen beyaz formalı doktor gözkapaklarımın içine baktı ve onun yardımcısı olduğunu sandığım hemşireye birtakım Latince isimler sıraladı. Odadan hızla çıkan hemşire az sonra elinde bir şırınga ile çıkageldi. Sağ kolumda hissettiğim acı ile uykuya dalmam bir oldu. (daha fazla…)

Kadınlar güzel yalanları her zaman çirkin gerçeklere tercih ederler.

Başka birini kendinden daha çok düşünmek, kendi başına gelebilecekleri hiçe sayıp o başka biri için daha çok endişelenmek… Üstelik  söz konusu kişi kodlarımıza işlenmiş içgüdüsel programı otomatik olarak harekete geçirecek bir insan yavrusu değilken… Egomuzu pompalayan bir sistemin hakim olduğu, bireyselliğin bazen açıkta açığa, ama çoğunlukla bilinçaltı düzeyinde övülüp, en büyük başarı emaresi olarak ilan edildiği; “başkası” kavramının “öteki” kavramıyla özdeşleştirilme çalışmalarının dur durak bilmeden devam ettirildiği bu dünyada… Nadir rastlanan bir tepki olduğunu söylersem, karşı çıkmazsanız herhalde.

(daha fazla…)

Oldukça büyük bir sirk bizimki. Aslanlarımız, kaplanlarımız hatta fillerimiz bile var. Ama ben en çok maymunları, özellikle de Gino’yu seviyorum. Maymunların içinde en yaşlısı, ama en akıllı ve en sevimlisidir Gino. Ve benim en iyi arkadaşım. O da çok sever beni. Bütün gün benimle birlikte olmak ister. Neyse ki genç maymunlar kadar eğitime ihtiyacı olmadığı için, günün büyük bir kısmını benimle geçirebiliyor. Ama maymunların terbiyecisi Alfredo onu çağırdığında, ikiletmez ve hemen diğer maymunların arasına karışır, eğitime katılır. Alfredo genç maymunların örnek alması için Gino’yu zaman zaman eğitime sokmanın gerekli olduğunu söylüyor.

(daha fazla…)

“Merdiveni şişmanla çık, zayıfın kemiği batar.”
“İyi dedin valla babacım.”

Coşkun Atak daldığı düşüncelerden sıyrılarak sağ yanında oturan adamlara baktı. Kısa boylu, altmış sonlarında biriydi bunu diyen. Adı İzzet’ti. 43 yıldır Almanya’da yaşıyordu. Bir aralar tanınmış bir kadın terzisi ve konfeksiyoncu olduğunu söylemişti. Onun yanında oturan siyah kısa saçlı orta boylu, topluca adamın adı Mehmet’ti. Son on yılını Türki cumhuriyetlerde inşaat işlerinde çalışarak geçirmiş biriydi. Yine böyle bir iş bağlantısı için Stuttgart’a gidiyordu.

(daha fazla…)

Ters Ninja’nın İç Dünyasında Ara

Haftanın Filmleri
Kitap Hırsızları
Karate Filmleri Ofisi

Anket

Sizce hangi ödüller Türkiye'nin Oscarları sayılır?

Sonuçları gör

Loading ... Loading ...

Ters Ninja Kanunu

Ters Ninja kanunu, senaryolarda kullanılan bir klişedir. Ters ninja kanununa göre, kötü adamların sayısı ne kadar fazla ise, kahramana zarar verme olasılıkları o kadar düşüktür.
Ters Ninja Banner

Ters Ninja Banner



Arşivler

Müzik dinlendiği gibi okunabilir de!

Muhatabımız Kim?

Sitemizin hizmet kapsamına sinemaya gönül veren, okumayı, bilmeyi seven, sinemanın dışında sanat dallarına ilgi gösteren, birey olabilmeyi becermiş organizmalar girmektedir. Bu site saydığımız özelliklere sahip organizmalar arasında din, dil, ırk, tür, cinsiyet, yürürken kullandığı ayak sayısı ayrımı yapmaz.
Landlord der ki

Öneriyoruz