Vizyon-tele

Hafta hafta vizyona çıkan filmler...

Bu haftaki programda ticari sinema adına tek bir örnek bulunuyor, geri kalan her film kendi alanında sinema severlerin beğenisini kazanacak nitelikte. Haftanın filmi seçimi yapmak zor, ancak Thomas McCarthy'nin son filmi Kazananlar Kulübü, yönetmenin üç filmlik filmografisinin oluşturduğu bütünlükle daha bir öne çıkıyor.

Bugün vizyona giren altı yeni film var: Özlediğimiz yönetmenlerden Neil Jordan’ın son çalışması İlahların Aşkı… Sıradışı ve sorunlu bir ilişkiyi anlatan fantastik dram Şüphe… Bilimkurgu animasyon Gezegen 51… Korku komedi türündeki İşkence Okulu… Ve bir Türk filmi Off Karadeniz…

Campanella'nın yönetici yapımcılığını üstlendiği “Gizemli Gerçek” (“Secret In Their Eyes”) filmi, yönetmenliğini kendisinin yaptığı “Gözlerindeki Sır” (“El Secreto De Sus Ojos”) filminin bir uyarlaması. Ancak iki film, kıyaslanamayacak ölçüde birbirinden farklı.

Ramin Bahrani’nin son filmi Ailem İçin (At Any Price) kuşaklar boyu çiftçilik yapmış bir ailenin babası ile oğlu arasında yaşananları anlatırken arka planda Amerika’da çiftçilerin yaşadığı zorluklara da değiniyor.

Hayvanat Bahçesi kaçkını 4 kafadar Alex, Marty, Melman ve Gloria’nın artık iyiden iyiye takıntı haline getirdikleri eve dönüş hikayesinin -şimdilik- son halkası olan Madagaskar 3 uzun bir reklam sürecinin sonrasında, tam da yaz tatilinin başlangıcına tekabül edecek şekilde izleyici ile buluştu

Tam dokuz filmin vizyona girdiği yeni bir sinema haftasına merhaba diyoruz sevgili okurlar! Romantizm, komedi, korku, her şey var listede… Üstelik Türk filmleri açısından da zenginiz. Haftanın yıldızı ise, kuşkusuz Berlin’den Altın Ayı ile dönerek göğsümüzü kabartan Bal. Buradan Semih Kaplanoğlu’nu bir kez daha tebrik ediyor, kendisine saygılarımızı sunuyoruz. Wild Hogs,Çılgın Motorcular, , ,

Cem Yılmaz kısa bir aranın ardından "Ali Baba Ve 7 Cüceler" ile beyazperdeye dönüyor! Komedi türünde olan film, Hollywood'u aratmayacak aksiyonlarıyla izleyiciyi "hep birlikte gülmek" üzere salona davet ediyor. Bu davete ne denebilir ki: "Hayde Gidelum"

2012 tarihli ilk filmi Geriye Kalan ile ‘En İyi Yönetmen’ dalında Altın Portakal’a uzanan yönetmen Çiğdem Vitrinel, yeni filmi Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku'yu, 1995’te yayımlanmış İlhami Algör’ün aynı adlı romanından esinlenerek perdeye aktarmış. Sinemamızda son zamanlarda (özellikle İncir Reçeli hemen hemen aynı şablona sahip) sıkça görmeye başladığımız bunalımlı, tıkanma yaşayan yazar bir karakterin aşkla yolunun kesişmesinin anlatıldığı film, kağıt üzerinde anaakım gibi görünse de aslında ‘bağımsız sinema’ya daha yakın bir romans denemesi.

herkesi bir şekilde kendine hayran bırakabilecek tür filmleri de yok değil. İşte yazımızın başlangıcında sözünü ettiğimiz bilimkurgu türüne yakınlığı ile kendini bekleten, fragmanlarından bile teknik açıdan ne denli başarılı olabileceğini çoğumuza söyleten bir film çıktı karşımıza: Gravity (Yerçekimi)

Afro-Amerikan yönetmen Lee Daniels’i, 82. Akademi Ödülleri’nde 6 dalda Oscara aday olup ‘En İyi Uyarlama Senaryo’ ve ‘En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu’ dallarında zafere ulaşan Acı Bir Hayat Öyküsü (Precious: Based on the Novel Push by Sapphire) filmiyle tanımıştık. Acı Bir Hayat Öyküsü, Amerika’daki Siyahların gündelik ve toplumsal sorunlarını yansıtmaya, bunlar üzerine kafa yormaya çalışan bir filmdi. Daniels, dördüncü uzun metrajı Başkanların Hizmetkarı (The Butler) ile yine Amerika’daki Siyahların hikayesine bir çentik atıyor; ama bu sefer 1926’dan başlayıp günümüze, Obama iktidarına kadar uzanan ve açıkça Amerika’daki ‘Siyah Açılımı’nı güzelleyen bir eser karşımızdaki. Bir anlamda, Amerika’daki siyahi mücadele tarihinin panoramasını da sunuyor diyebiliriz film için.

François Ozon’un etkileyici çalışması Yuva… Geçen haftalarda Yaşamaya Değer’le bizi büyüleyen Josiane Balasko’nun yeni filmi Müşteri… Güney Kore sinemasından bir korku filmi Ölüm Zili… Ve artık klasikleşen animasyonlardan Oyuncak Hikayesi’nin üçüncü bölümü…
Ad