Tersninja.com

Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.

Yeşil-çam Yol-u’ Kategorisi Arşivi

Kazım Kartal’ı nasıl bilirdiniz?

Kazım Kartal‘ı 13 Ağustos 2003′te sonsuzluğa uğurlamamızın ardından kültür-sanat editörlüğünü yaptığım Haftalık dergisinde yaptığımız haberde Göksel Arsoy, Tamer Yiğit, Suzan Avcı, Behçet Nacar ve Yılmaz Atadeniz gibi Yeşilçam simalarına ünlü karakter oyuncusu hakkında ne düşündüklerini, ne hatırladıklarını sormuştuk.

(daha fazla…)

1950′li, 60′lı yıllar Türkiye’de köklü değişimlerin, gelişmelerin yaşandığı yıllardır. Bütün bu değişimler sinemaya da yansır. 40′lı yılların ikinci yarısından itibaren seyirciyle köklü bağlar kuran sinema, bu yıllarda halkın en önemli “eğlencesi” olmuştur. Bir yandan Yeşilçam sokağında kümelenen ve sayıları hızla çoğalan film yapım şirketleri, yeni yönetmenler, yeni oyuncular ve bu kadroların ürettiği, sayıları her yıl artan filmler seyircileri hem büyük kentlerde hem de taşrada sinema salonlarına çeker.

(daha fazla…)

1968 Ses Dergisi Sinema Artisti Yarışması’nda birinci olduğunda 26 yaşındaydı ve en büyük ideali hemşehrisi Yılmaz Güney gibi Türk sinemasında kendine yer edinebilmekti. Başlarda yüzüne gülen Yeşilçam ve hayat ona sonraları ihanet edecekti. 36 yaşında hesaplı kitaplı bir cinayete kurban gittiğinde Uğur Güçlü ardında 29 film bırakmıştı.

(daha fazla…)

Aile filmleri döneminin vampları, entrikacıları, kaynanaları, üvey anaları ve mamaları…

Bugüne kadar Türk sineması üzerine yazılan kitaplarda “kadın” konusu sıkça işlenmiş gibi görünse de konunun hep belli bir çerçevede kaldığı açık. Kenarları cinsel ve toplumsal çıkarımlardan oluşan bu çerçevede bir sorun yok aslında. Sorun merkezde hep hikayenin ana kadın karakterinin yer alması. Hal böyle olunca da yıllarca benzer yardımcı rolleri üstlenmek zorunda kalan karakter oyuncusu kadınların durumu fazlaca gözden kaçmış bir konu olarak çıkıyor karşımıza. Oysa bu kadın oyuncular yıllarca benzer yan rolleri oynasalar da, gerek yeteneklerini gerekse de fiziklerini kullanarak öyle etkileyici performanslar ortaya koymuşlardır ki, toplumsal hafıza onları ikonografik şöhretler olarak kaydetmiştir. Çoğu zaman başrol oyuncularına bile nasip olmayan bir ayrıcalıktır bu.

(daha fazla…)

“Bu kocaman boşlukta tek başıma olmak öyle hoşuma gidiyor ki.
Kimse olmasın, ben olayım. Ben ve yalnızlık, güzel.
Ben ve başkaları, güzel değil”
Biri ve Diğerleri, 1987

*Ertekin Akpınar imzalı 10 Yönetmen ve Türk Sineması adlı kitapta yer alan bu röportaj 8 Eylül 2004 tarihinde Mine Film’de yapılmıştır.

(daha fazla…)

Sinemamızın sert aktörü: Ekrem Bora*

Çocukluğumun geçtiği kasabadan arabalı vapurlar kalkardı. 60’lı yılların sonunda ilkokulda okuyan bizler iskele meydanında toplanır, çevre bostanlardan ve plajlardan denize girerdik. Kimimiz vapur yolculuğu yapacak olan “yerli turistlere” gazoz, simit, patlamış mısır satardı.

(daha fazla…)

Yeşilçam’ın son dönem jönlerinden biriydi Mesut Engin. 19 Aralık 2011’de öldüğünde artık çoktan unutulmuş bir yıldızdı. Yıllarca kendine sokakları mesken, bankları döşek edinmiş düşmüş bir yıldız.

(daha fazla…)

2000’li yılların başıydı. Beyoğlu’nda oturuyorum. Arkadaşlarımızla Vagon adında bir mekânın müdavimiydik. İki katlı, kendine özgü keyifli bir yerdi. Birçok yazar, tiyatro oyuncusu, senaryo yazarı, yönetmeniyle orada karşılaşmak -her an- mümkündü. Kadim dostum Bekir Tarık, Yusuf Kurçenli’yle zaman zaman Gönderilmemiş Mektuplar senaryosu üzerine konuşup tartışıyorlardı.

(daha fazla…)

Ülkemizde çeşitliliği giderek artan sinema kitaplarında örneklerine yeterli ölçüde rastlayamasak da, Batı’daki anı birikimi, yedinci sanatın tarihine ilişkin yazınsal kaynakların temel taşları arasında yer alır. Arşivine ve sinemasal geleneğine sahip çıkma kültürünün doğal yansıması olarak kabul edeceğimiz biyografi / otobiyografi, söyleşi ya da anı derlemelerinden oluşan bu kitaplar, kimi zaman -doğası gereği- sübjektif bir bakışı barındırsalar da, hem tartışma zeminini, hem de tarih bilincini “sıcak” tutmayı başarırlar.

(daha fazla…)

Önemli tarihi kişilikler çoğu kez yaşadıkları dönemde de sonraki dönemlerde de tartışmalı kimliklere dönüşürler. Bu sinema ve tiyatro tarihimizin önemli adı Muhsin Ertuğrul (28 Şubat 1892 – 29 Nisan 1979) için de böyle olmuştur. Sinema, Avrupa’da ve Amerika’daki seyircili sinema gösterileri ile başladığında büyük bir ilgiyle karşılanır. Çok kısa bir sürede bütün dünyaya yayılır, başlangıcından günümüze dünyada da, ülkemizde de birçok aşamadan geçer.

(daha fazla…)

Ters Ninja’nın İç Dünyasında Ara

Haftanın Filmleri
Kitap Hırsızları
Karate Filmleri Ofisi

Anket

Sinemada en keyiflisi hangisini yemek?

Sonuçları gör

Loading ... Loading ...

Ters Ninja Kanunu

Ters Ninja kanunu, senaryolarda kullanılan bir klişedir. Ters ninja kanununa göre, kötü adamların sayısı ne kadar fazla ise, kahramana zarar verme olasılıkları o kadar düşüktür.

MEDYA SPONSORLUKLARIMIZ

Ters Ninja Banner





Arşivler

Müzik dinlendiği gibi okunabilir de!

Muhatabımız Kim?

Sitemizin hizmet kapsamına sinemaya gönül veren, okumayı, bilmeyi seven, sinemanın dışında sanat dallarına ilgi gösteren, birey olabilmeyi becermiş organizmalar girmektedir. Bu site saydığımız özelliklere sahip organizmalar arasında din, dil, ırk, tür, cinsiyet, yürürken kullandığı ayak sayısı ayrımı yapmaz.
Landlord der ki

Öneriyoruz