Igorkonuk ninja

Amerikalılar iki boyutlu animasyonu Japon meslekdaşlarına terk edip neredeyse bütün mesailerini üç boyutlu animasyona harcamaktalar. Pixar‘ın saltanat koltuğuna oturduğu bu alanda diğer stüdyolar da ürün vermekten geri kalmıyorlar tabii. Sinema salonlarımızdaki son örneği ise adı pek duyulmamış Fransız bir şirket olan Sparx Stüdyoları yapımı Igor.

Deniz AkhanDeniz Akhan

Hikayemiz Malaria Krallığında geçiyor. Bir zamanlar güneşli gökyüzünün altında uzanan bereketli topraklar üzerinde halkı çiftçilik yaparak yaşayan ülke, geldikten sonra gitmek bilmeyen gizemli bulutlar yüzünden yağmurlu ve gotik bir yer haline gelmiş. Kral Malbert halkını yoksulluk ve sefaletten kurtarmak için bir çözüm bulmuş: Şeytani icatlar. Bu sayede dünyadaki diğer halkları tehdit ederek kazanılan paralarla yaşamaya başlamışlar.

Bu yeni ekonomik düzende süper starlarımız biliminsanları, proleteryası ise sırtlarındaki kamburlarla efendilerinin her isteğini sorgusuz sualsiz yerine getiren Igorlar. Bizim Igor diğerlerinden farklı, çünkü çocukluğundan beri icatlara merakı var, ama bu yeteneğini gösterecek fırsat ona verilmiyor. Ne kadar yetenekli olduğunu iki icadından anlayabiliyoruz: Ölümsüz tavşan Scamper ve isminin hakkını vermekten uzak, kavanozdaki bir beyin olan Brain.

Igor

Malaria’da her yıl yapılan ve son 17 senedir Doktor Schadenfreude’un kazandığı Şeytani Bilimler Fuarı, Igor’un kendini göstermesi için iyi bir fırsat. Kral Malbert da popüleritesi gittikçe artan ve tahtına tehdit oluşturan bu adamdan kurtulmak için fırsat kolluyor zaten. Igor’un efendisi icadını denerken ölünce, Igor şaheserinin yapımına geçmek için uygun ortama kavuşuyor. Yok edilmez, güçlü bir canavar olan Eva hayat buluyor, ama bir sorun var: parmağına yerleştirilen şeytan kemiği çalışmıyor ve Eva son derece iyiliksever biri oluyor. Eva’nın beynini yıkama işlemi de (Brian sağolsun) ters tepince Eva kendini bir aktris zannediyor. Igor bu durumda Eva’yı bir gösteriye katılacakları yalanı ile kandırarak Şeytani Bilimler Fuarına katılmaya karar veriyor. Ancak bütün başarısını diğerlerinin icatlarını çalarak sağlayan Doktor Schadenfreude ve güzel yardımcısı Jaclyn de Eva’nın peşinde.

                                                   *

Temel esprisi şeytani bilimadamlarına dayanan klasik korku türü dünyası üzerine inşa edilmiş bir Frankenstein hikayesi olan Igor, insana Tim Burton estetiğini müjdeliyor, ama sonuç bunun çok uzağında. Bunun nedeni Tim Burton’ın aksine, sanatsal tasarımın fazla Avrupai kalması, senaryonun gotik atmosferi yeterince özümseyememesi ve senaryonun fazlasıyla naif olması.

Igor

Karakter tasarımlarında Igor, Scamper, Eva ve Brain hoşa gitse de geriye kalanlar için aynı şeyi söyleyemem. Seslendirme açısından filmin yeterli olduğunu söyleyebiliriz; John Cusack ve Steve Buscemi ayrı bir tad katıyorlar. Filmden The Nightmare Before Christmas ya da Corpse Bride tadı almak mümkün değil. Bu filmin en iyi tarafı Tim Burton’ın ne kadar ayrıksı ve büyük bir yönetmen olduğunun -istemeden de olsa- altını çizmesi. Zaten bu paragrafta sürekli Tim Burton ismini zikretmem tek başına bunu ifade ediyor olmalı. Buna rağmen iflah olmaz animasyon severlere bir seçenek teşkil edebilir.

Eleştiri Notu: 6/10
Seyir Notu: 6/10

Bu yazılar da ilginizi çekebilir