
Sinemasız kalmayın çünkü sinema hayatı "eşsiz" kılar.
Yarışmamıza gösterilen yoğun ilgi yüzünden yarışmamızı 1 hafta daha uzatmıştık. O uzatmaları da oynadık bitti. İşte ilk üçe giren 4 kişi (2 üçüncü var) Ters Ninja, Tiglon ve Sony Music’den ödül kazananlar…
Kaynaşma Noktası (ya da sadece Kaynaşma)
Üniversitede ilk yıllarını geçiren 3 erkek aynı evde yaşamaktadır. Bir tanesi dindar (Serdar Orçin), bir tanesi sürekli kitap okuyan (Gael Garcia Bernal), sonuncusu ise tiki tabir edilen cinsten biri(İsmail Hacıoğlu). Öğrencilerin hayatında olağan dışı bir şey yoktur. Bir sonraki eğitim-öğretim yılında, “tiki”nin annesinin “altın günü”nde (kadınların toplanıp kısır vs. yedikleri organizasyon) tanıştığı birinin kızı (Penelope Cruz‘un ya da Derya Alabora‘nın 15 yıl önceki hali) İstanbul’da bir üniversiteye yerleşir. Bir devlet yurduna yerleşene kadar, bu gençlerin evinde kalmak zorunda olan bu kız güler yüzlü, sıcak kanlı, ortalama bir Anadolu kızıdır. Üç genç, misafir kızımıza İstanbul’u gezdireyim, aman efendim onu ilginç yerlere götüreyim, sinema olsun, konser olsun diye cevvalleşirken aralarında sinsi bir rekabet başlar. Gel zaman git zaman (tabi kızın yurda yerleşme işi uzar) gençler kendi özelliklerinden yavaş yavaş sıyrılıp, kıza benzemeye başlarlar. Kızın çevresinden gizlemeye çalıştığı sevgilisi, memleketten kızın ziyaretine gelir, aynı evde kalmak zorundadırlar. Çocuğun geldiği akşam, kimin nerde yatacağı konuşulmaya başladığında jenerik akmaya başlar.
Düş Avcıları
Hükümet tarafından görevlendirilen iki rüya kadastrocusu Anadolu’nun ücra köylerine giderek rüya derlemekte ve düş haritaları çıkarmaktadırlar.Rüya yorumculuğu yasaktır, bu iki memurun tek yaptıkları köylülerin rüyalarını dinlemek ve onları kaydetmektir.Kadastrocular bir kar fırtınasından kaçarken sığındıkları dağ köyünde mahsur kalırlar üstelik köyün delisi dışında herkes derin bir uykuya dalmıştır.Memurlar köyün bir uyku salgınına tutulduğunu anlarlar,salgına sebep olanı aramak için harekete geçerler.Gerçekler alemiyle düşler alemi arasında tuhaf bir yolculuğa çıkacaklar,hiç bir şeyin göründüğü gibi olmadığı bu yolculukta düşleri yorumlamaya başlayacaklardır,köyün delisi ise her şeyin tersine döndüğü düşler aleminde onların akıllı kılavuzu olacaktır.
İstanbul’da özel bir bankada müdür yardımcısı olarak çalışmakta olan akıllı, inatçı, esprili ve çekici bir adam olan Tümer göstermiş olduğu başarılı çalışmalar sonrasında müdür olmaya hak kazanır. Ancak Tümer’den müdür olabilmesi için bazı prosedürleri yerine getirmesi ve özel bir toplantıya katılması istenir. Tümer toplantıda liseden ilk aşkı olan Vildan’la karşılaşır ve Vildan ona en kısa sürede buradan çıkması gerektiğini ve de bankacılık mesleğini bırakıp başka bir meslek bulması gerektiğini söyler. Toplantıyı terk etmeyen Tümer bütün banka müdürü olacakların bir vampire çevrileceğini öğrendiğinde Vildan’ın da yardımlarıyla oradan kaçar.
Vampirler Tümer ile Vildan’ın peşine düşerler, vampirlere uyuz olan Tümer bir taraftan onlardan kaçmak, bir taraftan onların varlığını insanlara anlatmak, bir taraftan da onları yok etmenin yollarını aramak için uğraşır. Bu kovalamaca esnasında aralarında tekrardan yakınlaşma olan Vildan’dan bütün banka üst yöneticilerinin vampir olduğunu, vampirlerin uzaydan dünyaya gelmiş bir tür olduğunu, filmlerde gördüğümüz gibi sarımsaktan etkilenmediğini (aksine bol sarımsaklı cacık severlermiş), kalplerine saplanan bir kazıkla ölmediklerini, Vildan gibi onlara hizmet eden başka insanların da olduğunu öğrenir. Süren bu kovalamaca sırasında birçok komik ve heyecanlı olay yaşanır.
Diğer insanlar da vampirlerin varlığını öğrenmiş ve insanlarla vampirler arasında bir savaş ortamı çıkmışken uzaydan estron ırkına mensup yaratıklar uzay gemileriyle dünyaya gelirler ve yardım teklif ederler. Ancak bu yardım karşılığında dünya sakinlerinden kendi halklarının şeker ihtiyaçlarının karşılanmasını isterler. Bu istek kabul edilir ve vampirleri yok eden silahla dünya vampirlerden kurtulur.

