
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
Altı filmli bir haftaya merhaba diyoruz. İşte ayrıntılar…
MUSTAFA
(Vizyon tarihi: 29 Ekim 2008)
Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’te doğumundan Dolmabahçe’de yaşama gözlerini yummasına dek hayatı, bir belgesel olarak beyazperdede. Can Dündar’ın yazıp yönettiği, müziklerini Goran Bregovic’in yaptığı belgesel ulu önderi, askeri, siyasi ve insani yönleriyle ele alıyor. Yüzyıla yön vermiş bu dahi ismin hayatına iki saatte değinmeğe çalışan belgesel, özellikle onu gerçekten tanımayan genç kuşaklar için bir mecburiyet. Yine de, ulu önderin özel yaşamına, ulusuna bağımsızlık kazandıran askeri kahramanlıkları, devrimciliği ve devlet adamlığından daha fazla yer verildiğini düşünüyorum. Bu da bence, belgeselin zaafı.
NEKRÜT
“Dün Gece Bir Rüya Gördüm” ve “Avrupalı” filmlerinden tanıdığımız Ulaş Ak’ın yazıp yönettiği komedi, uzayda geçiyor. Başrolde Erkan Taşdöğen’in rol aldığı yapımda, ‘doğal olarak’ uzaylı türkücü Mustafa Topaloğlu ve Nuri Alço’da rol alıyorlar.
MÜKEMMEL BİR GÜN
İki çocukları olan bir çift, yaklaşık bir yıldır ayrı yaşamaktadırlar. Yirmi dört saat içersinde meydana gelen trajik bir olay, bu iki insanı ve çevresindekileri bir araya getirecektir. İtalyan yapımı dramın yönetmeni Ferzan Özpetek. Melanie Mazzucco’nun ülkemizde aynı adla yayımlanan romanından uyarlanan duygu yüklü filmin başrolünü, yönetmenin önceki filmi “Bir Ömür Yetmez”de de rol alan Isabella Ferrari üstlenmiş. 65. Venedik Film Festivali’nde büyük ödül olan ‘Altın Aslan’ için yarışan filmde, Özpetek’i yakından takip edenlerin tahmin edeceği üzerine bir Sezen Aksu şarkısı bulunduğunu da notlarımıza ekleyelim.
DÜŞES
On sekizinci yüzyıl sonları. Georgiana, henüz 17 yaşındayken güçlü ve zengin bir adam olan Devonshire düküyle evlenir. İngiliz halkının hayran olduğu popüler bir isimdir ancak elindeki bütün güce rağmen çok yalnızdır. Kendisinden büyük olan eşinden beklediği ilgiyi bulamayınca umutsuzca aşkı aramaya başlar. Bu tehlikeli arayış, onu dönüşü olmayan bir noktaya taşıyacaktır. İngiltere-İtalya-Fransa ortak yapımı tarihi dram, gerçek bir yaşam öyküsünden beyazperdeye uyarlanmış. Geçmişten süzülüp gelen bu öykü, yakın tarihli bir başka soylu kadının, Lady Diana’nın trajik hikâyesiyle de örtüşüyor. 1998’de basılan ve İngiltere’nin en prestijli edebiyat ödülü olan Whitebread Book ödülünü ‘En İyi Biyografi’ dalında kazanan Amanda Foreman’ın ‘Georgiana: Duchess of Devonshire’ adlı kitabından uyarlanan filmi yöneten isim, İngiliz Saul Dibb. Başrollerini iki ünlü yıldız Keira Knightley ve Ralph Fiennes’in paylaştıkları tarihi, kostümlü dramda usta aktris Charlotte Rampling de rol alıyor.
RÜYA
Beyazperdenin üretken yönetmenlerinden Güney Koreli usta Kim Ki-Duk’un 15. filmi, duygusal bir dram. Düşle gerçek arasında gidip gelen aşk öyküsü, rüyalarıyla birbirine bağlanmış bir kadın ve erkeğin acı dolu aşklarını anlatıyor. Güney Koreli ünlü aktris Lee Na-yeong ve Japon bağımsız sinemasının yıldız oyuncusu Jo Odagiri başrolleri paylaşıyorlar. Özellikle oyuncuların katkısıyla önem kazanan bir yapım.
ZOR KARAR
Profesyonel tetikçi Joe, bir suç patronunun dört düşmanını öldürmek üzere Tayland’ın başkenti Bangkok’a gelir. Ülkeyi hiç tanımadığı için kendisine Kong adında bir yardımcı bulan Joe, ilk kez işlerin istediği gibi gitmediğini görecek ve kendi varoluşunu sorgulayacaktır. Sinemanın ikiz kardeş yönetmenleri Oxide ve Danny Pang, 1999’da beraber yönettikleri aynı adlı filmi, bu kez Hollywood için yeniden çekmişler. Sağır ve dilsiz bir tetikçinin öyküsünün anlatıldığı orijinal filmin, Hollywood versiyonunda bir takım köklü değişiklikler yapılmış. Tetikçi yerine onun aşık olduğu kız, sağır ve dilsiz hale getirilmiş. Çekimleri, orijinalinde olduğu gibi yine Bangkok’ta yapılan dramatik aksiyonda başrolü, Nicolas Cage üstlenmiş. Orijinal filmin hayranları hayal kırıklığına uğrasalar da, bir takım stilize sahneler ve öyküsü itibariyle, aksiyondan ve beyazperdede uzak doğu lezzetinden hoşlananlar için ilginç olabilir.
Yorum Yazın