Yeşil-çam Yol-u

Bir Yeşilçam Vardı

Ertekin Akpınar‘ın ilk sözlü tarih çalışması olan 10 Yönetmen ve Türk Sineması kitabının ardından yayımlanmasını planladığı 10 Senarist ve Türk Sineması için Macit Koper ile yaptığı röportajın ikinci ve son bölümüyle...

* Yeşilçam'a nasıl nur yağdı? * Filmlerin sonundaki "Son - The End - Fin" yazılarına ne oldu? * Tarzan gibi kahramanlı filmleri kim seyreder? * İzzet Günay'ın beyfendiliği nereden geliyor? * Ah şu sansür!

2000’li yılların başıydı. Beyoğlu’nda oturuyorum. Arkadaşlarımızla Vagon adında bir mekânın müdavimiydik. İki katlı, kendine özgü keyifli bir yerdi. Birçok yazar, tiyatro oyuncusu, senaryo yazarı, yönetmeniyle orada karşılaşmak -her an- mümkündü. Kadim dostum Bekir Tarık, Yusuf Kurçenli’yle zaman zaman Gönderilmemiş Mektuplar senaryosu üzerine konuşup tartışıyorlardı...

Giovanni Scognamillo, üstat sinema tarihçisi Nijat Özön’ün “sinemacılar dönemi” diye tariflediği 1960’larda başladı sinema eleştirmenliğine. Yerli yabancı onlarca dergide ve çeşitli gazetelerde son elli yıldır sürdürdü bu uğraşını.

  Roman yazarı Rıza Kıraç, Yeşilçam’ın efsane yapımcısı ve Erman Film’in kurucusu Hürrem Erman’ın hayatını kaleme aldı. Can Yayınları’nın Yaşam Dizisi’nin son kitabı aynı zamanda...

Ertekin Akpınar imzalı "10 Yönetmen ve Türk Sineması" adlı kitapta yer alan bu röportaj 10 Aralık 2004 tarihinde Ayhan Işık Sokak’taki Uğur Film’de yapılmıştır. Röportajın üçüncü ve son kısmını yayımlıyoruz.

Haziran 1975’te Atıf Yılmaz yönetmenliğinde çekilen Deli Yusuf’un setinde filmin başrol oyuncusu Cüneyt Arkın aldığı kurşun yarasıyla kanlar içinde yere yıkılır. Filmde böyle bir sahne yoktur. Kurşun gerçektir. Tabi kanlar da…

29 Eylül 1951 yılına ait haftalık sinema dergisi Yıldız’ın, yerli haberler sütununda yer alır bu satırlar. Birkaç sayfa öncesinde de bu kontratı belgeleyen fotoğraf vardır. Sonraki yıllarda Yeşilçam’a kral olarak damgasını vuran Ayhan Işık’tır sözü edilen Ayhan Işıyan. O yıl, Yıldız dergisinin açtığı yarışmada Belgin Doruk’la birlikte birinci seçilmiştir.

Kemal Sunal Türküleri 1944-2000 ismini taşıyan albüm, büyük komedyenin filmlerinden montajlanan şarkılı-türkülü kısımların bir araya getirilmesiyle oluşmuş. Her parçada gözünüzün önüne ister istemez filmin ilgili sahneleri geliyor. İçeriğe eklenen Özdemir Erdoğan’ın Gurbet'i ve Bora Ayanoğlu’nun Yunus’una rağmen albümün öyle fazla bir müzikal değeri yo

Dönemin bu konuyla ilişkilendirilen en önemli isimlerinden biri de Behçet Cantürk’tü. Yılmaz Güney’e duyduğu hayranlıktan mı kaynaklı bilinmez Yeşilçam ünlülerine özel bir ilgisi olan Cantürk 80’li yıllarda bu tür isimlerle birlikte olmak için servetini ve nüfusunu kullanmaktan geri durmuyordu.

Filmde kadınlara yönelik şiddet kadın başrol oyuncularıyla aktarılıyor. Filmin en başarılı olduğu noktalardan birisini oyunculuk performansları oluşturuyor. Belçim Bilgin, Demet Akbağ, Asuman Dabak, Nihal Yalçın, Ayten Soykök ve Damla Sönmez rollerinde oldukça başarılılar. Yan rollerde Yavuz Bingöl, Ahmet Mümtaz Taylan, Tuncer Salman da gayet iyiler…
Ad