Atlantisten Gelen Kadın: Tuğba Keleş

Karate Filmleri mi demiştiniz? Tam yerine geldiniz...

Hezarfen Film Galerisi ve Hong Kong Ekonomi ve Ticaret Dairesi sinemaseverleri Hong Kong kültürünün vazgeçilmezi olan kung-fu dövüş sanatı ile tanışmaya davet ediyor! 10-14 Haziran...

14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali 2015, kalplerimizi yerine oturtarak nihayete erdi. Sıra Ankara'lı ve İzmir'li seyircilerin kalpleri için doğru yeri bulmalarında...  Tuğba Keleş Regarding...

İstanbul Modern Sinema 26 şubat-8 Mart 2015 tarihleri arasında Gotik: Sinemanın Karanlık Yüreği  başlığı altında korku sinemasının nadide örneklerinden seçkiler sunacak. 10 filmlik...

14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali takibinde şimdi bir belgesel ve bir animesel sırayı alıyor.  Tuğba Keleş Yume to Kyouki no Ohkoku / Düşlerin...

  Bir kurgusal ve bir dalgasal ile 14. !f İstanbul Bağımsız Filmler Festivali'ne kaldığımız yerden devam ediyoruz.  Tuğba Keleş Tokyo Tribe / Tokyo Çetesi: Sion Sono’nun...

11 günlük festivalin ilk yarısını tamamlar tamamlamaz izleme şansı elde ettiğim filmler hakkında 3-5 satır bir şey yazıp sizlerle paylaşmak için yeniden klavyenin...

Artık bir ayda doğmuş şu gariban kulunuzu şubata bağlayacak en önemli etkinlik, bu sene de geldi çattı. Özlemle beklediğimiz !f İstanbul Bağımsız Film Fesitvali...

  Yaşamının büyük bir bölümü İtalyan tür sinemasına ürün vererek geçirmiş bir büyük ustanın upuzun filmografisinde, korku gerilim alt türünde çektiği filmleri içinden cımbızla çektiğimiz...

Asıl macera ise 7 yıl sonra, kardeşlerden Run Run Shaw’un, Hong Kong’a giderek, Shaw Brothers adı altında aile şirketini yeniden kurması ile başlıyor. Başlar başlamaz da, daha çok tarihi melodramlar başta olmak üzere yoğun bir şekilde film üretimine geçiyor. İlk önemli çıkışını 1960 tarihli, aynı zamanda Hong Kong’ta çekilen ilk renkli film olma özelliği de taşıyan The Kingdom and The Beauty (Jiang Shan Mei Ren, Y: Li Hanxiang) ile yapıyor.

Yeni bir Godfrey Ho deliliğiyle yeniden beraberiz. Yönetmenin kendisi de böyle bir film yaptığı için (bakınız çektiği demiyorum) utandığından olsa gerek, filmin yönetmen hanesinde kendi ismini kullanmaktansa, Victor Sears adını kullanmayı yeğlemiş. Utanma Ho amca, ben bu filmleri seyrettiğim için utanmıyorum. Çünkü muhtaç olduğum sinema bilgisinin, senin o cevher filmlerindeki rengârenk Ninjalarda gizli olduğunu biliyorum.

1988 tarihli Ninja The Final Duel’in katmerlenmiş hali Shaolin Dolemite şaka gibi bir film. Zira Ninja The Final Duel için yapılan 13 saatlik çekimlerden...