Kelime Oyunu’nun sunucusu Ali İhsan Varol ile Şike’yi konuştuk

Kendi kariyerinde başarıyı yakalamış insanlara, meslekleriyle ilgili bir film hakkında sorular soruyorduk ya. işte bu seferki konuğumuz Kelime Oyunu yarışma programının sunucusu Ali İhsan Varol. Üstüne konuşacağımız film ise 1994 yapımı Quiz Show (Şike).

 Ege Görgün (Landlord)

Quiz Show’u ilk izlediğinizde sizi benzer bir kariyer beklediğini hayal ediyor muydunuz?

Filmi ilk seyrettiğimde televizyon sektöründe daha yeniydim. Prodüksiyon asistanı olarak çalışıyordum. Aslına bakarsanız ne iş verirlerse onu yapıyordum. Kamera önünde görev almak gibi bir düşüncem veya hayalim yoktu. Fakat benzeri bir durumun içine koordinatör veya editor olarak çekilirsem ne yaparım diye düşünmüştüm. Neyse ki 15 yıl geçti, böyle bir şey hiç olmadı..

Quiz Show sizde nasıl bir etki uyandırmıştı? Mesleğinize bakışınız değiştirecek bir etki miydi bu?

Filmi genel olarak (kurgusu, yapısı, örgüsü, kareleri, oyunculukları vs…) çok beğenirim. Yine de akılda kalıcı olmasının asıl sebebi, çalıştığım sektörün kök ve kaynağı kabul edilebilecek bir dünyayı konu alması ve hikâyenin gerçek bir olaya dayanmasıdır. Mesleğimle ilgili belirgin bir etkisi olmuş mudur bilmiyorum. Filmi ilk kez 1997 veya 1998 yılında izlemiştim. Bu sektörünün kimi zaman çokta masum olmayan bir işleyişle hareket ettiğinin herkes kadar farkındaydım. Fakat “içtimai mevkiim” gereği üzerinde çok durmadım.

Quiz Show’u, gerçek bir hikayeden uyarlanmış bir dönem filmi olarak başarılı bulur musunuz?

1950’lerin Amerikasını, o dönemi yansıtan filmlerde gördüm yalnızca. “Quiz Show” da o filmlerdeki atmosferi aktaran bir film. Ama benim için “dönem filmi” deyince ilk akla gelenlerden olmayabilir. Mesela bir “Son İmparator” değil.

1950’lerde bilgi yarışmaları çok revaçtaydı ama sonra ardarda patlak veren skandallarla güvenilirlikleri sarsılmıştı. Siz de çok sevilen, çok izlenen bir yarışmanın sunucusu ve yaratıcısınız. Bu filmle bugünün şov dünyasını, yarışma programlarını, televizyonculuğunu kıyaslayabilir misiniz?

Bu soruya ancak kendi gördüğüm ve bildiğim doğrultusunda cevap verebilirim. O cevap da kesinlikle doyurucu olmayacaktır. Televizyon dediğimiz koca bir derya, ben ancak bir kıyısına şahit olabildim. O zamandan bu zamana, o mekandan bu mekana nelerin değişip değişmediğini tam olarak bilemiyorum. Diğer taraftan da meslek ahlakı ve etik denilen şey, yalnızca televizyon için değil, her alan için kırk yamalı bohça gibi. Nerden patlayacağı belli olmuyor.

Filmdeki sunucu ve yarışmacıyı canlandıran Ralph Fiennes ve John Turturro’nun performanslarını nasıl buldunuz?

İkisi de çok beğendiğim oyunculardır ve ikisinin performansı da çok başarılıydı. Turturro’yu en çok The Big Lebowski de severim, Fiennes’ı Schindler’in Listesi’nde… Hatta Schindler’in Listesi’ni Fiennes’tan ötürü severim.

Filmde rating uğruna yarışmaya hile karıştıranlara empati kurabiliyor musunuz?

Empati kuruyorum ama sempati duymuyorum.

Geçmişte müptelası olduğunuz yarışma programları var mıydı?

Jeopardy, bizdeki adıyla Riziko-Büyük Risk en sevdiğim yarışma programıdır. Bir Kelime Bir İşlem‘i de çok severim. Kelime Oyunu’nun hızı ve akıcılığı da hoşuma gidiyor.

Ali İhsan Varol’un 5 Favori Filmi

Tosun Paşa (1976)
Yön: Kemal Sunal

Kelebek (Papillon – 1973)
Yön: Franklin J. Schaffner

Yüzüklerin Efendisi Üçlemesi (The Lord of the Rings)
Yön: Peter Jackson

Yeraltı (Underground – 1995)
Yön: Emir Kusturica

Ah Güzel İstanbul (1966)
Yön: Atıf Yılmaz