
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
17 Eki
19 Eyl
Geceleyin anlatılanları, seninle konuşan hayvanları dinlemediğin sürece sorun yok. Ama onların seslerini bir kez olsun dinlemeye gör, gece içine alır seni; yutar, ve çiğneyip sabaha kusar.
12 Eyl
Söylenceler kökeni bilinmedik zamanlara uzanan, yazarı ya da yazarları bilinmeyen Kitab-ı Sır‘ın üç ciltten oluştuğunu anlatır. Her üç cildi de okuyan biri insanoğluna yasak olan pek çok bilgiye ulaşabilecektir ki, bu da yalnızca bizim değil, öte dünyaların da kaderini etkileyecek bir güce erişmesi anlamına gelmektedir. Binlerce yıldır Kitab-ı Sır‘ın bekçiliğini üstlenen kadimler bu yüzden üç cildin bir arada bulunmasını tehlikeli addetmişler ve içlerinden seçtikleri üç kardeşlerini her bir cildi dünyanın farklı bir köşesine taşımak üzere görevlendirmişlerdi. Bu metnin o üç cildin bulunmasını hikaye ettiği düşünülmektedir.
Üç adamın ve üç el yazması kitabın öyküsüdür burada anlatılacaklar.
Kaderin o bitip tükenmez garipliklerinden başka bir şey değildi
Bu kitapların bulunması.
1 Ağu
Gökyüzünün mavisi son demlerini yaşıyordu. Yusyuvarlak bir kor parçasını andıran güneş, gece uykusuna yatmak üzere dağların ardındaki evine doğru ağır ağır düşüyordu. Ay, nöbetini devralmak için güneşin gitmesini nedense bekleyememişti. Deniz güneşi uğurlamak için mi, yoksa ayı karşılamak için mi bilinmez, cılız dalgalarıyla reverans üstüne reverans yapıyordu sahile vuran cılız dalgalarıyla. Gökyüzünde süzülen martılar da eklenince, doyumsuz bir tablo çıkıyordu ortaya.
25 Tem
Bir kadını öldürmek için en uygun an ne zamandır? En savunmasız olduğu an hangisidir?.. Kuşkusuz, bu anın sevişme sonrası mutluluk ve yorgunluk zamanı olduğunu düşündü. Yeni seviştiği, üstelik iki kere zevkten titremesini sağlayan bir adamın kendisine zarar verebileceğini düşünemezdi hiçbir kadın… Tabii, kadın da, onu öldürmeyi planlamıyorsa… Bunu düşündüğü zaman tüyleri diken diken oldu. Nasıl bir kadın yeni tanıştığı, tekinsiz olduğu her halinden belli olan bir adamı evine davet ederdi. Tanışmalarının da, bir tesadüf için fazla zorlama olduğunu düşündü. Bu bir sinema filmi olsa, eleştirmenlerin ilk hedefi senaryodaki bu tutarsız sahne olurdu.
18 Tem
Uzunca bir süredir ara verdiğimiz Ters Ninja Pazar Öyküleri geleneğimize Cansel Uygun imzalı güzel bir öyküyle yeniden start veriyoruz.
23 May
Öykülerinizi tersninja@gmail.com adresine yollayabilirsiniz. Çok uzun olmamaları, daha önce bir kitapta yayınlanmamış olmaları dışında öne süreceğimiz bir şart aklımıza gelmiyor. Gerisi öyküyü değerlendirecek yayın kurulumuza kalmış.
11 Nis
“Gelecek mi?”
Başımla olumladım ve “Dilekbek.” Dedim.
Besim Tunalı’nın korkulu bakışlarında belli belirsiz bir merak şeraresi yandı söndü. Bu kelimenin anlamını sormasını boşuna bekledim. Mazinin dayattığı arızalı bir gerçekliğin yarattığı dehşetin etkisindeydi. Yaz gecesi esinleten eylül ılıklığına rağmen üşüyormuş gibi bir hali vardı. Kobalt mavisi ceketinin ön düğmesini iliklemişti. Elleri titrediği için canı çok çekmesine rağmen sigara içmiyordu. Son on dakikada iki kez işemişti.
28 Mar
Gecenin içinden geldi yaratıklar
Alıp seni, götürdüler beraberlerinde
Ertesi gece,
Sen de bir gece yaratığıydın artık
Gecenin içinden çıkıp gelen
-Kitab-ı Sır’dan-
Güzel gözlerine yazık ediyorsun böyle ağlamakla. Dinmek bilmedi gözyaşların. Oysa daha çok gençsin. Eh, güzel de sayılırsın, hayata küsmenin bir anlamı yok.
21 Mar
Kıştan nefret ediyor. Kardan nefret ediyor. Pahalı giysileriyle kar topu oynamak, kardan adam yapmak için sokağa çıkan zengin çocuklarından değil o. Kış yalnızca soğuk demek onun için ve o soğuk bir taraflarını kesmeden geceyi geçirebileceği bir yer aramak demek. Kış, geçen sene soğuktan donarak ölen arkadaşını hatırlatıyor ona. Öldürmek istiyor kışı. Aynı kendisine yaptığı gibi acı çektirmek istiyor ona. Kusamadığı nefret birikiyor…birikiyor…birikiyor. Başta küçük bir birikinti, yıllar sonra bir göl, en sonunda da bir nefret denizi oluşuyor içinde.
Son Yorumlar