Misafir-le Görüşme

Ters Ninja'ya misafir oldular, biz sorduk, onlar yanıtladı

Çağdaş sanat günümüzün yıldızı. Dünya tarihinde olmadığı kadarıyla büyük paraların dolaştığı bir ucu Dubai şeyhlerine uzanan bir küresel ağ aynı zamanda. Ali Şimşek ile son kitabı Kriz ve Kritik dolayısıyla çağdaş sanatın krizini konuştuk.

Kıraç'ın son albümü Yolcu çıktı. Albümü dinlerken kafama takılan sorular oldu. Ben de dedim ki kendi kendime: Ne duruyorum, sorayım bunları Kıraç'a. Sağolsun, yanıtsız koymadı beni Kıraç. Bahaneyle ben de onun sinema ve tiyatroyla ilgili planlarını öğrendim.

Kan kırmızısı filmlerin ustası Dario Argento'nun İngiltere'de yayımlanan Giallo Pages dergisine 1993'te verdiği röportajın çevirisini sizlerin beğenisine sunuyoruz...

Müzisyen, ressam, yazar, yayıncı, yönetmen Mehmet Güreli ilk uzun metrajlı filmini çekti. Ünlü yazar Peyami Safa’nın romanından uyarlanan Gölge başarılı bir edebiyat uyarlaması. Mehmet...

  Roman yazarı Rıza Kıraç, Yeşilçam’ın efsane yapımcısı ve Erman Film’in kurucusu Hürrem Erman’ın hayatını kaleme aldı. Can Yayınları’nın Yaşam Dizisi’nin son kitabı aynı zamanda...

Ertekin Akpınar‘ın ilk sözlü tarih çalışması olan 10 Yönetmen ve Türk Sineması kitabının ardından yayımlanmasını planladığı 10 Senarist ve Türk Sineması için Macit Koper ile yaptığı röportajın ilk bölümüyle bu hafta...

Erkan Can ismi bir markaysa eğer, o markanın “yetenek” ile birlikte en öne çıkan özelliği “güvenirlilik” olsa gerek. İyi adam kadar kötü adam rollerine çıkan bir aktörün halkın gözünde böyle bir mertebeye ulaşması ilginç. (Ey, iyi oyunculuk, sen nelere kâdirsin.) Bu işin sırrını çözecek bir matematik ne yazık ki yok. Olsa da zaten bizim matematiğimiz zayıf. Onun için çözüme iyi bildiğimiz yöntemle gitmeye karar verdik Erkan Can’la. O anlatacak, ben dinleyeceğim…

Sinema sevdası yüzünden Vefa Lisesi’ni yoklama kağıtlarını çalarak bitirmek zorunda kaldı. O günlerde dört bir köşede onlarca bulunan küçüklü büyüklü sinema salonlarında geçirirdi tüm vaktini. Sabah girdiği sinemadan gece geç saatlerde çıkardı bazı zamanlar. Bu Karagümrük’lü, çocukluğu sokaklarda geçmiş delikanlıyı disipline eden tek şey sinemaydı. Sinema adına ne öğrendiyse, edebiyat fakültesinde okurken kendisine asistanlık teklif eden hocası Memduh Ün’den öğrendi. Atıf Yılmaz, Lütfi Akad ve Halit Refiğ gibi isimlere de asistanlık yapmaktan geri durmadı. Biri ve Diğerleri, Uçurtmayı Vurmasınlar, Piano Piano Bacaksız gibi unutulmaz filmlere imza atan Tunç Başaran’la sizler için 15. İzmir Kısa Film Festivali’nde sinemadan futbola uzanan kısa ama keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

O, son dönemde Türkiye’nin yetiştirdiği en büyük yazar-yönetmenlerden biri! Son filmi Celal Tan ve Ailesinin Aşırı Acıklı Hikâyesi, 18. Altın Koza Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü başta olmak üzere En İyi Senaryo ve Jüri Oyunculuk Özel “Toplu Performans” Ödülü’ne layık görüldü. Celal Tan ve… filmiyle küçük burjuva bir ailenin trajikomik öyküsünü beyazperdeye aktaran Onur Ünlü; Akhisar’da çekimlerine devam ettiği yeni filmi Sen Aydınlatırsın Geceyi ile bu sefer bir taşra hikayesi anlatmaya soyunuyor. Ünlü’yle, aynı zamanda babasının da memleketi olan Akhisar’da buluştuk. Ve filmin bazı sahnelerinin de çekildiği tarihi bir handa, yeni filminden Leyla ile Mecnun’a, oradan da Samuel Beckett’e kadar uzanan keyifli bir sohbet gerçekleştirdik…

Gerek gösterimlere olan ilgi, gerek gösterimlerden sonra yapılan söyleşilerde sorulan sorular olsun, İzmirli sinemeseverler kaliteli bir festival izleyicisi. Her sene İzmir Kısa Film Festivali'ni belkleyen bir izleyici grubu olduğunu biliyorum ve her yıl salonların doluluklarından bu sayının giderek arttığını görüyorum.

Kompleksleriyle barışık, onlarla yaşamayı öğrenen Yaşar Alptekin, 19 yaşında yenmiş dudak kompleksini. Adana’da bir defilede kadını biri “Ne güzel dudakları var, aşka davet ediyor,” deyince. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul’a ilk geldiğinde uzun süre işçilik yapmış Topkapı’da, Osmanbey’de. “O zaman konuşmuyordum kimseyle. Herkes ‘ne kadar efendi çocuk’ diyordu benim için. Alakası yok tabi. Şarköy şivesi yüzünden konuşmaya utanıyordum.”
Ad