Yeşil-çam Yol-u

Bir Yeşilçam Vardı

Çizgi ustası Bedri Koraman (1929 Bafra) karikatür çizerliğiyle ünlü bir karikatürist olarak tanınır. Oysa onun tanınıp başarılı olduğu diğer çizerlik alanı çizgi romancılığıdır. Koraman...

Filmde kadınlara yönelik şiddet kadın başrol oyuncularıyla aktarılıyor. Filmin en başarılı olduğu noktalardan birisini oyunculuk performansları oluşturuyor. Belçim Bilgin, Demet Akbağ, Asuman Dabak, Nihal Yalçın, Ayten Soykök ve Damla Sönmez rollerinde oldukça başarılılar. Yan rollerde Yavuz Bingöl, Ahmet Mümtaz Taylan, Tuncer Salman da gayet iyiler…

filmlerin “çirkin ve kötü” adamı Danyal Topatan’ın bende çok özel bir yeri vardır. Camoka serileriyle başrolde de oynayan Topatan çocukluğumun en çok iz bırakan “baba” karakter oyucularındandı.

Türk sinemasının "altın kalpli bir kötü adamı"nı daha, hem de doğduğu günde uğurladık cennete. Kenan Pars, nam-ı diğer Kirkor Cezveciyan 10 Mart 1920'de doğmuş,...

Vesikalı Yarim'i ilk izlediğimde kelimenin tam anlamıyla çarpıldığımı ve uzun süre etkisinden kurtulamadığımı söylemeliyim. Filmin insanı içine çeken tuhaf bir büyüsü ve bittiğinde izleyici sarsan bir etkisi bulunmaktaydı. Filmi değişik zamanlarda iki defa daha izledim. Üçüncü izlemem de dahi filmin o tuhaf, o büyülü, o sarsıcı etkisi devam ediyordu. Türk sinemasında üzerinden bir ay bile geçmeden unutulan sayısız filmin yanında, 40 yılı devirmiş bir filme yönelik “Neden Severiz Vesikalı Yarim”i sorusunun cevabını irdelemek son derece anlamlı ve tabii ki herkes için bu sorunun cevabı farklı boyutlar içeriyor.

1967 yılındaki Bozkurtlar Geliyor filmiyle başladığı sinema macerası onu yapımcı-yönetmen Nişan Hançer'in karşısına çıkardığında yıl 1971'dir. Hançer'le birlikte iki Zagor filmi çekerler: Zagor Kara Bela ve Zagor Kara Korsan'ın Hazineleri. Levent Çakır önce bu filmlerin Anadolu'daki gösterimlerini, ardından da Cüneyt Arkın'la birlikte yaptığı "action" çalışmalarını anlatıyor.

Yeşilçam tarihinin en önemli isimlerinden biri olan yapımcı, yönetmen ve senarist Osman Fahir Seden, Ayhan Işık’ı keşfedip yıldız yapan adamdı. Birlikte sayısız film yaptılar, ama iş ilişkileri gerçek bir dostluğa bir türlü dönüşmemiş gibiydi.

Klişelerden medet uman, ticari kaygılar sebebiyle melodramları hayatın daha içinden gerçekçi hikayelere tercih eden Yeşilçam’da, Ömer Lütfi Akad prestijli bir markaydı

Bu kara kalem çalışma Türk sinemasının büyük aktörlerinden Ayhan Işık'a aitti. Aslında Işık'ın çizgi romancılık yaptığına dair kulağıma bir şeyler çalınmıştı evvelden ama ilk kez onun elinden çıkmış bir resim karşımda duruyordu.

Elbette, Yılmaz Güney’in de her insan gibi defoları vardı. Silaha fazla düşkündü, kendini ifade ederken fazla sertti, Adanalılar’ın genelinde bulunan çabuk alevlenme mizacı yüzünden insanları kırdığı daha da kötüsü affedilmez hatalar yaptığı oluyordu.

Ertekin Akpınar imzalı 10 Yönetmen ve Türk Sineması adlı kitapta yer alan bu röportaj 12 Temmuz 2004 tarihinde Alfa Film’de gerçekleştirilmiş. 1979′da Yusuf ile Kenan filmiyle katıldığı Altın Portakal Film Festivali, Darbeli Yıllar’a denk geldiği için yarışma hakkı gaspedilen Ömer Kavur’a bu hakkı, 48. Altın Portakal Film Festivali kapsamınında gerçekleşen Geç Gelen Altın Portakallar organizasyonuyla geri verilmişti. Yusuf ile Kenan, jüri tarafından En İyi Film ve En İyi Senaryo dallarında ödüle layık bulundu.
Ad