
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
En son yedi yıl önce beyazperdeye yansıyan Mumya serisinin üçüncü bölümü, soluk kesici temposuna kaldığı yerden devam ediyor.
BOMBALAR ALTINDA
Zeina ve Tony’nin imkânsız aşkları… Beyrut’ta bombalar altında yaşanan duyarlı bir aşk öyküsü… İsrail-Lübnan savaşının yarattığı tahribat ve dinler arası aşk aracılığıyla Orta Doğuda kalıcı bir barış isteği. Kurmaca bir öyküye sahip olan film, savaş atmosferinde geçen hikâyesi, çoğu amatör olan oyuncuları ve doğaçlama sahneleriyle bir nevi savaş belgeseli gibi. Yönetmen, Beyrut doğumlu Fransız asıllı sinemacı Philippe Aractingi. Lübnan’ın 2006’da ‘En İyi Yabancı Film’ dalında Oscar adayı olan savaş sonrası müzikali “Botsa” ile tanınan yönetmen, yakından izlenmesi gereken bir isim. Nefes alıp verdiğimiz dünyaya, yaşadığımız acılı çağa tanıklık edebilmek ve kaybetmekte olduğumuz insanlığımızı hatırlamak adına bir mecburiyet.
MUMYA: EJDER İMPARATORU’NUN MEZARI
Büyük bütçeli, ‘tanıdık’ bir macera filmi var karşımızda. En son yedi yıl önce beyazperdeye yansıyan Mumya serisinin üçüncü bölümü, soluk kesici temposuna kaldığı yerden devam ediyor. Serinin ilk iki bölümünü yöneten Stephen Sommers, yönetmen koltuğunu “The Fast and the Furious / Hızlı ve Öfkeli” ile “XXX” gibi hızlı aksiyonların yaratıcısı Rob Cohen’e terk edip yapımcı koltuğuna oturmuş. Serinin yıldızı Brendan Fraser’a eşlik eden isimler bu kez Mario Bello ve adı artık aksiyon garantisi olarak anılan Jet Li. İlk iki filmde Fraser’a eşlik eden Rachel Weisz, serinin üçüncü bölümünde yok. Güzel aktrisin projeyi reddetme nedeni, Çin’de beş ay boyunca sürecek olan çekimler ve iki yaşındaki oğlunu yalnız bırakmak istemeyişi olarak gösteriliyor. Bu kez kahramanlarımız, O’Connell ailesi Çin’deler. Binlerce yıllık zoraki uykusundan uyandıktan sonra Çin’i ve dünyayı yeniden ele geçirmeye kalkışan Ejder İmparatoru ve onun ünlü Terra Cotta ordusunu durdurmaya çalışıyorlar. Güzel Çin manzaraları, tempolu aksiyon ve yerli yerinde mizah serinin üçüncü bölümünü de izlenir kılıyor. Özellikle genç izleyiciler ve türün hayranları için büyük bir keyif…
"Murat Erşahin’le Vizyonda Bu Hafta (1 Ağustos 2008)" için Bir Yanıt
Oldukça uzun bir süredir KutsalKütük yapımlarından mümkün olduğunca uzak duruyorum. Ancak bu sabah, CKM'deki AFM Budak Sineması'nda 10:30 matinesine koştum <a>The Mummy: Tomb of The Dragon Emperor için.
Ne istiyordum? Bir parça Uzakdoğu soslu klasik mumya serüveni. Aradığımı buldum mu? Evet!
Tabii, Zi Yuan rolündeki Michelle Yeoh'un ölürken kızıyla anadili -yani Çince- yerine İngilizce vedalaşması gibi ufak tefek(!) KutsalKütük gerzekliklerini saymazsak.
Bu vesileyle, aynı türde olmaları nedeniyle, özellikle Türkiye'de çılgınlar gibi eleştiri yağmuruna tutulmasına rağmen, Indiana Jones and the Kingdom of the Crystal Skull'ı da çok beğendiğimi söyleyebilirim rahatlıkla.
Şimdi sırada, heyecanla beklediğim Hellboy II: The Golden Army ve Star Wars: The Clone Wars var.
Yorum Yazın