Landlord Chronicles: Ege Görgün

Landlord'un Ters Ninja Günlükleri

Garrincha’nın biyografisini yazan Ruy Castro onun için şöyle diyordu; Profesyonel futbolun çıkardığı en amatör futbolcu. Bu yüzden Pele Kral’dı ve ona saygı duyuluyordu. Garrincha’ya duyulan ise hayranlıktı. O futbol seyircisine gülmeyi öğreten “Brezilya’nın neşesi”ydi. Seyirciler Garrincha’nın rakip defans oyuncusuna yaptıkları karşısında gülmekten kırılıyorlardı.

Selim Güneş’in Sabahattin Ali’nin Ayran öyküsünden ve fotoğraf sevdasından esinlenerek çektiği Kar Beyaz ise Nuri Bilge Ceylan’ı çağrıştırıyor ister istemez. İşi dolayısıyla dünyayı gezen annesinin, Karadeniz yaylalarında yaşayan anneanne ve dedesinin yanına bıraktığı başına buyruk küçük kız Zefir’in hikayesini anlatıyor Belma Baş’ın filmi.

Akşam oldu hüzünlendim ben yine Hasret kaldım gözlerinin rengine

Artist, seslerin, renklerin, efeklerin, bilgisayar teknolojilerinin, kısacası sinemanın 80 yıldır kaydettiği tüm gelişmeleri gereksizmiş gibi gösteren, benzersiz bir başyapıt.

Ters Nija vizyondaki rehberiniz olmaya devam ediyor. Haftanın filmi müzikal devrimin sesi Yaşamın Ritmi (Sound of Noise). Ancak Ultra Mega Süper Kahraman (Griff The Invisible) ve Aşkın Sessizliği (Tous Les Soleils) de dikkate değer yapımlar. Herkese iyi seyirler...

O yarım asırı aşkın bir süredir kostümleriyle, başardıklarıyla, en önemlisi de ölümsüz olduğunu düşündüren imajıyla Türk Popu’nun da Süpermen’i. Üstelik bu kez rol yapmıyor, kendini oynuyor. Hayatlar kurtarmıyor belki, ama onları değiştiriyor, renklendiriyor. Ve der ki: Mustafa Topaloğlu’nu Uzaylı yapan da o, Ebcioğlu’na yol gösterip Türkçe sözlü yabancı şarkıları hayatımıza sokan da, Türk popunun mimarı da.

Geçmişte izleyip üzerine üç beş satır karaladığım Türk filmleri bunlar. 2006 yapımı olduklarına göre hepsi aynı sezonda gösterime girmiş olması lazım. Dünyayı Kurtaran Adam'ın Oğlu hakkındaki değerlendirmeyi TRT2 ekranlarından paylaşmak için kaleme almıştım yanlış hatırlamıyorsam. Eve Giden Yol 1914 ve Küçük Kıyamet Akşam gazetesinde yayımlanmış olmalı.

Giuseppe Meazza’nın yolu 1948-49 sezonunda Türkiye’ye düşer. Meazza II. Dünya Savaşı'ndan yenik, yorgun argın çıkan ülkesinde kalmak istememiştir. Şampiyon olmaya kararlı Kara Kartal bir zamanların yıldız futbolcusunu takımın başına getirme fırsatını kaçırmaz. Yine de ligi Galatasaray’ın ardında ikinci olarak bitirmekten kurtulamazlar.

Ali Vatansever’in senarist-yönetmenliğini yaptığı ve 45. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde Senaryo Geliştirme Ödülü alan El Yazısı’nın hikayesi cennetten bir parçaymış izlenimi veren bir kasabada geçiyor. Göynük’ün doğal ve mimari güzelliği filmin görselliğini de etkiliyor

Biz hayatı dramatize etmeye bayılan bir türüz. Kapitalizm de her çeşit eğilimimiz gibi, bunun da üstünden para kazandığı için sistem bu yönümüzü devamlı körüklemekte. Aslında her şeyin basit açıklaması var.

Geçen hafta öyle böyle değil, bir sürü film seyrettim. Yazının başlığı o filmlerden birinden alıntı. Demek bir zamanlar çocuklar babalarından çikolata, şeker, zencefilli gazoz,...
Ad