
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
Hareketli ve bereketli bir sinema haftası bekliyor bizi. Bu haftanın parolası aksiyon.
SEVİMLİ DİNOZOR TATİLDE
Alman yazar Max Kause’nin çocuk kitabından uyarlanan ve geçtiğimiz sene ülkemizde de vizyona giren “Sevimli Dinozor”, aynı yönetmen ve senaristler tarafından gerçekleştirilen devam filmiyle yeniden karşımızda. Sevimli dinozorumuz, kötücül bir dinozor avcısı ile mücadele ederken, arkadaşlarını kurtarmaya çalışır. Küçük izleyicilere seslenen animasyon, sinemalarda Türkçe seslendirilmiş olarak karşımıza çıkıyor.
ACAYİP Bİ FİLM
“Scary Movie” serisinin yaratıcılarından Jason Freidberg ve Aaron Seltzer, ilk filmden sonra seriye veda etmişler, yeni bir ikili olarak kendi filmlerini yazıp yönetmişlerdi. “Date Movie”, “Epic Movie” ve “Meet the Spartans”ın ardından ikili, dördüncü filmleri “Disaster Movie / Acaip Bi Film”de her zaman olduğu gibi yine popüler Hollywood filmleriyle dalgasını geçiyor. İkilinin önceki üç filminde de rol alan çekici isim Carmen Electra, filmin mevcutlar hanesinde. Komedi tutkunlarına ve Friedberg ile Seltzer’i keyifle takip edenlere duyurulur.
KOD ADI: JCVD
Belçika-Lüksemburg-Fransa ortak yapımı bir mockumentary; yani sahte belgesel. Dövüş sanatları ve aksiyon filmleri deyince, Jackie Chan, Jet Li, Steven Seagal gibi akla gelen önemli bir isim olan Jean-Claude Van Damme, bu kez kendisini canlandırıyor. Üstelik kendisiyle dalga geçerek. Aktörün düşüşe geçen kariyeri, kendisiyle ve hayatla hesaplaşması, şık bir durum komedisine dönüşmüş. Aktörün doğrudan kameraya bakıp canlandırdığı 9 dakikalık monolog, Van Damme’in oyunculuk kariyerindeki en şaşırtıcı ve en iyi performans. Aslında ilk önemli performansı. Mabrouk El Mechri’nin yönettiği sahte belgesel, izlenmesi gereken bir film.
SEVGİ FIRTINASI
Sıkıcı hayatından bunalan bir kadın, bir hafta sonu kaçışı için eşi ve ergenlik çağındaki kızını bırakıp, küçük bir sahil kasabasında bulunan arkadaşının oteline gider. Otelin tek müşterisi o değildir. Vicdan muhasebesi yapmak için ardındakileri bırakıp kaçmış bir doktor da orda bulunmaktadır. Kasabaya yaklaşmakta olan büyük fırtına, bu iki yalnız ve problemli insanı yakınlaştırır. Amerikalı yazar Nicholas Sparks’ın romanından beyazperdeye uyarlanan romantik filmin başrollerini iki ünlü yıldız; Richard Gere ve Diane Lane paylaşıyorlar. Romantizm tutkunları ve ünlü ikiliyi “The Cotton Club” ve “Unfaithful / Sadakatsiz”in ardından yeniden bir arada izlemek isteyenler kaçırmasın…
ÖLÜM YARIŞI
Yakın gelecekte, azılı suçlularla dolu bir hapishanenin yöneticileri, cezaevindeki mahkûmları sonunda mutlak ölüm olan kuralsız bir araba yarışına zorlayarak bol miktarda para kazanmaktadırlar. Bir çeşit gladyatör oyunu olan bu yarış, bir bahis çılgınlığına dönüşmüştür. Başrollerini David Carradine ve Sylvester Stallone’nin paylaştıkları 1975 yapımı “Death Race 2000” filminin yeniden çevriminin yönetmeni, “Resident Evil” filminden tanıdığımız Paul W.S. Anderson. Başrolde, aksiyon denince akla gelen isimlerden Jason Statham’ın yer aldığı bilimkurgu ve gerilim kırması hareketli macerada usta aktris Joan Allen, kötücül hapishane müdürünü canlandırıyor.
MAX PAYNE
Popüler bir video oyunundan beyazperdeye aktarılan aksiyon dolu suç dramı, oldukça stilize bir yapım. Ailesi katledilen bir polis, olayı çözmek ve intikam almak amacıyla, yer altı dünyasının içine girer. John Moore’un yönettiği tempolu ve şık filmin başrolünde Mark Wahlberg var. Ukraynalı güzel aktris Mila Kunis, Chris O’Donnell ve Beau Bridges’in diğer önemli rolleri üstlendiği film, bütün sinemaseverler için görsel bir şölen vaat ediyor.
"Murat Erşahin’le Vizyonda Bu Hafta (17 Ekim 2008)" için Bir Yanıt
Sabah en büyük müşterimiz, kabul etti bizzat hazırladığım teklifi.. Patronla gözgöze gelince, gördüm gözünde bana duyduğu minneti.. Bilir.. Bana vereceği en büyük ödül, şirkete istediğim saatte gidip gelme özgürlüğümdür.. Bir şey söylemesini beklemeden, çantamı kaptığım gibi çıktım ofisten.. Özgürlüğüm verilince bana.. Tereddütsüz atarım kendimi sinemanın kollarına..
Hımm.. Her Cuma sabahı Murat Erşahin’in yorumlarına mutlaka bakarım.. Bu sabah görünce “Sevgi Fırtınası” filmini, aklıma koymuştum mutlaka bu filme gitmeyi..
Aaa! Ne bu dedim kendi kendime.. Tersninja yazılarını okuyalı beri kaybettim romantizmimi.. Son günlerde Ninja moduna kendimi çok kaptırmıştım.. Landlord’a sevdirecem diye kendimi..
Hava yazdan kalma.. Şahane.. Özgürüm.. Hımm.. Yalnızım evet ama mutluyum.. Atladım arabama.. Gittim şehrimdeki minik sinemaya.. Attım kendimi romantik filmin kucağına..
Size bir şey söyleyeyim mi.. Filmdeki o harikulade evi görmelisiniz. Sadece bu ev için filme gitmelisiniz.. Uzun zamandır korku, gerilim, Tarantino filmleri seyretmekteydim.. Duygularım köreldi mi merak etmekteydim.. Yokk.. Değişmemişim.. Gene aynı ben.. Filmin sonunda bir damla yaş geldi gözlerimden.. Yaşasın! Yine ben aynı benim.. Değişmemişim..
Yorum Yazın