
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
22 Nis

Uzun kuleleri birkaç fersah öteden görülebilen kentin dev kapılarından içeri girerken başıma gelecekler hakkında hiçbir fikrim yoktu. Kötü talih bana geceyi uçsuz bucaksız çölün ortasında yükselen ne idüğü belirsiz bu kentte geçirmekten başka bir seçenek bırakmamıştı. Atım yorgunluğa, sıcağa, açlığa ve susuzluğa daha fazla dayanamayıp ölünce, yol arkadaşımın beni yalnız bıraktığı yer ile kent arasındaki bir günlük mesafeyi yürüyerek katetmek zorunda kalmıştım. Bu berbat şartlara rağmen iradem pes etmiyordu, hala ayaktaydım belki ama, irademe göre daha isyankâr olan bedenim o kendine has zalim üslubuyla halinden hiç memnun olmadığını hatırlatıp duruyordu bana. Ben Darek, bu isyanı bastırmalıydım.
15 Nis
Akşam işten geldiğimde magnetronda dünden kalan makarnayı ısıtıp yedim. İki buçuk yıldır karım, bir yıla yakındır sevgilim, üç aydır da sevgili kedim artık burada değilller. Karım boşandı. Sevgilim başka birini buldu. Kedim de öldü. Yaşlılıktan. Yirmi bir yaşındaydı. Arada tıkırtılarını duyduğum, ama kendisiyle henüz müşerref olmadığım bir fındık faresiyle evi paylaşmaktayım.
8 Nis
“Karımı sen öldürdün.”
Martin’in duruma hakim, kararını vermişlere has sert ve kıpırtısız yüz hatları içine taş düşmüş bir su yüzeyi gibi kırıştı. Sol elinde karnıma çevrik Glock 17 tutuyor olmasına rağmen gözlerinde bir acz hali belirmişti. Öfkeyle sarmallı olarak.
“Sen bunu…”
1 Nis
Grip yemek bulabilen hiç kimseyi öldürmedi. Böyle bilinsin. Ben canlı kanlı bir örneğim. On bir yıldır sağım. O virüs vücudumuza girdiğinde doymak bilmeyen oburlar kesildik. Hepsi bu. Aşırılaşma ve topyekün çığrından çıkma bu noktadan başladı. Kıyamet kitlesel açlık nedeniyle koptu.
11 Mar
Gözünüzün önünden geçirin. Sabahın 6.30’u. Saat çalıyor. Zırrrr… Uyanıyorsunuz. Hava hala karanlık. Yattığınızda karanlıktı, kalktığınızda da karanlık. Çıkıyorsunuz yataktan. Kaloriferlerden tak tuk sesler geliyor. Daha yeni yanmaya başlamışlar, ev buz gibi. Giyiniyorsunuz. Akşamdan karar vermediyseniz ne giyeceğinize zorlanıyorsunuz. Kadınsanız feci zorlanıyorsunuz. Şimdi sıra makyajda/traşta. Okula/Yuvaya bırakılacak, sabah sabah tüm kaprislerine katlanılacak (peki sizin kaprisinize kim katlanacak?) bir yavru yoksa evde, servise yetişmek için kendinizi dışarı atıyorsunuz. Terk eden sevgilinin, bir de kaçan servisin yerini doldurmak acılı bir süreç ister. Çekilir gibi değildir.
19 Şub
Peyk grubuna ait İçimdeki İz şarkısının verdiği ilhamla yazılmış bu mini hikâyenin elbette şarkının gösterilmekte olan orijinal klibiyle yakından uzaktan bir alâkası yok. Ancak okurken bir yandan da bu şarkıyı dinlemeniz, yazarın bu metni okuyan herkesin tatmasını dilediği o bütünlük duygusunun oluşmasına vesile olacaktır.
19 Şub
2008′de yazılan, 2009′da revize edilen hayali ve tepkisel bir kısa film projesi.
Ters Ninja’ya bir kısa film çekseydik, nasıl bir şey çekerdik diye düşünüyordum ki aklıma bu hikaye geldi. Bindiğim minibüs Kozyatağı’ndan Üsküdar’a gidene kadar tamamlandı kafamda. Çekebilsem daha bir güzel olurdu tabi ama yakın zamanda böyle bir prodüksiyona girişmem mümkün görünmüyor. Belki bir gün…
29 Oca
28. doğum günümü kutlamak için Düşler Ormanı’nın yakınındaki Ateş Şamanları’nın köyündeydik. Köyündeydik, diyorum çünkü yolculuğumun çıkıntısı da benimle birlikteydi; Fransız piç kurusu Fred suratındaki aptal gülümsemesi ve çamura bulanmış çıplak ayaklarıyla ateşin başında ilahiler söyleyen şamanlara eşlik etmeye çalışıyor bir yandan da köyün genç kızlarına göz kırpıp birasını yudumluyordu. Yaşlılarla ve bilgelerle, bilge gibi görünen yaşlılarla ve bilgelikten uzak olanlarla ateşin başında yeni bir yaşın kutsal seremonisini gerçekleştiriyorduk. (daha fazla…)
22 Oca
Xenozt III’ten indiğimde elimde olmadan titremiştim. Geminin sıcacık ortamından, o ayaz havaya çıkmak irkiltmişti beni. Neyse ki uyum-sağlayabilir üniformam sayesinde, birkaç saniye içinde normal ısıma kavuştum.
15 Oca
Son bir haftayı sokak eğitimlerinde geçirdim. Eğitmenimle birlikte hızlı tren ana istasyonuna gidip yolcuların yürüyüş güzergahlarını ve yüz ifadelerini inceledik. Eğitmenim Karl doğru yolcu profilinin belirlenmesi ve iyi bir zamanlamanın satış açısından kritik olduğunu anlattı. İstasyonun kafeteryasında Karl kahvesini yudumlarken macera romanları satan bir meslektaşımı seyrettik. Karşısındaki orta yaşlı kadına göğsündeki ekranda açık saçık sahneler gösterdi meşlektaşım. “Uygunsuz bir davranış değil mi bu?” diye sordum. “Cinsellik başka türlerin içine yedirilerek satılmalı,” dedi Karl.
Son Yorumlar