
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
27 Tem


Seninle tanışmıyoruz ama bugüne kadar söylediklerinden, hakkında duyduklarımdan ve filmlerinden çıkardığım hissiyat, Fatih bey diye hitap etmemdense, böylesini tercih edeceğin. Tabi karşılığında sen de bana ismimle hitap edebilir ya da tercihine göre bro, birader, dude, man gibisinden daha slang bir hitap seçebilirsin. Buraya kadar anlaştık mı?
9 Tem
Ünlü Türk çizgi büyüğü Kıllanan Adam’ın yaratıcısı. Sezgin Burak’ın daimi başrolü verdiği Tarkan’a inat, kahramanın kadim dostu olsa da, dört ayaklı olmasından mütevellit hep arka planda kalan Kurt’un en azından karikatür dünyasında şahsiyetli ve onurlu bir kişilik kazanmasını sağlayan adam. Cem Yılmaz’ın da beslendiği “Bizde olsaydı nasıl olurdu” mizah izleğinin mucidi. Leman dergisinin marka olmuş karikatüristlerinden Ahmet Yılmaz sınırlardan hiç hazzetmiyor. Belki de yıllardır içini doldurduğu karikatür karelerinin sınırını genişletip beyazperde ebadına getirmesi bu yüzden. Yılmaz, fikir babalığını üstlenip senaryosunu yazdığı Kutsal Damacana filmiyle artık tiplerini sinema için yaratacağının müjdesini verdi. (2008 Arşivi)
29 Haz
Aşağıda okuyacağınız Dario Argento mülakatı, İngiltere’de 1993–1994 yılları arasında yalnızca 4 sayı çıkmış Giallo Pages adlı derginin ilk sayısında editör John Martin tarafından yapıldı. Yönetmenin kariyerinden anekdotlar, sinema ve hayata dair görüşlerini içeren beyanların Dario Argento sinemasına dair yol gösterici bir niteliği olduğu düşüncesindeyim. Bu tarihte yönetmenin seyirciyle buluşmuş en son eseri, Ölümün Gözleri (Due occhi diabolici / Two Evil Eyes, 1990) filminde Edgar Allan Poe uyarlaması olarak çektiği Kara Kedi (The Black Cat) bölümüydü ve Trauma (1993) filminin çekimleri halen devam etmekteydi.
28 Haz
Geçtiğimiz günlerde Az adını taşıyan yedinci romanı yayımlanan Hakan Günday ile bu söyleşiyi Kasım 2003′te yapmıştım. Piç daha yeni yayımlanmış ve ben bir çırpıda okuduğum romana tam anlamıyla çarpılmıştım. Hakan Günday’ın değerinin bir gün anlaşılacağına o zamandan adım gibi emindim. Haklı çıktım. Günday bugün çok daha fazla tanınıyor, kitapları çok daha fazla satıyor.
Hakan Günday’ın 3. romanı “Piç” çarpıcı, özgün ve kışkırtıcı bir öykü anlatmaktan fazlasını yapıyor ve Türk Edebiyatı’nda yeni bir dönemin başladığını tescil ediyor.
29 May
Foto©Ters Ninja
Sofya Film Festivali sırasında sohbet etme imkanı bulduğum Kar Beyaz filminin yönetmeni Selim Güneş‘ten işittiklerimin bir kısmını sizlerle de paylaşıyorum.
22 May
8 yaşından beri babasıyla Amerika’da yaşayan Aziz 17 yaşında liseyi bitirdiğinde babasından bir mektup alır. Babası, ona karşı tüm kanuni sorumluluklarının bittiğini ve artık bir an önce evi terk etmesi gerektiğini yazmaktadır. Peki hayatında kitaplara, klasik müziğe büyük bir yer ayırmış, yüksek mühendislikle iştigal eden aydın bir adamın böyle katı bir karar verebilmesinin ardında ne yatıyordu.
10 May
Nejat İşler’in uzaktan bana verdiği izlenim şuydu. Röportaj yapmak bu adamı fazla enterase etmez, televizyona konuk çıkmak umurunda olmaz. İşini yapıp, işi bitince de çekip gitmek, hayatını kendi bildiği gibi yaşamak ister. Çok üstüne giderseniz patlar. Sizi sevmezse söyler. Severse belli eder. Tanıştıktan sonra bu tahmini izlenimlerimin çok da yanlış olmadığı anladım. Röportajlar konusunda ne düşündüğünü sorarak başladım işe.
4 May
Yeşilçam’da pek çok ünlü alkolle ilgili ciddi sorunlar yaşıyordu. Ama bu konuda en cesur itirafları yapan ve diğerlerinden farkını, büyüklüğünü bir kez daha ortaya koyan yine Münir Özkul oluyordu. Belli ki sanatçının tek istediği kendi durumundan ders çıkarılmasıydı. Buna “sanatçı sorumluluğu” deniyor işte.
15 Mar
Mayıs, 1984. Vecdi Sayar‘ın editörlüğünü üstlendiği Video Sinema dergisi ilginç bir söyleşiye yer veriyor. Söyleşiyi yapan entelektüel Yeşilçam filmlerinin yönetmeni Engin Ayça, karşısında ise ikinci filmi Yalan, Günah, Yorgun gibi filmleriyle türkücülükten yönetmenliğe terfisini artık iyice perçinlemiş bir isim var: İbrahim Tatlıses. Sevdalandım filminin setinde yapılmış bu keyifli söyleşinin bir kısmını, yukarıda adı geçenlerin hoşgörüsüne sığınarak sizlerle paylaşıyoruz.
12 Mar
Tüm zamanların en korkunç filmi olarak bilinen Şeytan (The Exorcist) daha önce görmediğimiz şekliyle yeniden DVD’de. 1973’te sinemalarda gösterilen kopyalarda yer almayan çıkarılmış sahnelerin eklendiği bu versiyon 11 dakika daha uzun.
Son Yorumlar