<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>Kötüyle film seyredene her film kötü gelir! yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/</link>
	<description>Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı &#34;eşsiz&#34; kılar.</description>
	<lastBuildDate>Wed, 28 Jul 2010 16:41:16 +0000</lastBuildDate>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
	<item>
		<title>Yazar: Zafer Sevmez</title>
		<link>http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/comment-page-1/#comment-447</link>
		<dc:creator>Zafer Sevmez</dc:creator>
		<pubDate>Thu, 10 Jul 2008 19:49:33 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/#comment-447</guid>
		<description>Açıklamalar için teşekkur ederim.Yazılarınızın devamını bekliyorum.

Saygılar</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Açıklamalar için teşekkur ederim.Yazılarınızın devamını bekliyorum.</p>
<p>Saygılar</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: welldone</title>
		<link>http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/comment-page-1/#comment-438</link>
		<dc:creator>welldone</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 22:12:24 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/#comment-438</guid>
		<description>hıncal uluçun yazılarını,televizyonda haşmet le muhabbetlerini çok severim... populer türk dergiciliğinin 
öncülerindendir diye düşünürüm ve önemserim...

film zevkimizin kimi  zaman denk düştüğü kimi zaman ters düştüğü durumlar olmuştur dogrusu...  farketmez... mutlaka okurum...  fikirlerine deger veririm...

okulumuz kütüphanesi için bazı yazarlardan imzalı kitap destegi istemis,herbirine mail atmistik.  tek cevap verip
alaka yapan hıncal uluctur... unutamam...</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>hıncal uluçun yazılarını,televizyonda haşmet le muhabbetlerini çok severim&#8230; populer türk dergiciliğinin<br />
öncülerindendir diye düşünürüm ve önemserim&#8230;</p>
<p>film zevkimizin kimi  zaman denk düştüğü kimi zaman ters düştüğü durumlar olmuştur dogrusu&#8230;  farketmez&#8230; mutlaka okurum&#8230;  fikirlerine deger veririm&#8230;</p>
<p>okulumuz kütüphanesi için bazı yazarlardan imzalı kitap destegi istemis,herbirine mail atmistik.  tek cevap verip<br />
alaka yapan hıncal uluctur&#8230; unutamam&#8230;</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Levent Özgün</title>
		<link>http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/comment-page-1/#comment-437</link>
		<dc:creator>Levent Özgün</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jul 2008 15:41:39 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/#comment-437</guid>
		<description>Hıncal Uluç&#039;u okumayı ve adam yerine koymayı 8 yaşındayken bıraktım.Bir adam onca yıldır gazeteci olup da hiç mi kendini geliştirmez.Başlıktaki kötü ne kadar büyükse etkilenme de o oranda büyük oluyor haliyle..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hıncal Uluç&#8217;u okumayı ve adam yerine koymayı 8 yaşındayken bıraktım.Bir adam onca yıldır gazeteci olup da hiç mi kendini geliştirmez.Başlıktaki kötü ne kadar büyükse etkilenme de o oranda büyük oluyor haliyle..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: dostca</title>
		<link>http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/comment-page-1/#comment-433</link>
		<dc:creator>dostca</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 21:11:38 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/#comment-433</guid>
		<description>Bu yazılanların altında Hıncal Uluç&#039;a karşı  bir hınçlanma var gibi  bir izlenim edindim..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu yazılanların altında Hıncal Uluç&#8217;a karşı  bir hınçlanma var gibi  bir izlenim edindim..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: landlord</title>
		<link>http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/comment-page-1/#comment-424</link>
		<dc:creator>landlord</dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jul 2008 11:33:03 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/#comment-424</guid>
		<description>Sinema yazarı, Radikal Spor Müdürü Uğur Vardan&#039;ın yazısından bir alıntı:

