made in europe

MADE IN EUROPE

İnan Temelkuran’ın yazıp yönettiği ve 15. Adana Altın Koza Film Festivali’nde ‘En İyi Yönetmen’, ‘Büyük Jüri Yılmaz Güney Özel Ödülü’ ve filmin 18 erkek oyuncusuna birden toplu olarak verilen ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödüllerini kazanan “Made in Europe”, Amerikan ordusunun Afganistan’a girdiği gece, Avrupa’nın üç ayrı şehrinde geçiyor.

Madrid, Paris ve Berlin’de bir araya gelen bir grup Türk. Yıllardır Avrupa’da göçmen olarak yaşayan bu insanlar, her şeyden önce birer insandırlar. İyi yazılmış, iyi çekilmiş, meselesini gayet rahat anlatan, ‘olmuş bir film’ “Made in Europe”. İnan Temelkuran’ı dikkatle izlemek gerek. İlerde çok önemli işlerde imzasını göreceğiz.

LANETLİ RUHLAR

Mariko’nun kız kardeşi, yeni taşındığı evin balkonundan atlayarak intihar eder. Kardeşinin intiharını araştıran Mariko, 1303 numaralı daireye taşınan herkesin intihar ettiğini öğrenir. Ölümlerin ardında evin karanlık tarihi bulunmaktadır. Japon korkularını sevenler için tanıdık bir örnek. Uzun siyah saçlı hayaletler, yeni taşınılan evler, nedeni belirsiz ölümler ve “Garez” serisini oldukça andıran tanıdık bir öykü… Meraklısına.

ÖLDÜR.COM

Kızı ile birlikte yaşayan yalnız bir anne olan Jennifer Marsh, FBI’ın internet suçları bölümünde çalışmaktadır. Bir internet sitesinde kurbanlarının işkenceyle öldürülüşlerini yayınlayan katilin peşine düştüğünde kahramanımız, zorlu bir kedi fare oyunu içinde olduğunu görecektir. Yurt dışındaki eleştirmenler tarafından “Kuzuların Sessizliğini”ne benzetilen gerilimin başrolünde usta aktris Diane Lane rol alıyor. Lane’e eşlik eden isimse, Tom Hanks’in büyük oğlu Colin Hanks. Türün hayranları için cazip bir seçenek.

GELİN BENİM OLACAK
Ciddi birlikteliklere sıcak bakmayan, uslanmaz çapkın Tom, aşka da inanmamaktadır. En yakın arkadaşı olan Hannah, bir iş için İskoçya’ya gittiğinde Tom, onsuz hayatının ne denli anlamsız olduğunu fark eder. Hannah’ı çok sevmektedir ve artık kararını vermiştir; bir ömür boyu beraber olmaktır istediği Hannah’a evlilik teklifi yapacaktır. Hannah ise, İskoçya dönüşü, Tom’a, zengin bir İskoç ile nişanlandığını ve onunla evlenip İskoçya’ya yerleşmeyi planladığını söyleyince, çapkın kahramanımızın dünyası yıkılır. Aldığı en büyük darbe ise, sevdiği kadının düğününde baş nedime olması teklifidir. Başrollerde Patrick Dempsey ve Michelle Monaghan’ı izleyeceğimiz romantik komedide, geçtiğimiz günlerde hayata veda eden usta yönetmen Sydney Pollack’ta rol alıyor. Bir bölümü İskoçya’da çekilen film, türe yeni şeyler katmasa da, eğlendirmeyi başaran hedefini bulmuş bir seyirlik.

UTANÇ
6 yaşındaki Afgan kızı Baktay’ın tek isteği okula gitmektir. Ama bu zorlu yolda, savaş, ayrımcılık, sefalet, yoksulluk, aşağılanma ve savaş oyunu oynayan çocukların türlü zalimlikleri yatmaktadır. Ailecek sinemacı olan İranlı Makhmalbaf ailesinin en küçük ferdi, Hana Makhmalbaf’ın yönettiği sarsıcı dram, tamamen doğal ortamlarda çekilmiş ve oyuncu kadrosu tamamen amatör isimlerden oluşmuş. İzleyicisini, genç yaşından beklenmeyecek sertlikte bir gerçeklikle karşı karşıya getiren yönetmen, Amerikan müdahalesini ve Taliban yönetimini yerden yere vurmayı ihmal etmiyor. Babası Mohsen ve ablası Samira Makhmalbaf’tan geri kalmayan bir sinema yaratmayı başaran Hana, “Utanç”la, izlenmesi gereken bir isim olduğunu ilan ediyor.

HIZLI YARIŞÇI SPEED RACER
Matrix efsanesinin yaratıcıları Wachowski kardeşler’den eğlenceli bir aile filmi. 60’lı yılların ünlü animasyon serisi ‘Mahha GoGoGo’dan uyarlanan yapım, özellikle anime meraklılarına ve küçük izleyicilere sesleniyor. Speed Racer direksiyon başında doğal bir yetenektir. Yarış arabalarının içinde doğan Speed, içgüdüleriyle hareket eden korkusuz bir sürücüdür. Tek gerçek rakibi, idol olarak gördüğü ağabeyinin anısıdır. Speed, efsanevi bir yarışçı olan ağabeyi Rex Racer’ın bir yarış sırasında ölümünün ardından kalan boşluğu doldurmak istemektedir. Başrollerini Emile Hirsch, Christina Ricci, John Goodman ve Susan Sarandon’un paylaştıkları filmde ünlü “Lost” dizisinde ‘Jack Shephard’ rolünde izlediğimiz Matthew Fox’da rol alıyor. Capcanlı, rengârenk bir dünya yaratan film, yenilikçi bir estetik yapı içeriyor. Japon çizgi filmlerinde kullanılan ve ana karakterin içinde bulunduğu duygusal durumu resmetmek için perspektifin bilerek yok edilmesiyle elde edilen iç içe geçmiş görüntüler, filmin özel tekniğini oluşturuyor. Çılgın kapitalizm, kendini satmak, küçük insanın seçimi ve aile olmak üzerine görkemli bir sinematografi ile kotarılmış düzgün bir film. Özetle, ilginç bir deneyim.

Share This Post