Landlord Chronicles: Ege Görgün

Landlord'un Ters Ninja Günlükleri

Xenozt III'ten indiğimde elimde olmadan titremiştim.  Geminin sıcacık ortamından, o ayaz havaya çıkmak  irkiltmişti beni. Neyse ki uyum-sağlayabilir üniformam sayesinde, birkaç saniye içinde normal...

Kuşaklar boyunca üzerinden çıkarmadığı kostümü sayesinde Bengali cengelindeki yerliler onu ölümsüz kabul edecek ve ona Fantom (Phantom), Ölümsüz Ruh (The Ghost Who Walks) isimlerini takacaklar, hakkında özdeyişler üreteceklerdi. “Fantom 10 kaplan gücündedir” gibi.

İyi oyuncuların bir araya geldiği Mutlu Aile Defteri, Ege yöresinin güzel ışığına sahip, zaman zaman Adile Naşit’li, Münir Özkul’lu eski Yeşilçam komedilerinin sıcaklığını hissettiren, kolay tüketilse de ardında güzel ve yapıcı duygular bırakan bir film.

Nijat Özon’un Türk Sineması Kronolojisi 1895 – 1986 adlı kitabında “Güldürü” sınıfına aldığı bu iki film tiyatro geleneğinin hala bir hayalet gibi sinemamızın üstünde dolaştığının kanıtıdır. Aslen bir sahne şovmeni olan fırsatçı Körner’in sinemadan bihaber olduğuna Faruk Kenç de katılır:

Ankara çıkışlı Nükleer Başlıklı Kız da Billur Yapıcı ve gitarist Tansel Turna’dan kurulu iki kişilik bir grup. Temelleri 2005’te atılmış, konserlerle pişmiş, beş kişi çıktıkları yolda zamanla küçülüp iki kişiye inmiş. İlk albümlerini “1”i 2010 çıkarmış grup.

YETİŞEMEDİĞİMİZDEN Mİ YOKSA HEP KOŞTUĞUMUZDAN MI ASLINDA KAÇIRIYORUZ BU HAYATTA BAZI ŞEYLERİ.

80'lerde televizyon söz konusu olduğunda hiçbir gün Pazar’ın eline su dökemezdi. Öğle saatine denk gelen klasik müzik( oyaşta ne anlayacağım klasik müzikten!) yayını dışında...

Türkiye’de ilk gece maçı denemesi 9 Eylül 1939 Cumartesi günü saat 21.00’de Taksim Stadı’nda yapıldı. Bakın aynı yılın yaz başında çıkan haftalık aktüalite dergisi 7 Gün, Yaz Özel Sayısı’nda bu gece maçının müjdesini ve açıklamalarını nasıl veriyordu:

Yavuz Turgul Türk sinemasının yaşayan ve halihazırda film yapan en iyi hikaye anlatıcısı kanımca. Onunla ancak Fatih Akın ve Ferzan Özpetek aşık atabilir ki, onların da ne kadar Türk sinemacısı olduğu tartışılır. Çağan Iırmak da o mertebeye adım adım yaklaşıyor neyse ki

John Carpenter bugün sinema tarihinin en çok taklit edilen, en çok ilham alınan, en çok gönderme yapılan yönetmenlerinden biri.

2001 tarihli bir Rob Green filmi The Bunker. II. Dünya Savaşı'nda geçen bir korku filmi. Ağır bir şekilde bozguna uğratıldıktan sonra geri çekilen yedi Alman askeri kapağı karşılarına çıkan eski bir sığınağa atarlar. Sığınak nöbet bekleyen iki asker dışında terk edilmiştir.
Ad