Eski Mısır uygarlığına çok meraklı, genç, iyi gelirli kahramanımız, bir gün işinden evine dönerken metro istasyonunda Mısır hiyerogliflerinden çok aşina olduğu kibrit kutusu büyüklüğündeki siyah böceği bulur. Akşam, bulduğu böceğin hiyerogliflerdeki böcek olup olmadığını anlamak için internetten araştırmalar yapar ve bulduğu böceğin gerçekten o olduğunu görür. Fakat bu böceğin soyu yüzyıllar öncesinden tükenmiştir ve Eski Mısır’da bu böceğin kutsal güçleri olduğuna inanılmaktadır. Günler geçtikçe adamımız ve böcek arasında doğaüstü etkileşimler başlar. Bu böceklerin başka bir gezegenden gelen bir tür olduğunu, insanların davranışları ve düşünceleri üzerinde etkili olabilme yeteneğine sahip olduklarını flashbacklerle ve adamımızın gördüğü kabuslarla anlarız. Yüzyıllardır insanlığın başına gelen savaş, soykırım, kölelik gibi tarihsel utanç kaynaklarını da bu uzaylı, telepatik yetenekleri olan, böcek türünün dünyaya musallat ettiğini görürüz. (Örneğin tarihe kötü nam salmış pek çok isim gibi 2. Ramses’in ve Hitler’in de aklını bu küçük uzaylı yaratıklar ele geçirmiştir.) Peki yüzyıllar sonra adamımız üzerinden yeniden dünyada egemenlik kurabilecekler midir ?
Mansiyon kazanan 7 ninjanın konularını yarın yayınlayacağız!
Yarışmanın birincisi film DVD’si, müzik Cd’si ve kitaplardan oluşan büyükçe bir hediye paketi kazandı. DVD’lerden biri Tiglon’un tedarik ettiği Kehanet (Knowing) ve CD’lerden biri Sony Music’in tedarik ettiği Memoirs Of a Geisha soundtrack‘i…
İkinci ve üçüncüler ikişer tane kitabın yanı sıra Tiglon’dan DVD ve Sony Music’den soundtrack kazandılar.
İlk 10′a girip mansiyona hak kazanan 6 ninja Tiglon’dan 1 adet Knowing (Alex Proyas) DVD filmi ve Sony Music’ten Bir Geyşanın Anıları’nın film müziklerini içeren 1 CD kazandılar.
Ödüller Yurtiçi ya da Aras Kargo ile ödemeli olarak gönderilecektir. Kazananlara aail ile ulaşacağız. Buna rağmen bir hafta süresince kendilerinden ses çıkmazsa, kazanılmış tüm haklarını kaybedecektirler.
"Çekilmemiş Bir Filmin Konusu yarışması sona erdi. İşte kazananlar!" için 15 Yanıt
vay be, jürideyim. şahane de bir çekilmemiş film konum var, o zaman şimdiden ben kazandım.
Nedir bu yarışma kaygısı pek güzel muhabbet ediyorduk…
Kaygı yok, saygı var, sevgi var.
Eş dost katılabiliyor mu? Gerçi Juri katılıyorsa ben de katılabilirim:) Deniz bana bi senaryo anlatmıştı onla katılacağım nıhahaha!!
@masis: ödülü kırışırız:)
birden fazla filmle katılsak olur mu? Bir de ne zaman açıklanacak sonuçlar?
İstediğiniz sayıda film konusuyla katılabiliyorsunuz, öbür sorunuz için bi zahmet metnin tamamını okuyorsunuz…
filmi çekilmemiş konu var mıdır şu gökkubbenin altında? "2 patates arkadaş olurlar" la başlayan tırı vırı bir senaryo taslağı göndercem yoksa eheh
yeni bir yaklaşım, denenmemiş bir yol falan desek?
sinema tarihine de bütünüyle vakıf olmamız söz konusu değil zaten. daha köşeli açıklamalar bekliyorum
1. Önce "köşeli" düşünmeyi bırakmak gerekiyor
2. “2 patates arkadaş olurlar” gayet iyi bir senaryoya benziyor, üzerine git..
3. Bizim departmanda "sinema tarihine bütünüyle vakıf" arkadaşlar var merak etme
4. Filme çekilen her hikayenin bile, başka bir film olabilecek ele alınmamış bir başka yönü, ayrıntısı vardır.
5. Misal bir arkadaşımızdan Godzilla İstanbul'da senaryosu geldi. Bize göre gayet çekilmemiş bir konu bu. Ama duyguyu verebilmek lazım tabi :)
Buradaki amacı çözemedim ben. Film çekmek isteyip de konu sıkıntısı mı çekiyorsunuz? Hiçbir şey çekmeyin.
Evet, sevgili O.Ç.
1 milyon dolarım hazır. Motivasyonum tam. Kendime güveniyorum. Tekniğim kusursuz. Ekibi de topladım. Tek eksiğim 5 cümlelik güzel bir konu.
Ya, eğlencesine yarışma işte. Maksat sevdiği bir mevzuda beyin jimnastiği yapmak. Herkes komplo teorisyeni olmuş çıkmış yahu. Bu Amerika bişi mi katıyor yediğimize içtiğimize acaba? (Bak, bana da bulaştı?)
Godzilla İstanbul'da gayet hoş bir çalışma olur bence kesin kazansın:)
Eğlenceli bir yarışma…Bu tarz organizasyonların devamını bekliyoruz = )
Öncelikle bana ayırdığınız bu kalbinizden de temiz sayfa için tşk.
Şuradan şunu ifade etmek istiyorum ki; ne zaman bir saksı çalıştırma-eğlenme faaliyeti tertiplense tam orada "Amaç ne? Niye böyle bir şey yapılıyor ki, yapılmasın! Niye ki ne?" tarzında yükselen sesler var ya, hah ben de işte bu tavrı anlayamıyorum.
Tedrisat sistemimizin dandikliği mi, yoksa kapitalist bir BFN'cilik mi (Bana Faydası Ne?)? O halde tüm katılmayanlara Şişhane'den çakma plaket benden. Geniş kitaplıklara yaraşacak cinsten.
sanat toplumsal olmadan da yaşanırsa…..
Yorum Yazın