‘Her şeyin bileni’ Hıncal Uluç ise 18 Haziran tarihli Fotomaç’ta Çek maçını değerlendirirken “Bizim yorumcular korkaklığı aşılıyor” tespitinde bulundu, risk almanın öneminden bahsetti ve yazısını Van Basten övgüleriyle süsledi. Bu arada da Hollandalı efsaneyi tanımlarken 1988’deki çıkışının altını çizdi. Aktarıyorum: “1988’deki turnuvada oradaydım. Takımda önceleri Van Basten yoktu, yedekti. Takımın santrforu ortalığı birbirine katan Bosman kararlarının Bosman’ıydı. Bosman sakatlanınca Van Basten’i takıma koymak zorunda kaldılar. Gencecik Van Basten harikalar yarattı” vs. Bu kaçıncı ‘Freud’yen sürçme’, saymakla bitmez. Scorsese’nin Oscar’lı Departed’ filmini yazarken, ilham kaynağı ‘Infernal Affairs’le Richard Gere’li ‘Internal Affairs’i karıştırıp, “Ne alaka” diyeceksin, Ang Lee’yi kadın yönetmen diye yazacaksın, en nihayetinde de Bosman
 kararlarının mucidi Jean Marc Bosman’la, John Bosman’ı karıştıracaksın. Üstelik biri Belçikalı, diğeri Hollandalı. Aslında bütün bunlar insana özgü. Hafıza bu, karıştırır ama sen ikide birde ortaya çıkıp ‘Spor basını şöyle, sinema yazarları böyle’ diye atıp durursan, ‘Araştırmacı gazetecilik öldü’ diye bas bas bağırırsan, ben de ‘Biraz da sen araştır’ derim.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Sinema yazarı, Radikal Spor Müdürü Uğur Vardan&#8217;ın yazısından bir alıntı:</p>
<p>‘Her şeyin bileni’ Hıncal Uluç ise 18 Haziran tarihli Fotomaç’ta Çek maçını değerlendirirken “Bizim yorumcular korkaklığı aşılıyor” tespitinde bulundu, risk almanın öneminden bahsetti ve yazısını Van Basten övgüleriyle süsledi. Bu arada da Hollandalı efsaneyi tanımlarken 1988’deki çıkışının altını çizdi. Aktarıyorum: “1988’deki turnuvada oradaydım. Takımda önceleri Van Basten yoktu, yedekti. Takımın santrforu ortalığı birbirine katan Bosman kararlarının Bosman’ıydı. Bosman sakatlanınca Van Basten’i takıma koymak zorunda kaldılar. Gencecik Van Basten harikalar yarattı” vs. Bu kaçıncı ‘Freud’yen sürçme’, saymakla bitmez. Scorsese’nin Oscar’lı Departed’ filmini yazarken, ilham kaynağı ‘Infernal Affairs’le Richard Gere’li ‘Internal Affairs’i karıştırıp, “Ne alaka” diyeceksin, Ang Lee’yi kadın yönetmen diye yazacaksın, en nihayetinde de Bosman<br />
 kararlarının mucidi Jean Marc Bosman’la, John Bosman’ı karıştıracaksın. Üstelik biri Belçikalı, diğeri Hollandalı. Aslında bütün bunlar insana özgü. Hafıza bu, karıştırır ama sen ikide birde ortaya çıkıp ‘Spor basını şöyle, sinema yazarları böyle’ diye atıp durursan, ‘Araştırmacı gazetecilik öldü’ diye bas bas bağırırsan, ben de ‘Biraz da sen araştır’ derim.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Erdal Kuzgun</title>
		<link>http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/comment-page-1/#comment-410</link>
		<dc:creator>Erdal Kuzgun</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 18:03:46 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/#comment-410</guid>
		<description>M. Night Shyamalan (aslen Manoj Nelliyatu Shyamalan), The Sixth Sense (Altıncı His) filminden beri ilgiyle takip ettiğim bir yazar/yönetmen. Bunun yanında oyuncu ve yapımcı kimlikleri de var ancak yazar/yönetmen kimliği hepsinin önüne geçiyor benim için. Landlord&#039;un yazısında bahsettiği &quot;siz beğenmeyebilirsiniz, başkası beğenebilir&quot; fikrine gönülden katılıyorum. Mesela size George Romero&#039;nun 2000 yılında vizyona giren Bruiser (Ölümün Maskesi) filmini sorsam, ya izlememişsinizdir ya da izleyip beğenmemişsinizdir. Eleştirmenler de izleyiciler de filmi yerden yere vurup bir de üstüne tükürmüşlerdi adeta. Ama ben gittim ve filmi çok beğendim. O anda içinde bulunduğum bir durumu yansıtıyordu ve benim içimde bir yerlere dokunabilmişti. Bu yüzden kimseye bir filme git veya gitme demem, &quot;ben beğendim&quot; veya &quot;beğenmedim&quot; derim, &quot;git kendin gör, kendi kararını ver&quot;. En doğrusu da bu olmalı bence. Başka bir örnek de Infamous (Gerçeğin Peşinde) filmi. Arkadaşım, filmin rezalet olduğunu söyledi ama ben ilgiyle izledim, çünkü Truman Capote&#039;un In Cold Blood (Soğukkanlılıkla) kitabını nasıl yazdığını merak ediyordum.

