Muska

Artık gemiyi iyice azıya alan endüstriyel sinemamız korku türünde hiç de azımsanmayacak sayıda eser üretti son 10 yılda. Başta Hasan Karacadağ olmak üzere, sinemaya adım atmış birçok yeni isim bu türü denedi. Açık konuşmak gerekirse; Ümit Ünal’ın Ses‘i ve Alper Mestçi’nin Musallat ikilemesi dışında bu denemelerin hemen hepsi iz bırakmadan geçti gitti beyazperdeden. Özkan Çelik’in ilk uzun metrajı Muska da bir gerilim denemesi ve adından anlaşılacağı üzere tüm yapısını İslami bir öğe üzerine kuruyor, Karacadağ’ın yaptıklarına benzer şekilde.

Ercan Dalkılıç (2) Ercan Dalkılıç

Gelgelelim Çelik, hikayesi için bir vasıta olarak kullanıyor bu öğeyi, Karacadağ gibi bir inanç sömürüsüne girişmiyor. Zira Karacadağ, zaten kültürümüzde gömülü olan bir korkuyu kanırtarak sinema yapmaya çabalıyordu. Çelik’se ne eksik ne fazla tastamam bir janr filmi ortaya koymuş. Muska, sevgilisini sürekli aldatan bir eksen karakterin, Celal’in başına gelenleri konu alıyor. İflah olmaz bir çapkın olan Celal, son kaçamağında sevgilisine yakayı ele vererek birlikte yaşadıkları evden postalanıyor. Böyle bir durumda her seferine kapağı attığı iş arkaaşı evlendiği içinde haliyle ev aramak zorunda kalıyor. Bulduğu ev de, tahmin edersiniz ki Celal’in başına olmadık işler açacaktır…

Muska, 70’lerin Amerikan gerilimleri andırıyor biraz hikaye bakımdan; zira o filmlerdeki karakterler de işledikleri günahlar yüzünden cezalandırılırlardı. Celal’in de bunlar başına sanki sadakatsiz bir adam olduğu için gelmiş gibi bir anlam çıkıyor filmden. Bu diğer yandan da feminist bir tını içermiyor değil hani Muska; Celal’i çarmıha geren ve ona türlü eziyetler eden bir film sonuçta bu.

14520337158_eef6f58dda_o

Dediğimiz gibi Muska hiçbir şekilde bir inancı sömürerek prim yapma niyetinde değil. Dar alana sıkıştırılan karakterlerin –bir tek mekan fimi karşımızdaki- çarpışmasıyla sökün eden dramatizasyon eli yüzü düzgün bir şekilde adım adım finale yürüyor. Yönetmen Özkan Çelik, senaryoyu Serhan Nasırlı ile birlikte kaleme almış. İkili, tıkır tıkır işleyen gayet başarılı bir senaryoya imza atmış, gerçekten tebrik edilesi.

Muska‘nın en büyük artısı da kuşkusuz Bora Uslusoy’un elinden çıkma üstün ses tasarımı. Ses tasarımı bizde pek önemsenmiyor, lakin Muska‘yı izlediğinizde usta işi bir ses tasarımının bir filme neler kattığını görebiliyorsunuz.

Sonuç olarak Muska; Ses ve Musallat gibi birinci sınıf gerilim denemeleri arasında anılmayı hak eden imece usulü bir deneme. Fakat film sona erdiğinde oyuncu seçiminde – Tanju Tuncel hariç- biraz daha ince eleyip sık dokunsaymış demeden edemiyor insan yine de.

muska2Muska

Yönetmen: Özkan Çelik

Senaryo: Serhan Nasırlı, Özkan Çelik

Oyuncular: Tanju Tuncel, Sezgin Erdemir, Aslı Şahin

Yapım: 2014 / Türkiye / 81 dk.

1 YORUM

  1. sinemada3 kişiydik,3ümüz de beğenmedik.sıkıldık,korku hissi sıfırdı.eğer filmi piyasaya korku diye sürüyorsan korkutman gerekir.
    son zamanlarda senaryo ve korku olarak musallat1 ve dabbe 4 cin çarpması filmleri teknik ve hikaye olarak başarılı bulduğum yapımlar.muska bir kısa film öyküsünün uzun planlarla kasılması sendromu yaşıyor.

CEVAPLA