
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
14 Mar
Sabri ile tanışmam bile garipti. Sıcak geçeceği belli bir İstanbul günüydü. Sarıyer’den sahil yolunu takip ederek Beşiktaş’a giden bir otobüste, en önde oturmuş, denize girenleri seyrediyordum. Birden kabaca dürtüldüğümü hissettim. Tüm koltuklar boş olmasına rağmen gelip yanıma oturan o zat Sabri’ydi. Oflayıp puflamama aldırmadan bacaklarını, o uzun ve kalın bacaklarını açtıkça açtı. Bir ara kavga etmeyi düşündümse de buna cesaret edemedim. Sabri o kadar iriydi ki daha ilk andan itibaren kendimi onun yanında çocuk gibi hissediyordum. En iyisi henüz koltuklar boşken inat etmeyip yerimi değiştirmekti.

7 Mar
Ayak tabanlarımın kumsala teması, hemen önümde suya doğru kaçışan şu minik yengeç kadar asılsız. Bulutsuz gökyüzü, yeşilin mavinin karışımı kıpırtısız deniz yüzeyi, asabi bebek viyaklamalı martılar, tam tepeden ufka varan yayın yarısında duran güneş de dahil hepsi zihnimin ürünü. Az ilerimde duran şu garip kayalık nedeniyle.

28 Şub
Gitarından çıkan tınılar kendisini tatmin etmiyordu. Uzun yıllardır insanlar sanatın birçok dalında olduğu gibi müzikte de söz sahibi olmaktan çıkmışlardı. Sadece gitar çalmaya programlanmış bir android ile nasıl baş edebilirdi ki? Keşke onlar gibi çalabilseydi, ün ya da para için değil, sadece kendini tatmin etmek için Rebels adlı televizyondaki şu andoridlerden daha iyi çalabilmeyi isterdi. Kendisi gibi saf insan yapımı müziği de dinleyenler az da olsa vardı tabii ki, ama artık bu sadece bir hobi idi. Gençlere göre eski kafalıların, dinozorların müziği…

21 Şub
Kaybetmeden önce neyi kaybettiğini tam olarak bilememek kulağa kolay gelse de yaşaması zordu ve kendinle hesaplaşmaktan kaçış yoktu. Hayat, diktatörlüğünü ilân edip senden önce ve senden sonra olmak üzere vahşice ikiye ayrılırken, kimse bana ne istediğimi sormadı. Ne istediğimi bilmediğimden bu çok da etkilemezdi zaten.

14 Şub
Mesut Sarıdal sol elinin işaret parmağıyla yanağındaki kesiğe dokundu. Yüzeysel bir sıyrıktı. Kanama hemen durmuştu. Parmağına bulaşan kırmızı leke tünel çağrışımı için görsel bir bilet gibiydi. Zihnindeki grafitili tünel kayıtlarında bir dirilme oldu. Kısa yol kuruldu ve kendini orada buldu.

7 Şub
Kadınlar güzel yalanları her zaman çirkin gerçeklere tercih ederler.
Başka birini kendinden daha çok düşünmek, kendi başına gelebilecekleri hiçe sayıp o başka biri için daha çok endişelenmek… Üstelik söz konusu kişi kodlarımıza işlenmiş içgüdüsel programı otomatik olarak harekete geçirecek bir insan yavrusu değilken… Egomuzu pompalayan bir sistemin hakim olduğu, bireyselliğin bazen açıkta açığa, ama çoğunlukla bilinçaltı düzeyinde övülüp, en büyük başarı emaresi olarak ilan edildiği; “başkası” kavramının “öteki” kavramıyla özdeşleştirilme çalışmalarının dur durak bilmeden devam ettirildiği bu dünyada… Nadir rastlanan bir tepki olduğunu söylersem, karşı çıkmazsanız herhalde.

31 Oca
“Koş, daha hızlı, tam arkanda, hızlı, çok yavaşsın, yaklaşıyor…” Evden çıktığından beri koşuyordu, zamansızlık sarmıştı etrafını. Ne kadar oldu acaba koşmaya başlayalı. Bir saati geçmişti büyük ihtimalle. Ama yaşadığı dehşet, iç sesinin kölesi yapmıştı kendisini. O iç ses sürekli koşmasını, oradan uzaklaşabildiği kadar uzaklaşmasını söylüyordu.

24 Oca
Ahmet Taşveren elindeki paketi mutfak masasının üstüne bırakırken evin usulca kıvam yenilediğini farketti. Sıcak börek paketinden dışarı taşan ısıyı hissetmek gibi bir şeydi. Kötücül, tiksindirici ve irkiltici bir değişim tarafından sarmalanmıştı. Saatine baktı. Nişanlısının gelmesine yarım saat kalmıştı. Duş yapmak, ikinci kez sakal traşı olmak ve spor bir kıyafet giymek için yeterli bir zamandı, ama bütün bunlar birden önemini sonsuza kadar yitirmiş gibiydi. Bir başka durum, zor bir atmosfer bulunduğu mekânın her milimetre küpüne nüfuz etmişti.

17 Oca
Bir masalı bilimsel postule kuyusuna attım. Sonra kuyuyu ters yüz edip rokete yükseltgedim ve yüzümü göğe çevirdim. En parlak yıldızlardan biri göz kırpttı. Bir kurt deliğinden geçip yanına vardım. Neden kâinattaki bunca uzak bir yer bu kadar tanıdık geliyor? Bigbangdaşlık soluyorum adeta.
Diğer Kıyı Öykünmeleri – Yazi Meyyın

10 Oca


Ben de sizler gibi hayaletlere inanmazdım, ta ki görene kadar. Şimdi burada karşınızda dikilirken yaşadıklarımı açık yüreklilikle anlatmak istiyorum. Sizi o lanet güne götürmeme izin verin, izin verin ki içimdeki bu paranoyak kişiliği anlayabilin;

Son Yorumlar