
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
19 Ara
“Lisede numaram 499’du.”
Salih Keskin beyaz pamuklu elbise, beyaz çorap ve beyaz ayakkabılar giymiş kumral kıza bezgince baktı. On üç, ondört yaşında falan olmalıydı. Onlardan biriydi yine. Neyse ki, bugün 7 Temmuzdu. Yarın bütün bunlar mazide kalacaktı inşallah.
5 Ara
Neşe Apartmanı’nın kapısının önünde duran iki karaltı bir kahve telvesindeki bedbelirti gibiydi. Bir röntgen filmindeki beyin uru izleri dense bile yeriydi.
21 Kas
“Buyrun efendim kartınız, gidiş ve dönüşte 14’er dakika geçerlidir.”
Çikolata tenli, genç kadına gülümseyerek uzattığı zil etiketi büyüklüğündeki kartı aldım. Gri mika benzeri kompozit malzemeden yapılmıştı. Üzerinde Autonix firmasının adından başka bir şey görünmüyordu.
14 Kas
Koridorun damarlarıma zerkettiği sıvı gerilimin kıvamını tasvir etmem imkânsız. Kurumuş kan rengi badanalı, dar ve alçak tavanlı yerde ayak seslerim tuhaf bir yankı yapmakta. Sanki hemen önümde ve arkamda aynı anda atılan iki çift adım daha var. Arkama bakmamak için kendimi güç tutuyorum. Bana verilen teknik tavsilerden en birincisine uymaktayım. Arkaya bakmak pişmanlıktır. Pişmanlara burada geçit yoktu. Korkuyorum, heyecan midemde vakum, ama asla pişman değilim. Adımlarımı seve seve atıyorum. Yapmağa kalkıştığım şeyi candan benimsemiş durumdayım.
7 Kas
Bu defaki şok, bir noel ağacı gibi süslü püslü lambalı, dibi hediye paketleriyle yığılı yüklendi üzerime. Biraz önce şimdi arka arkaya duran beş adet Kızlı Marka sardalye kutusunun yerinde bir boşluk vardı. Agrippa boşluğu. Parmağımla o boş alana dokunmuştum. Hayal kırıklığı dokunuşuydu. Konserve sardalyesi hastası biri olarak en tercih ettiğim markayı elde edemediğim için biraz bozulmuştum. Bir ötedeki markete kadar yürümem gerekecekti.
31 Eki

Bugün küçük, kırmızı bir balık aldım. Dışarı çıkarken böyle bir şey yoktu aklımda, o şirin balıkçığı gördüğüm anda karar verdim. Karşı konulmaz bir istek uyanmıştı içimde. On birinci balığım oldu. Çok düşündüm ama ona layık bir isim bir türlü bulamadım.
24 Eki
Doktor yaranın izi kalmayacak dedi. Acil estetik müdahale olmasa sol mememin hemen altında fındık büyüklüğünde bir burgucuk kalacakmış. Buna aldıran kim bu saatten sonra. Dev bir kader burgusu olan Siftah’tan paçayı yırtmış olmanın sevincini yaşamaktayım. Yoksa kıl payıyla hayati organlarıma dokunmayan kurşun işimi bitirir ve şimdi bedenim morg soğukluğunda toprağımın yarılmasını bekliyor olurdu.
17 Eki
19 Eyl
Geceleyin anlatılanları, seninle konuşan hayvanları dinlemediğin sürece sorun yok. Ama onların seslerini bir kez olsun dinlemeye gör, gece içine alır seni; yutar, ve çiğneyip sabaha kusar.
12 Eyl
Söylenceler kökeni bilinmedik zamanlara uzanan, yazarı ya da yazarları bilinmeyen Kitab-ı Sır‘ın üç ciltten oluştuğunu anlatır. Her üç cildi de okuyan biri insanoğluna yasak olan pek çok bilgiye ulaşabilecektir ki, bu da yalnızca bizim değil, öte dünyaların da kaderini etkileyecek bir güce erişmesi anlamına gelmektedir. Binlerce yıldır Kitab-ı Sır‘ın bekçiliğini üstlenen kadimler bu yüzden üç cildin bir arada bulunmasını tehlikeli addetmişler ve içlerinden seçtikleri üç kardeşlerini her bir cildi dünyanın farklı bir köşesine taşımak üzere görevlendirmişlerdi. Bu metnin o üç cildin bulunmasını hikaye ettiği düşünülmektedir.
Üç adamın ve üç el yazması kitabın öyküsüdür burada anlatılacaklar.
Kaderin o bitip tükenmez garipliklerinden başka bir şey değildi
Bu kitapların bulunması.
Son Yorumlar