İşte bu bizim Hikaye-miz

Saf ve temiz öyküleriniz alınır, yayınlanır

“Yok mu bir haber alan, yok mu gören Bu mudur âdetin, bu mudur tören Yaz ya da söyle bulamadım böyle Neresi açık adresin, neresi yören”

İşte o puslu günlerden birinde, İstanbul’un yüce fatihi kudretli Sultan II. Mehmet Han’ın ilk temellerini attırdığı 11 ana kapısında binlerce insanın karınca misali girip çıktığı Kapalı Çarşı’nın o alışında verişinde olan gündelik kalabalığı can hıraş koşan iki yiğit tarafından yarılıyor.

“Keyfin yerinde mi, bakalım?” diye sordu mahkuma Sorguç. Mahkum hiç ses vermedi ama Sorguç’a sanki adam bu soru üstüne tebessüm etti gibi geldi. Bu, böyle bir yere gelmekten zaten hiç de hoşnut olmayan Sorguç’u iyice hiddetlendirdi.

Aysel! Anne! Bu sözcükler Rasim’in beyninin uyuşmuş bölmesinde göz kamaştıran spot lambaları yakmıştı. Ne oluyordu. Huzur verici ortama ne oluyordu? Koltuğu ne zaman yatar duruma getirmişti. Aman Allahım, neden sağ eli bu kadar kırışıktı? 26 yaşındaydı daha. Elleri böyleyse, bir ayna bulsa ve yüzünü görse.

Turgut Baygın'ın dostlarıyla birlikte Ayvalık'ta çıkarttıkları iki aylık kültür-sanat dergisi Kidonya'nın ikinci sayısında yayınlanan #occupygezi adlı şiirini paylaşıyoruz sizinle.

Ters Ninja Pazar Öykülerine devam: Küçük Kırmızı Balık

  Deli gibi yağıyordu yağmur. Şimşekler de sahne almıştı, beynimin içinde çakıyorlardı sanki. Ne ay, ne de bir yıldız vardı gökyüzünde. İliklerine kadar ıslanmış, en...

Ernst iki ay öncesine kadar Alman gizli servisi Anayasayı Koruma Teşkilatı – BND hesabına çalışan orta dereceli bir memurdu. Görevi gizli servisin Nasyonal Sosyalist Yeraltı – Nationalsozialistischer Untergrund-NSU örgütüyle birlikte icra ettiği eylemleri denetlemekti. Ernst 37. yaşgününde aldığı bir kararla örgütten firar etmiş ve elindeki gizli servis ve NSU bağlantısı delillerini gazetecilerle paylaşmak için fırsat kollamıştı.

Bu telefonu alıp ‘Alo’ diyen birini bulamazsan 3 saat 59 dakika sonra ölüp gideceksin. Eğer bu sırrı birine anlatırsan, içeriden yaşlanacak ve yine dört saat sonra öleceksin. Kaçış yok bilesin. Tiktaklar çalışıyor. Haydi, kendine hemen telefonu alırken, ‘Alo’ diyecek birini ara.

“Sokak kedilerinin hallerine çok üzülüyorum,” dedi. “Arabaların altında eziliyorlar. Susuzluktan ve açlıktan ölüyorlar. Kötü muamelelere maruz kalıyorlar. Bu nedenle bazılarına olsun daha güvenli bir ortam ve iyi niyetli bakıcılar sunmak lazım.

Hamdi bakırcı dış kapının açılma sesi üzerine daldığı hipnozdan sıyrıldı. Benliği saatlerdir içinde kıpırtısız durduğu iki metre çaplı tabanlı koni şeklindeki eşyasız taş hücreden...
Ad