Gelelim The Happening&#039;e (Mistik Olay). &quot;Başrollerdeki tanınmamış oyuncular&quot; eleştirisine Landlord&#039;un verdiği cevabın üzerine bir şey yazmaya gerek yok. Bu oyuncuları tanımayıp da &quot;filme gitmeyin, yazık olur&quot; şeklinde bir yazı yazmak nasıl bir mantık işidir, onu da anlayabilmiş değilim. Ayrıca Hıncal Bey, filmin bağıra çağıra vermek istediği mesajı anlayamamış olabilir (bunun nasıl olduğunu düşünmek istemiyorum). Ancak filmde tek bir kare var ki her şeyi özetliyor adeta. İzleyenlerin bunu kaçırmış veya anlamamış olması imkansız (imkansız olmasa bile garip): Mark Wahlberg (filmdeki adıyla Elliot), karısı (Zooey Deschanel, filmdeki adıyla Alma) ve arkadaşının kızı, Örnek Ev&#039;den (Model Home) kaçarken bir reklam tabelasının altından geçiyorlar. Reklam tabelası, tabii ki zararsız bir şekilde insanlar için yazılmış, ama böyle bir filmde kullanıldığında ikinci bir anlam ortaya çıkıyor. Reklam tabelasında yazan şu:
&quot;YOU DESERVE THIS!&quot;
Yani; &quot;SİZ BUNU HAK EDİYORSUNUZ!&quot;
Bunun üstüne başka bir şey yazmaya gerek görmüyorum. Çünkü biz bu tip filmleri anlayamıyorsak, başımıza gelen ve gelecek olan her şeyi hak ediyoruz demektir.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>M. Night Shyamalan (aslen Manoj Nelliyatu Shyamalan), The Sixth Sense (Altıncı His) filminden beri ilgiyle takip ettiğim bir yazar/yönetmen. Bunun yanında oyuncu ve yapımcı kimlikleri de var ancak yazar/yönetmen kimliği hepsinin önüne geçiyor benim için. Landlord&#8217;un yazısında bahsettiği &#8220;siz beğenmeyebilirsiniz, başkası beğenebilir&#8221; fikrine gönülden katılıyorum. Mesela size George Romero&#8217;nun 2000 yılında vizyona giren Bruiser (Ölümün Maskesi) filmini sorsam, ya izlememişsinizdir ya da izleyip beğenmemişsinizdir. Eleştirmenler de izleyiciler de filmi yerden yere vurup bir de üstüne tükürmüşlerdi adeta. Ama ben gittim ve filmi çok beğendim. O anda içinde bulunduğum bir durumu yansıtıyordu ve benim içimde bir yerlere dokunabilmişti. Bu yüzden kimseye bir filme git veya gitme demem, &#8220;ben beğendim&#8221; veya &#8220;beğenmedim&#8221; derim, &#8220;git kendin gör, kendi kararını ver&#8221;. En doğrusu da bu olmalı bence. Başka bir örnek de Infamous (Gerçeğin Peşinde) filmi. Arkadaşım, filmin rezalet olduğunu söyledi ama ben ilgiyle izledim, çünkü Truman Capote&#8217;un In Cold Blood (Soğukkanlılıkla) kitabını nasıl yazdığını merak ediyordum.</p>
<p>Gelelim The Happening&#8217;e (Mistik Olay). &#8220;Başrollerdeki tanınmamış oyuncular&#8221; eleştirisine Landlord&#8217;un verdiği cevabın üzerine bir şey yazmaya gerek yok. Bu oyuncuları tanımayıp da &#8220;filme gitmeyin, yazık olur&#8221; şeklinde bir yazı yazmak nasıl bir mantık işidir, onu da anlayabilmiş değilim. Ayrıca Hıncal Bey, filmin bağıra çağıra vermek istediği mesajı anlayamamış olabilir (bunun nasıl olduğunu düşünmek istemiyorum). Ancak filmde tek bir kare var ki her şeyi özetliyor adeta. İzleyenlerin bunu kaçırmış veya anlamamış olması imkansız (imkansız olmasa bile garip): Mark Wahlberg (filmdeki adıyla Elliot), karısı (Zooey Deschanel, filmdeki adıyla Alma) ve arkadaşının kızı, Örnek Ev&#8217;den (Model Home) kaçarken bir reklam tabelasının altından geçiyorlar. Reklam tabelası, tabii ki zararsız bir şekilde insanlar için yazılmış, ama böyle bir filmde kullanıldığında ikinci bir anlam ortaya çıkıyor. Reklam tabelasında yazan şu:<br />
