Vizyon-tele

Hafta hafta vizyona çıkan filmler...

İlk iki Iron-Man filminin yönetmeni Jon Favreau son projesi The Jungle Book’u (Orman Çocuğu), 1967 yapımı olan animasyonun genç kuşağa hitap etmediği gerekçesine dayandırmıştı....

Bir tramvay beş kişinin üzerine doğru gitmektedir. Tramvayın farkında olmayan bu kişilere seslenemez, dikkatlerini çekemez ya da tramvayı durduramazsınız. Yapabileceğiniz tek şey yanınızdaki kolu...

Daha önce vasat gerilim filmlerine imza atmış, bizim pek adını sanını duymadığımız TV’den yetişme Mike Flanagan’ı geniş kitlelere tanıtan, Amerika’da nisan ayında vizyona giren ve hayli sevilen “Göz” (“Oculus”) bizde de bugün itibariyle seyirciyle buluşuyor. Yönetmen Mike Flanagan, “Göz”ü ilkin 2005 yılında Jeff Seidman’la birlikte yazdığı kısa öyküden 1.500 $ gibi oldukça küçük bir bütçeyle kısa film olarak tasarlamış ve çekmiş. Uzun metraja geçiş aşamasında yanına Jeff Howard’ı alarak senaryolaştırmış ve sonuçta ortaya eli yüzü düzgün bir b-tipi bir gerilim çeşitlemesi çıkmış.

Bu hafta altı film vizyonlarımıza konuk oluyor. Bunların en dikkat çekeni kuşkusuz Yenilmezler; süperkahramanların adeta geçit yaptığı film bu tip filmlerin sevenlerini memnun edecek cinsten bir deneme. Vücut ve Ateşin Düştüğü yer, haftanın iki yerli yapımı; "altyazılı film izlemem" diyenler için gayet ideal görünüyor. Perdede belgesel izlemek isteyenler bu hafta sizin haftanız, Ekümenopolis: Ucu Olmayan Şehir 'kentleşme' üzerine gayet başarılı bir belgesel. Sevimli Balık Pupi ve Paris'te Çılgın Maceraysa çocuklu aileler için biçilmiş kaftan. Herkese iyi seyirler..

Filmekimi’ni de düşünürsek İstanbullu sinema severler için hareketli bir hafta başlıyor. Film programı ile boğuşulacak, en iyi tercihler belirlenecek, bilet ayarlanacak, bir aksilik çıkmaması için dua edilecek vs. Ancak hayat İstanbul’dan ibaret değil, viyona da 7 yeni film giriyor. İçlerindeki en iyi tercih ise İyi Yürek. Herkese iyi seyirler...

Uzun yıllardır gazete, dergi ve dijital platformlarda yazılar yazan Ege Görgün, Yeşilçam’dan başlamak üzere Türk sinemasına hizmet etmiş oyuncu ve yönetmenler hakkında yazdığı yazıları...

Öncelikle, Steven Spielberg'in yapımcısı oluşuyla dikkatleri celbeden, Lost dizisinin yaratıcısı J.J. Abrams’ın, senaryosunu yazarak yönettiği haberiyle de sinemaseverleri alabildiğine heyecana sevk eden Super 8, iyi bir filme değil de, 'Dağ fare doğurdu' deyimine güzel bir örnek olmuş..

Geçtiğimiz haftayı sakin geçiren dağıtımcılarımız iştahlarını bu haftaya saklamışlar: Haftanın en öne çıkan yapımı, bugün açıklanan Oscar adaylıklarında tam dört dalda ipi göğüsleyen Düşler Diyarı kuşkusuz. Bunun yanında Nick Cave’in senaryosunu yazdığı, John Hillcoat’ın içki yasağı dönemini anlattığı Kanunsuzlar, ekonomi dünyasının dalgalı sularına dalan Entrika, yerli kahraman Karaoğlan’ın son yorumu ve animasyon Efsane Beşli haftanın diğer filmleri… Herkese iyi seyirler…

Besson’un Malavita: Belalı Tanık’ı (The Family) Amerikalı mafya üyesi bir babanın tanık koruma programına katıldıktan sonra ailesiyle Fransa’nın Normandiya bölgesinde küçük bir kasabada yaşadıklarını anlatıyor.

Benim Çocuğum ilk yarıda sırtını gayet yalın bir belgesel tekniğine yaslıyor. LİSTAG (LGBT Aileleri İstanbul Grubu) üyesi ebeveynler, kendi evlerinde, kameranın karşısına oturup konuşmaya başlıyor.

11.11.11 tarihinde vizyona giren dört film arasında öne çıkanlar Tarsem Singh'ten "Ölümsüzler: Tanrıların Savaşı" ve Özcan Alper'den "Gelecek Uzun Sürer".
Ad