Vizyon-tele

Hafta hafta vizyona çıkan filmler...

Hayvanat Bahçesi kaçkını 4 kafadar Alex, Marty, Melman ve Gloria’nın artık iyiden iyiye takıntı haline getirdikleri eve dönüş hikayesinin -şimdilik- son halkası olan Madagaskar 3 uzun bir reklam sürecinin sonrasında, tam da yaz tatilinin başlangıcına tekabül edecek şekilde izleyici ile buluştu

Uğur Yücel sinemasını iki kategoride değerlendirmek mümkün. Birincisi Yücel’in ‘yönetmen kimliği’ ile kamera arkasına geçtiği, kendi hikayelerini anlattığı Yazı Tura ve Soğuk; ikincisi de daha sektörel işler olan Hayatımın Kadınısın ve Ejder Kapanı. Bizde 32. İstanbul Film Festivali’nde ilkgösterimi yapılan, 63. Berlinale’nin panorama seçkisinde de yer alan Soğuk, bir anlamda Yazı Tura'nın devamı niteliğinde; Yücel, Yazı Tura'da anlattığı Güneydoğu gazisi iki askerin üçüncüsü olarak kurguladığı Enver’ın çevresinde örmüş bütün hikayesini.

Tam dokuz filmin vizyona girdiği yeni bir sinema haftasına merhaba diyoruz sevgili okurlar! Romantizm, komedi, korku, her şey var listede… Üstelik Türk filmleri açısından da zenginiz. Haftanın yıldızı ise, kuşkusuz Berlin’den Altın Ayı ile dönerek göğsümüzü kabartan Bal. Buradan Semih Kaplanoğlu’nu bir kez daha tebrik ediyor, kendisine saygılarımızı sunuyoruz. Wild Hogs,Çılgın Motorcular, , ,

Bu haftaki programda ticari sinema adına tek bir örnek bulunuyor, geri kalan her film kendi alanında sinema severlerin beğenisini kazanacak nitelikte. Haftanın filmi seçimi yapmak zor, ancak Thomas McCarthy'nin son filmi Kazananlar Kulübü, yönetmenin üç filmlik filmografisinin oluşturduğu bütünlükle daha bir öne çıkıyor.

Campanella'nın yönetici yapımcılığını üstlendiği “Gizemli Gerçek” (“Secret In Their Eyes”) filmi, yönetmenliğini kendisinin yaptığı “Gözlerindeki Sır” (“El Secreto De Sus Ojos”) filminin bir uyarlaması. Ancak iki film, kıyaslanamayacak ölçüde birbirinden farklı.

Bugün vizyona giren altı yeni film var: Özlediğimiz yönetmenlerden Neil Jordan’ın son çalışması İlahların Aşkı… Sıradışı ve sorunlu bir ilişkiyi anlatan fantastik dram Şüphe… Bilimkurgu animasyon Gezegen 51… Korku komedi türündeki İşkence Okulu… Ve bir Türk filmi Off Karadeniz…

Bazı aralıklarla “sinemada en unutulmaz kadın performansları” gibi listeler yapılagelmiştir ve mutlaka sizin de baktığınız bir iki tane liste olmuştur. Bu listelerin gediklileri var elbet. Maria Falconetti (La Passion de Jeanne d'Arc / Jean d'Arc'ın Tutkusu ), Catherine Deneuve (Repulsion / Tiksinti), Meryl Streep (Sophie’s Choice / Sophie’nin Seçimi) veya Gloria Swanson (Sunset Blvd. / Sunset Bulvarı) gibi… 2010’lu yılların ilk yarısını yaşadığımız şu günlerde bu kadın performanslarının yanına kendi adını yazdıracak en yeni örnekse Paulina Garcia (Gloria, 2013).

Bu hafta yedi film vizyona giriyor. Yönetmenliğini Todd Phillips'in yaptığı Felekten Bir Gece 3 (The Hangover 3) filmi Ali Abaday’ın kaleminden sizlerle. Serkan Çellik, Louis Leterrier yönetmenliğindeki Sihirbazlar Çetesi (Now You See Me) filmini değerlendirirken; Ercan Dalkılıç'sa Derviş Zaim'in son denemesi Devir'i sizler için mercek altına alıyor. Herkese iyi seyirler.

Albert Camus’un “Sürgün ve Krallık” eserindeki “Misafir” adlı küçük bir öyküden beyazperdeye uyarlanan “İnsanlıktan Uzakta” (“"Loin des hommes") bu seneki Venedik Film Festivalinde tam üç ödül alarak kendinden oldukça söz ettirmişti. 1954 yılında Cezayir Savaşı sırasında Endülüslü bir göçmen öğretmen ile Arap bir katil zanlısının Atlas Dağları’na konuşlanmış bir okulda yollarının kesişmesini anlatan “İnsanlıktan Uzakta” önce bir yol filmi gibi başlayıp ardından western’e evrilen bir yapıya sahip.

Danimarkalı senarist ve yönetmen Kristian Levring’in Korkma Benden’den (Den du frygter/Fear Me Not) altı sene sonra çektiği İntikam, 34. İstanbul Film Festivali’nde göremeyenler için vizyonda. Başroller televizyon macerası süren iki ünlü oyuncuya emanet: Hannibal’dan Mads Mikkelsen ve Penny Dreadful’dan Eva Green.

Fısıltı gazetesiyle kulaktan kulağa büyüyerek, romans türünün ülkemizdeki öncü eserine dönüşen İncir Reçeli'nin açtığı kapıdan giren filmlerin sayısını şimdiden unuttuk. Tam ‘sektör yönetmenleri’nin ısmarlama romanslarına alışmaya çalışırken biz; Başka Dilde Aşk, Atlıkarınca gibi filmleriyle tanınan ‘yaratıcı yönetmen’lerimizden İlksen Başarır’ın Bir Varmış Bir Yokmuş'u çıkageldi aniden… Bu zamana kadar konvansiyonel dil içinde olmakla birlikte, bağımsıza göz kırpan denemeler yapagelen Başarır, salonlarımıza konuk olan yeni filmiyle bağımsız tavrından biraz daha ödün vererek daha geniş bir kitleye ulaşmayı hedeflemiş anladığımız kadarıyla.
Ad