michael_moore_capitalism_a_love_storykonuk ninja

Michael Moore ele avuca sığmayan bir aktivist sinemacı. Şimdiye kadar çekmiş olduğu belgeseller, bir şekilde onun Amerika’nın uygulamış olduğu politikalara karşı isyanını dile getiriyor. Son çekmiş olduğu film de aynı şekilde, kapitalizmi sorguluyor. Sorguluyor sorgulamasına, hatta izleyicileri de kapitalizme karşı isyana çağırıyor ama, aynı zamanda bu söz konusu isyanı da ehlileştiriyor. Nasıl mı? Obama’yı destekleyerek…

turgay-ozcelikTurgay Özçelik

Filmin başında evlerine çeşitli bankalar tarafından el konulan insanları görüyoruz. Evlerinden ansızın çıkartılan bu insanlar, kalacak yer tahsis edilmeden sokağa atılıyorlar. Bunlardan bir kısmı orta sınıf diyebileceğimiz bir ekonomik gelire sahipken, büyük çoğunluğu ise yoksul ailelerden oluşuyor.

Michael Moore filmin geri kalanında, bu eve haciz koyma işleminin öncesini işliyor. Bankalar ve çeşitli sermaye grupları nasıl ülkenin yönetiminde söz sahibi oldu, kredi sistemi nasıl işliyor, insanlar nasıl borçlandırılıyor, bu süreçleri ekrana taşıyor. Her zamanki mizahi üslubunu kullanarak.

Michael Moore’un kapitalizmi eleştirirkenki en büyük referansı ise din adamları oluyor. Din adamlarının kapitalizmi şeytan olarak açıklayan görüşlerini ekrana taşıyan Moore, kendi görüşlerinin altını dini açıklamalarla doldurmuş oluyor.

michael-moore-capitalism2

Filmin ilerleyen bölümlerinde kapitalizmin beraberinde getirdiği sıkıntıların çözümü olarak Obama sunuluyor. Obama’nın iktidara gelmiş olması, demokrasinin, yoksulların ve orta sınıfın zaferi olarak dile getiriliyor. Bu kısım politik olarak oldukça tehlikeli aslında. Çünkü kapitalizmin, özellikle Amerikan emperyalizminin tek bir kişi tarafından değiştirilebilir olmadığı ortada. Üstelik sadece Amerika tarafından değil, tüm dünya tarafından sevinç çığlıklarıyla karşılanan Obama’nın iktidara gelişi, Amerika’nın sömürü ve işgal politikalarında herhangi bir değişikliğe de yol açmış değil. Böyle bir değişiklik de beklenmiyor açıkçası. Daha geçtiğimiz günlerde Amerikan yetkilileri Türkiye’den Afganistan’daki asker sayısını artırmalarını istedi.

Bu noktada, Michael Moore’un alaycı ve teşhir edici üslubu, sisteme topyekün bir eleştiri getirmekten ziyade, Amerika’daki ve dünya genelindeki muhalif insanların gazını almaya yarıyor. Olası isyan, olası öfke, Obama destekçiliğine ikame ediliyor. Obama “Dünyayı Kurtaran Adam” olarak sunuluyor.

Göze Batanlar

  • Kapitalizme alternatif olarak “Demokrasi”nin gösterilmesi…Bu ikisi farklı kategorilere ait kavramlar olduğu gibi, kapitalist ekonomi sistemine geçiş ile birlikte “demokrasi” bir yönetim anlayışı olarak uygulanmaya başlanmıştır. Ayrıca “demokrasi” teriminin de bir çok farklı uygulama şekli var.
  • Michael Moore’un halk adına konuşurken, aslında bir “taraf” adına konuşması.

Akılda kalanlar

  • Roma Devleti ile kapitalizm arasında paralellik kuran açılış sahnesi…
  • Evlerinden haciz yöntemiyle uzaklaştırılan insanların, kendi evlerini işgal eylemi…
  • Michael Moore’un finans kurumlarının ve bankaların etrafını “Burası suç mahallidir” yazılı sarı bantla çevirmesi…

Bu yazılar da ilginizi çekebilir