&#8220;YOU DESERVE THIS!&#8221;<br />
Yani; &#8220;SİZ BUNU HAK EDİYORSUNUZ!&#8221;<br />
Bunun üstüne başka bir şey yazmaya gerek görmüyorum. Çünkü biz bu tip filmleri anlayamıyorsak, başımıza gelen ve gelecek olan her şeyi hak ediyoruz demektir.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: Masis Üşenmez</title>
		<link>http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/comment-page-1/#comment-409</link>
		<dc:creator>Masis Üşenmez</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 12:41:05 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/#comment-409</guid>
		<description>Hıncal Uluç&#039;u ciddiye alıp eleştirmek bence asıl vakit kaybı. Gereksiz bir eylem. Mistik Olay&#039;a gelecek olursak fragmanlarını beğenmiştim ama o kadar yerden yere vuruldu ki seyredesim kalmadı filmi. Sudaki Kız&#039;dan kötü olabileceğini sanmıyorum tabii.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hıncal Uluç&#8217;u ciddiye alıp eleştirmek bence asıl vakit kaybı. Gereksiz bir eylem. Mistik Olay&#8217;a gelecek olursak fragmanlarını beğenmiştim ama o kadar yerden yere vuruldu ki seyredesim kalmadı filmi. Sudaki Kız&#8217;dan kötü olabileceğini sanmıyorum tabii.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>Yazar: overdrive</title>
		<link>http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/comment-page-1/#comment-408</link>
		<dc:creator>overdrive</dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Jul 2008 09:40:44 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.tersninja.com/kotuyle-film-seyredene-her-film-kotu-gelir/#comment-408</guid>
		<description>Hatırlıyorum da Uluc &quot;Blair Cadısı&quot; filmine gidenleri zevksizlikden öte aptallıkla suçlamışdı. Kendi görüşlerini forse edebilmek için kullandığı dilin hiç bir sınırı yok bence...

Ben senelerdir, gözüme takıldığı kadar, onun &quot;bayıldığı&quot; filmlerden uzak durma, yerin dibine soktuklarını da takip etmeye çalışıyorum. Bu bir gösterge değil ama daha faka basmadım :)</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Hatırlıyorum da Uluc &#8220;Blair Cadısı&#8221; filmine gidenleri zevksizlikden öte aptallıkla suçlamışdı. Kendi görüşlerini forse edebilmek için kullandığı dilin hiç bir sınırı yok bence&#8230;</p>
<p>Ben senelerdir, gözüme takıldığı kadar, onun &#8220;bayıldığı&#8221; filmlerden uzak durma, yerin dibine soktuklarını da takip etmeye çalışıyorum. Bu bir gösterge değil ama daha faka basmadım <img src='http://www.tersninja.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
