
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
19 Ara


Başka Dilde Aşk yalnızlaşan, içine kapanan insanların hikayesi. İletişim meselesini dert edinen film, işitme engelli bir genç ile, çağrı merkezinde çalışan bir kızın aşk hikayesini anlatıyor. Film İlksen Başarır’ın ilk yönetmenlik denemesi. Başrollerde ise aynı zamanda senaristlerinden biri olan Mert Fırat‘ın yanı sıra, Saadet Işıl Aksoy ve Lale Mansur oynuyor. Filmin gelirinin bir bölümü işitme engelli çocuklar için yapılacak anaokulu projesinde kullanılacak. Turgay Özçelik bu “başka” türlü filmin yönetmeni İlksen Başarır ve oyuncularından Lale Mansur ile Başka Dilde Aşk filmini konuştu.
4 Kas

![]()
Orhan Duru ve Ferit Edgü 1966’da Ginsberg ve Ferlinghetti’nin şiirlerini Türkçeye çevirip dergilerde yayınlamaya başlamışlardı. Ginsberg’in henüz bu çevirilerden haberi yoktu. Sonradan Demir Özlü’nün bir Avrupa seyahatinde Ginsberg’le tanışması ve çantasından bu çevirileri Ginsberg’e çıkarıp vermesi üzerine Duru-Edgü ve Ginsberg’in yazışmaları da başlamış oldu. Türkiye’deki bu ilgiye çok sevinmişti Ginsberg. Amerika’ya döner dönmez Howl’u (Uluma) notlarıyla birlikte Duru ve Edgü’ye göndermiş, bir Türkiye seyahati için de planlar yapmaya başlamıştı. Çeviriler ancak 1976’da Ada Yayınları’ndan çıkan özel bir basımla kitaplaşabildi.
(daha fazla…)
21 Eyl
Aynı adı taşıyan ve kendisini anlatan kitap sayesinde “Türk Ayştaynı” lakabıyla popüler tanınırlığını artıran Oktay Sinanoğlu, bilim dünyasının yakından tanıdığı bir isim. Sinanoğlu’nun bilimsel çalışmalarının yanı sıra üstlendiği çok önemli bir misyon var: Türkçe eğitimin öneminin anlaşılması ve vurgulanması. Ona göre ortaöğretimde yabancı dilde eğitim verilmesi, Türkiye’yi yok etmeye çalışanların planının bir parçası. Sinanoğlu bu oyunu bozmak için yurdun dört bir yanında konuşmalar yaparak ve düşüncelerini içeren kitaplar yazarak “okumuş” genç nüfusu bilinçlendirmeye çalışıyor.
3 Eyl
Her şair şiirlerine konu etmiştir yedi tepeli şehri. Ama İstanbul çoğunun şiirinde yalnızca bir motif olmuştur. Orhan Veli, Nazım Hikmet, Cemal Süreyya gibi İstanbul’u hissetmiş, şiirlerinde İstanbul’a ilan-ı aşk etmiş şairlerdir. Sunay Akın bu şairlerin belki de günümüzdeki son halkası. Sunay Akın, bugüne dek kitaplarında İstanbul’un kıyısında köşesinde kalmış öyküleri, unutulmaya yüz tutmuş anekdotları biraraya getirdi. İYetmedi ailesine ait olan bir İstanbul köşkünü oyuncak müzesi haline getirdi. © Ters Ninja
27 Ağu
1910 yılında Marmara Denizi açıklarında bir köpek cehennemi yaratıldı insan eliyle. Yiyeceğin, içeceğin, hatta bir gölgenin bile bulunmadığı Sivri Ada’ya sürülen yaklaşık 30 bin sokak köpeği hiçbir canlının çekmemesi gereken acılar çekerek öldüler. Osmanlı’nın “Avrupalılaşma” yolunda İstanbul sokaklarını başıboş köpeklerden temizlemek için bulduğu “alaturka” çözümün hikayesi, öncesi, sonrası, şimdisi İstanbul’un Köpekleri adlı kitapta anlatılıyor. Kitabın Fransız yazarı Catherine Pinguet ile konuştuk.
20 Ağu
QuentinTarantino merakla beklenen son filmi Inglorious Basterds /Soysuzlar Çetesi hakkındaki soruları yanıtlamış. (Landlord’un Notu:Tam olarak Aşağılık Piçler diye çevrilebilecek bir isim için Soysuzlar Çetesi berbat bir devşirmasyon. Bu şekilde sanki film dolandırıcılık suçu işleyen bir takım adamlarla ilgiliymiş gibi duruyor.)
12 Ağu
“CHP’liyim, ölene kadar, Beşiktaşlıyım, ölene kadar. Kimseye Aykut döndü dedirtmem.” Aykut Oray 13 Ekim 1942 – 12 Ağustos 2009
Yapma be Aykut Abi. Ciğer yemeğe götürecektin beni Edirne’ye sen. Horoz dövüşüne götürecektin. O güzel muhabbetinden, hayat adamlığından, yaşam kültüründen daha çok sebeplenecektik daha. Gençlere çok şey öğretecektin daha. Tamam, son zamanlarda iş güç çıkmıyor diye canın sıkkınmış biraz. Ama abi o, senin düzgün, dimdik bir adam oluşundan, bu hıyar medya senin gibi düzgün adamı, doğru laf konuşanı barındırır mı içinde? O hıyarlara kızıp gitmedin değil mi, Aykut Abi.
Çok sevdiğim, saygı duyduğum, çok “baba” bir adam daha terk etti bu yalan diyarı, dostlar. En başta oğullarının ve eşinin, sonra talebelerinin, en nihayetinde de bütün dostlarının ve sevenlerinin başı sağolsun. Allah biliyor ya, sayıları hiç de az değildi hem dostlarının, hem de sevenlerinin. Aşağıdaki röportaj-yazı onun nasıl bir adam olduğunu gösterme çabasında. Dramatizasyon ve yapmacıklıktan arınmış, samimi düşünceler ve duygularla örülü. Rahmetli “okurken duygulandım, gözüm yaşlandı” demişti bu röportaj için. Çok mutlu olmuştum.
Veda etmeye ne dilim, ne elim, ne de gönlüm razı geliyor. Yalnızca serzeniş. Ne yaptın be Aykut Abi?
1 Ağu
4. Mardin Film Festivali, diğer adıyla Sinemardin 20-26 Haziran tarihleri arasında gerçekleşmişti. İki kez bu festivale konuk olmuş biri olarak festival ve Mardin hakkında çok güzel şeyler yazacak birikimlerim var. Tabi festivali kendi alçakgönüllü ölçeği içersinde değerlendirme koşuluyla…
29 Tem
Cem Karaca, Barış Manço, Moğollar, Erol Büyükburç… Anadolu’nun müziğini, Batı’nın popuyla, rock’ıyla birleştirip çığır açan müzisyenlerden yalnızca birkaçı… Cumhur Canbazoğlu, Kentin Türküsü: Anadolu Pop-rock adlı kitabında bugünün popüler müziğinde bile izleri sürülebilen bu devrimin hikayesini anlatıyor.
30 Haz
Sadık Yemni ile sinema sohbetlerimiz devam ediyor… Bu kez masaya Dan Brown‘un çok satan romanından uyarlanan Melekler ve Şeytanlar (Angels and Demons) filmini yatırmak niyetindeydik. Ama işin ucu Da Vinci’nin Şifresi’den, Dan Brown’un yazarlığına, Salman Rusdie‘den Stephen King‘e başka yazarlara pek çok ilginç mevzuya uzandı.
Son Yorumlar